Arda Turan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arda Turan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

#66

|
Uyan Galatasaray Taraftarı, Uyan !


Arda Turan'ı çubuklu tosunlaştırma çalışmaları devam ediyor. Arda Turan bir Bülent Korkmaz değildir, Metin Oktay hiç değildir. Ama Çubuklu Tosun da olmayacaktır.

O, bunu tercih etmiştir. Efsane olmayı da reddetmiştir, yıllarca Galatasaray'da oynayıp, Galatasaray'da futbolu bırakmayı da. Artık herkes işine baksın. Çizgileri taşırmadan.


Eller böyledir hep ayırır, karışıp sevdalara...

#66

Bu Arada

|

Jo Alves ile seni asla aynı bestede kullanmadık Arda Turan. Düşmanın olsak yine kullanmazdık. Ya biz Galatasaray taraftarı değildik ya da kullananlar. Kaynamasın arada. Hocanın başı dertte zamansız gittin gideli. İyisindir inşallah.

Güle Güle Arda Turan

|
Fotoğrafa bakan bir Galatasaray'lı Arda Turan'ın ne kadar Galatasaray'lı olduğunu tartışamaz. Kimse yıllarca bunu tartışmadı zaten. Bu çocuğun konuştuklarında asla bir samimiyetsizlik görmedik çünkü. Arda Galatasaray'lı doğmuştu. Futbolcu olmasaydı Kapalıda büyüyüp güney kale arkasının abilerinden olacaktı. Galatasaray kariyerinin asıl başlangıç noktası tam 5 yıl önceki düne denk gelen 9 Ağustos 2006 akşamıydı. Gönderilecek derken tek başına isyan etmiş, çok sevdiği Galatasaray formasını aslanın ağzından alıp, Ali Sami YEN çimlerine yıllarca çıkmayı garantilemişti. Kapalı önünden rüya gibi geçip giden Ribery olayını unutturmuş, Galatasaray taraftarını parkta otururken kafasına kuş sıçan adam konumuna getirmişti. İlk yıllarda oynadığı muhteşem futbol ve davranışları onu Galatasaray taraftarının sevgilisi haline getirdi. Ancak orada kalması gerekirken linç kültürünü benimsemiş ülkenin vatandaşları olarak çakalların önüne atılıverdi genç yaşta. 66 numaralı sol açık olarak harikalar yaratırken, milli kahraman haline gelmesi onu bu noktaya getiren sebepti. Artık o Steven Gerard değil, David Beckham oluvermişti ülke için.

Herkes Arda Turan'dan takım elbise giyip yaşlıları karşıdan karşıya geçirmesini istiyordu. Giyim kuşamından, arabasına, sevgilisinden, takıldığı mekanlara, sakalından saçına kadar yaptığı her bir şey birilerinin kıçına batmakla kalmıyor kazık gibi giriyordu. Tam da olay burada oldu. Arda Turan bu senaryolara inandı onu seven insanlarla arası açıldı, onu seven Galatasaray taraftarı da sevgisini yanlış anlattı. Ama taraftar severdi de döverdi de. Bu noktadan sonra film kopuyor ve gözümüzün önünde büyüyen Arda Turan yuvadan uçuş sinyalleri veriyordu. Biz ondan Metin Oktay olmasını beklemiştik. Çünkü Metin Oktay'ı izleyen ve onu anlatan abilerimizi kıskanıyorduk. Bizim de bir Metinimiz olmalıydı. Ancak hayalleri ; Galatasaray forması, Ali Sami YEN, Şampiyonluk, Milli Takım, Kaptanlık, Ali Sami YEN Arena, Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu ve Avrupa olan birisi asla Metin Oktay olamazdı. Kısa sürede hedeflerini birisi hariç tamamladı Arda Turan. Olgunluk yıllarında olabilecek son hedefini ise gerçekleştirmeden gitti. Gitmeyi tercih etti. Hem de çok sevdiği, baba dediği Fatih Terim ve yuvam dediği Galatasaray onu bu kadar sahiplenmişken.


"Hiç bir şey benim için Galatasaray'dan daha önemli değil."
demiştin Arda. Bugün görüyoruz ki önemli olabiliyormuş yan etkenlerle beraber. "Sözleşmem ölene kadar Galatasaray'la." demiştin. Ne bu acele ulan? Öldün mü sen şimdi? Emre abim, Acun abim diye peşinde gezdiklerinden ne kadar farkın kaldı oğlum? Türkiye'ye döndüğünde Galatasaray öncelikli diye bir madde varmış. Gerek var mıydı buna? Gidecektin elbette. Sen bu tecrübeleri edinirken biz de biliyorduk senin Metin Oktay olmayacağını. Ama şunu bilki bugün olmamalıydı bu Arda. Az önceki cümleyi kaptan diye bitirmek istedim ama bitiremedim lan tercihin yüzünden. Çünkü sen artık sana kaptan demeyecekleri tercih ettin oğlum. Yeni bir kaptanın olacak orada. Kaptanın, kaptanı mı olurmuş? Diyemedim işte bundan sebep. Bülent Korkmaz 25 sene tek forma giydiği için kaptandı. Şimdi de kaptan diyoruz bak ona.

Yeni açığın önüne kendini attığında bizim de atmadı o an kalbimiz Arda. Bizi anlayan bir sen vardın, bir de reis. Maçlardan sonra floryada üzülen birisi daha kalsaydı şu takımda kötü mü olurdu lan ? Çamurlu formanı gururla gösterirdik herkese erkek oğlu olan babaların çocuğununkini kahvede gösterdiği gibi. Şimdi kırmızı beyaz çubuklunu gösterirlerse bana ne diyeceğiz biz ele güne karşı? Sen Bordeaux'lu elemana kafa atarken hepimiz attık o kafayı oğlum. Ama o da eline basmıştı diye savunduk seni orda burda. Sen gitsende bu taraftar yine buralArda. Çıktığın 193 maçı, 43 golünü, 73 asistini, bin küsür çalımını, yoldurduğun onbinlerece çimi unutmayacağız oğlum. Fenerbahçe pislikleri Sami YEN'de olay çıkardıktan sonra numaralı önünden gider yapacak bir adamımız yok işte. Kadıköyde Aydın'la beraber omuz omuza verip alayına saldırışınızı da unutmayacağız. Unutursak adam değiliz lan. Ama sen de unutma, bu taraftar Metin'in cenazesini gördü, Hagisizliğe alıştı, Bülent Korkmaz olmadan da korkmadı, Hakan olmadan da Krallar gibi sevindi kaptan. Evet dedim sonunda sana kaptan. Kaptandın çünkü. dın dın dın.

Yolun açık olsun

Siktir Ol Git !

|
Biz bıktık "Siktir Ol Git" demekten, bıkmadı takımın abisi o formayı giymekten. Hakan, Hasan olamazsın sen Sabri Sarıoğlu, vermeyecektin o pazubandı bu adama. Bülent, Cüneyt olacaksan eğer Arda Turan, vereceksin ayarı bugün bu adama. Kırılan kolu yen içinde bırakmayacaksın. Sokacaksın bir tarafına. Ama sen sokacaksın. Artık 66 numara değilsin Arda Turan. "O Elini İndir !" diyeceksin 10 numaraysan. Kesmişiz zaten yönetimden umudu. Sen yapacaksın bu işi. Sözleşmesi bitiyorsa Cem Sultan'ın. Gidip sen döveceksin sözleşme imzalayana kadar. Eğer ki kardeşimiz bu adamı(!) düşürecek fiziğe sahipse, alacaksın ilk 11'e. Çekeceksin ötekini tribüne. "Racon öyle değil, böyle kesilir" diyeceksin tüm aleme.

Çekerim turnam sineye dedi sineye;
Bu yıl bize gülmek haram,
belki seneye...

ARDA TURAN

|

Yüreğinde Güç Olmalı

|

Tesadüf mü ?

|

2 haftadaki gündeme bakalım :

DobErman, fenerbahçe, ankaragücü...

Tesadüf olmamalı. Azize'nin dediği gibi tekrarlanmayan olay tesadüftür. Her sene tekrarlandığına göre tesadüf kategorisinden çıkartabiliriz. Önce Bülent vardı, sonra Hakan, şimdi de Arda Turan. İsimler değişiyor ama senaryo hep aynı.

Yani :

Hep oyunlar, Senaryolar...

Bravo

|
Son maçını yaklaşık 1 ay önce yine milli takımda oynayan Galatasaray kaptanı Arda Turan kulubüyle doğru düzgün antrenmana çıkmadan milli takım kampına katıldı. Galatasaray'da sakatlığı sebebiyle yaklaşık bir ay forma giyemeyen Arda milli takım kampında yeniden sakatlandı ve 6 hafta sahalardan uzak kalacak.

Emeği geçen herkese teşekkürler.

Vurduğun Yerden Ses Çıksın Kaptan

|

Arda Turan. Kaptan olmuş, üstünde baskı varmış. Artık medya yazılarına inanmaya başladı bu taraftar. Aklınızı başınıza alın, Galatasaray'lı olduğunuzu unutmayın. Galatasaray taraftarı zekidir. Basının yönlendirmelerine gelmez. Bu adam düşüşte değildir. Geçen sezon ligin asist kralıdır ve en çok maçta forma terleten kaptanımızdır. Evet Arda Turan, Galatasaray taraftarı seni kıskanıyor. Film yıldızından kıskanıyor. Bayanlar duygusal anlamda, erkekler de ün, şöhret anlamında seni kıskanıyor. Yıldızı omuza çıkarıp aniden yere bırakma günlerindesin. Ama aynen Yürüyedur. Feysbuk'a fotoğraf ekleyip yorum patlaması yapmak isteyen 2-3 çapulcuyu asla genelleme. Kampta gördüğümüz hırsınla bu senenin en büyük yıldızı olacaksın. Kalbimizde izi bırakıp göklere doğru yol alacaksın. Bir daha, inmemek üzere.

Küfür ettiğin yerde sarı-kırmızılar bitsin,
Et ete değsin
Vurduğun yerden ses çıksın.

Yürüyedur Arda Turan.

Wrong Way !

|
Arda Turan. Efsanevi 87 jenerasyonunun yıldızı. Daha altyapıdayken keşfettik onu. Beğenerek izledik. Manisa'ya gitti takip ettik. Gelmesini bekledik. Gelişi de tam oldu. Bu formayı istediğini gösterdi ve kısa sürede formayı kaptı. O kötü kadrodaki tek temsilcimizdi. Galatasaray'lı gibi oynayan tek isimdi. Milli takıma da gitti. Çok da başarılı oldu. Yurtdışından teklifler gelmeye başladı. Bu dönemde Galatasaray taraftarlarının sevgilisi oldu. Bazı fotoğrafları sızdırılsa da taraftar ona sahip çıktı. Giderek kendini geliştirdi. Onun üzerine çeşitli oyunlar oynandı ama bu camia hep arkasındaydı.


Bu sezon başı kendisine kaptanlık verilip sırtına 10 numara geçirildi. Çok da sevindik buna. Artık kaptanımız bizden birisiydi. Metin Oktay, Cüneyt Tanman, Bülent Korkmaz, Gündüz Kılıç olacağını düşünüyorduk. Modern dönemden de örnek verirsek ; Totti, Lucarelli, Gerard olmasını bekliyorduk. Sezon başladı. Kaptan bomba gibi de girdi sezona. Daha yaşı gençti. Yapması gereken şeyler vardı ve biz de buna karşı çıkmıyorduk. Geri kafalı basına inat ona destek oluyorduk. Çünkü o Hagi'nin golüne sevinen bir ikondu. Yalancı, para sevdalısı futbolculardan değildi. Gözünü bile kırpmadan milyonlarca doları reddediyordu. Çocuklarımıza anlatacaktık biz onu. Elano'ya pas atmıyor, Gio'yu sevmiyor dedikoduları da bizi ilgilendirmiyordu. Çünkü çamurlu forması olan bir isimdi o. Bacağında krampon izi oluşmasına rağmen mücadele ediyordu. Kendisine verilen görevi yapıyor, ligde asist kralı oluyordu. Ailesinden tutun abi-kardeş yaşantısına kadar 10 numaraydı.

İşin bir de diğer kısmı vardı. Medyatik bayanla seviyeli bir ilişkisi vardı. Bunu da aslanlar gibi söylüyordu. Ama bizim için önemli olan sahadaki işiydi. Galatasaray kaptanına yakışır davransın yeterdi. Takımın şampiyonluktan uzaklaşması sonucunda ultrAslan bir protesto hazırladı. Haklılardı, Galatasaray nice böyle topçular görmüştü. Ama kazanma inancı, takım ruhu olmayınca olmuyordu. Taraftar da bunu istiyordu. Evet iyi futbolcular önemliydi. Gelmeleri gerekirdi. İyi futbolunu oynadığı sürece istediği gibi de yaşardı rüya şehirde. Ama yenilgiye isyan etmeyen, umursamaz kişiler bu şehirde istediği gibi yaşayamazdı. Taraftar o kişiye bu şehri rüyalıktan çıkarıp kabusa dönüştürürdü. Protesto hazırlandı. Ama bir kafiye uğruna, 3 haftadır oynamayan kaptanına kıymıştı. Onun olmadığı takım özelliğini kaybetmiş ve yeniligiye isyan etmiyordu. Mevcut durumda bunu haketmeyen tek kişi Arda'ydı. Çok büyük bir hata yapıldı ve ultrAslan kendisine de kaptanına da yazık etti.

Yine de gol atıldıktan sonra Baros'u tribüne göndermemesi hoş değildi. Tam sular duruldu derken Manisa'da onu 1 yıl bekleyen ve yanına çağıran taraftarına koşmadı Kaptan. Galatasaray kaptanına yakışmayan bir hareket yaptı. Galatasaray'da küsmek olmazdı. Konuşarak anlaşılır, barışılırdı. Ama kaptan bunu husumete çevirdiğini gösterdi. Bugün ise yapılan antrenmanda takım arkadaşı Caner'le tartıştığı ortaya çıktı. Basına açık antrenmanda bunun olması ilginçi. Halbuki aynı Arda Uefa Kupası maçı sonrası arkadaşı Caner'i koruyordu. Bu çocuk şanssızdı. Daha sonra barıştıklarını açıklasalar da, kanayan dudak kabuk tutsa da söylenen sözler hep kafanın bir yerinde duracaktı.

Galatasaray gibi çok büyük bir camianın kaptanlığını kaldıracak bir isim olan Arda artık bu vasıfından uzaklaşıyordu. Bir an önce özel yaşamını uzakta yaşaması gerekirdi. Çeşitli dedikoduların çıkmasına izin vermemeliydi. Taraftarla barışmalı, futboluna daha fazla konsantre olmalıydı. Mutlaka profesyonel bir destek almalıydı. Yoksa bu yaşananları kimse kaldıramazdı. Ayrıca biraz da kilo verip güçlenirse bu ligin tozunu atar ve bizim için bir efsane olduktan sonra Avrupa'da bizi gururla temsil ederdi. Tabiki dili de öğrenmeliydi. Ama öncelikle kendisine model olarak emre abisini değil, Cüneyt kaptanını almalıydı.

Arda Turan

|

Galatasaray antrenmanında olay çıkmış. Arda ve Caner kavga etmiş, yumruklaşmış. Şimdi bu olayı büyütüp, tekrar kaptana yüklenecekler. Sanki çok çok görülmemiş bir şey gibi. Dünyanın her yerinde antrenmanlarda, maçlarda kavgalar çıkıyor. Bence gayet normal.

Arda konusuna gelirsek; Bir futbolcu düşünün..
Taraftarla arası bozuk, kaptanlığın ardından üzerinde büyük baskı var, karşısında her seferinde kendisini yıpratmaya çalışan bir basın ordusu var (ibne basın) , özel yaşamından tutunda kişiliğine kadar laf edilen,daha 3-4 hafta önce antrenmanda aldığı darbe sonrası sakatlanmış ve çok önemli maçlardan mahrum kalarak taraftarın gözünden düşen Arda'nın böyle bir patlama yapması bana normal geliyor. Attığı yumruğu doğru mu buluyorum? Hayır kesinlikle yapmaması gerekirdi . Ama ben bu derece bir baskıyı kaldırabilecek futbolcu görmedim.

Arda benim gözümde Galatasaray'ın ruhudur. Bunu neden söylüyorum: çünkü bu sabah antrenmandaki Arda, gerçek Arda değildir. Şu anda baskıyla baş edememektedir. Gidişat hiç te iyi değildir. Böyle giderse çubuklu tosun gibi olacaktır.(Allah korusun) Ancak baskıyla baş etmeyi öğrendiği zaman ''Büyük Kaptan'' olacaktır. Umarım pazar günü gelir taraftarla barışır. Biz de büyük Galatasaray taraftarı olarak üzerimize düşeni yaparız.

Kaptanımızı harcatmamalıyız, harcamamalıyız!

Galatasaraylılık'tan Kurtulmak!

|

Karaborsa, ego mastürbasyonu, her türlü dayak işi için ucuz adam toplama yeri...Kimimiz için efsane olabilirler ama bugün benim yüreğimdeki son saygı kırıntısınıda kaybetti tribün bitirimleri. Fenerbahçe maçında oyuncuları ruhsuzlukla suçlayan kişilerin tribünde resmen oturduklarıın, muhtemelen topladıkları paraları saydıklarını ve bir daha ki fenerbahçe maçını beklediğini biliyoruz.

Galatasaray şuan tribünlere hakim olan Galatasaraylılıktan kurtulmalıdır. Evet, Galatasaraylılıktan kurtuluş Galatasaray'ın kurtuluşudur. Yeni bir algıyla ve karşılıksız sevdayla bu takıma bağlı olanların yanında, geçmişi mafyöz işlerle örülü, kurtlar vadisi dizilerinden çakma jestlerle hayatını kurmuş, halktan ve adına iyi dediğimiz herşeyden kopuk bu insanların yerini yanlarındaki yalaka tetikçilere bıraktırmamak gerçek Galatasaray'lının asıl görevidir.

ultrAslan Galatasaray değildir, ultrAslan bir müddettir sadece ultrAslan olarak hareket etmektedir, gencecik bir çocuğu Metin Oktay'la denk tutup 3-5 ay sonra onu tavuğun götüne sokmak Galatasaraylı birinin yapacağı bir iş değil çünkü, ultrAslanlının yapacağı bir iş olabilir.

Takımını büyütmekten ziyade takımdaki asalaklığı sayesinde kendini büyüten bu abilerle Galatasaray'ın alacak-verecek hesabı kalmamıştır benim gözümde. Bugün ultrAslan'ın içindeki tüm güzelliklerin sarardığı , 5-10 kişilik mafya takımının kendi rantı çerçevesinde cehaletiyle tavan yaptığı gündür. Jo ve Arda'yı aynı kefede tutan insanların maça sırtını dönüp elaleme bağıran kimseler olduğunu anlamak zor olmasa gerek. Çünkü ancak maçlara kıçını dönenler aradaki farkı göremezler...Bireysel kızgınlıklarının yalakaları vasıtasıyla tüm tribünlere yayılmasını görmek linç kültürünün nasıl geliştiğini anlamak için de iyi bir sosyoloji deneyi oldu. Bize, siyah ceketli abiler şimdi köşede gülüyor ve yönetim karşısında ellerine geçen taraftar kozunu kaç biletle, kaç parayla takas edeceğini düşünüyordur.

Gün ağır konuşma günü ve bu sebeple bu yazıda böyle baştan savma ve öfke dolu bir hale geliverdi, bu öfke maç öncesi oyunculara karşıyken maçta tribünlerin aldığı histerik hal, sapık ve kaypak zevk tribündeki tek Galatasaraylı ben miyim acaba diye hissettirdi. Ama tek değiliz biliyorum ve biliyorum, inanıyorum Galatasaray Galatasaraylılarındır!!!

halk'ın kişisel görüşüdür, blogun diğer yazarlarını bağlamaz!

Mutlu Yıllar Büyük Kaptan

|

İyi ki doğdun '' Sahadaki Biz ''.

Arda Avrupa'ya Giderken...

|
Arda sene sonunda Avrupa'ya giderse bunu hangi rasyonel nedene bağlayacağız. Kendini daha da geliştirmesi dersek, Süper Lig'in abartılı fiziksel engelini aşabilecek bir teknik oyuncu yeterli seviyeyi zaten kat etmiş olmaz mı, daha iyi bir yaşam dersek, Arda Türkiye'ye Paris'in Versailles semtindeki köşkünden inip mi geldi, veyahutta yıllık 2 milyon yuro almak ile 2,5 milyon yuro almak arasında bir gereksiz spor arabadan başka ne halt vardır. Daha çok sevgi dersek Liverpool'un Kop'u, Sami Yen'deki küçük bi'çocuğun sesinin kısılmasıyla eşdeğer midir. Sorun radikal bir düşünce sorunu esasen, gerçekten Galatasaray'ı sevip ona inanıyor muyuz, yoksa Galatasaray'ın galibiyetlerini sevip, gidebildiği yere kadar gidecek bir kulüp olduğuna mı inanıyoruz?

Galatasaray demek bence gidebildiğin yerin bir kaç kilometre ötesine geçmektir, Sam vardı ya LOTR serisinde, Frodo'ya şöyle diyordu Shire'dan yani doğup büyüdüğü şehirden çıkarken, "bu noktayı geçersem sanki bir daha geri dönemeyeceğim". Ama öyle olmadı döndü Sam, Shire'ın muhtarı bile oldu. Arda ne yapacak peki Tugay olup emekliliğinde Man.City'nin altyapısında görev alıp lüks gece balolarına mı katılacak, yoksa Bayrampaşa'da daha fazla vakit geçirip, halktan bir yer mi tutacak, sorun temel bi sorun, sorun Avrupa'dan gol yemeye alışıp, alışmadığımızın sorunu, ben Avrupa'dan gol yemem arkadaş, gol atarım onlara anca.stop.

Not:Uazının Arda'ya değil, Arda'nın geleceğini şekillendirecek olan genel algımıza karşı çıkan bir yazı olduğunu belirtmeye gerek var mı? olmasa da belirttim zaten.Avrupa'yı sevmeyin , beni sevin, tekrar stop.

Geçmiş Olsun Kaptanlar

|

Yoğun gündemde buna fırsat bulamadık. Resmi siteden dün yapılan açıklamaya göre Arda Turan H1N1 virüsüne yakalanmış. Bu hafta Manisa maçında oynayamayacak. O kadar dedik Emre Abi(!)nden ( Emre Domuzoğlu ) uzak dur diye. Ama dinletemedik. Geçmiş olsun büyük kaptan.

Yine resmi siteden yapılan açıklamaya göre daha önce sakatlanan Işıl Alben ameliyat olmuş. FCNBLOG 'a göre 4 ay sahalardan uzak kalacakmış. Ona da geçmiş olsun dileklerimizi iletelim. Umarız bir an önce parkelere dönersin büyük kaptan.

''Bende Böyle Bir Taraftardım''

|

Arda'ya GS TV'deki röportajda 'Taraftara olan mesajı' sorulmuş oda şöyle cevap vermiş;
Taraftarımıza öncelikle teşekkür ediyorum. Çünkü zor günlerde hep takımlarının yanında oluyorlar. Gerçekten sevinmek için sevmediklerini belli ediyorlar. Bu da beni çok sevindiriyor. Çünkü bende böyle bir taraftardım. Böyle bir Galatasaraylıyım yani. Galatasaray taraftarına yakışan da budur. Her zaman takımlarını desteklesinler. Gerçekten çok kaliteli bir takımımız var. Onları mutlu etmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, sonuna kadar çalışıyoruz.

Röportajın tamamı için buraya.

Türkiye’de Arda olmak !

|

Zordur bizim ülkemizde yıldız olmak. Çok yıpranır insan, yorulur, bıkar, kaçar, soyutlar hayattan kendisini.

Sürekli ispatlamak ister yetilerini ve sürekli yenileme misyonu yüklenir zoraki bir şekilde insanın sırtına.

Örnek olma, ders verme, yol gösterme gibi sorumlulukları da vardı aynı zamanda bu mertebenin. ’Yıldız’, çok kazanır, kazansa bile ’paçoz’ giyinmesi beklenir, arabayla değil bisiklet ile gitmesi istenir gideceği yere, otobüse binmesi istenir ondan, E-52’ye.

Giydiği ceket sorgulanır, ayakkabısının markası kurcalanır, parası merak edilir, sosyal statüsü masaya yatırılır, o sosyal statüyü verenler tarafından. Bizim yıldız yaratma sevdamız hiç bitmez. Parlatırız hep, cilalarız sonra...

Sonrası yok işte.

Barcelona’da Messi olmak kadar kolay değildir Türkiye’de Arda olmak.

Top toplayıcılık serüveni ile başlayan bir hayat hikayesinin, 20 milyonu aşkın insanın ateşini iliklerine kadar hissettiği bir takımda kaptanlık pazubandını koluna takmak kolay değildir; o parçalı formayı giymek de, Metin Oktay ütopyasının dayanılmaz ağırlığını taşımak da...

Bir Arda Turan yarattık; yıldız yaratmaya alışık olmadığımız toplumda.

Müthiş yeteneğine ek olarak sevimli, sempatik ve samimi görüntüleriyle kalbimize işledik Arda’yı. Gel Arda, git Arda, goller attı Arda, asistler yaptı, biraz daha Avrupa yöneltti bizim düşüncelerimizi, kıyaslarımızı.

Hep iyiken sevdik biz onu, hep iyiken destek verdik. Biraz sendeledi mi, başladık yine avuclarımızı ovalamaya. Neden? Çünkü biz, bu topraklarda yıldız yetiştiremediğimiz için yıldız yönetmesini bilmiyoruz.

Ne Maradona gibi "Benim veliahtım Messi, Agüero"; ne de Pele gibi "Benim veliahtım Robinho, Adu" diyerek insanları etki altına alabilecek isimlerimiz, efsanelerimiz var. Ne, Arda’nın futbol kalitesini yükseltebilecek eleştiriler yapacak basın mensuplarımız var, ne de Arda’yı doğru kullanabilecek, yönetebilecek futbol yöneticilerimiz...

Her futbolcu gibi Arda da kariyerinde zaman zaman zirve ve dip noktalarını görecektir. Şu anda dünyanın en iyi futbolcusu Messi de olduğu gibi.

Ancak burada önemli olan, Arda’yı doğru kullanmak, yönetmek, onu anlamak ve her şeyden önemlisi her yıl bir yıldız futbolcu yetiştiremeyen bir ülkenin topraklarında yaşadığımız gerçeğini unutmamaktır.

İçerisinde bulunduğumuz şartların realitesini en iyi bilmesi gereken insanlar taraftarlardır, özellikle Galatasaray taraftarı. Çünkü onlar bilirler, bu ülkenin patlama noktasını oluşturan futbolcuların Florya’da büyüdüğünü.


Bu yazıya rastladım 2 gün önce. Katılmamak elde değil. Bir olay ile bağdaştırmak istedim. Eurooğlu emre bizdeyken hakkında eleştiriler bitmedi. Malum sattı gitti dayadı kıçını azizeye. Basın aniden sustu. Hayranı oldular malum kişinin. Onun için Arda yapılan bu oyunlara sen gelme. Basına demeç felan verme. Gerekirse kulübün televizyonuna konuşursun. Rahmetli Metin Oktay'ın basın için söylediklerini aklından çıkarma. Biz seni seviyor, sana güveniyoruz. Khalkedon'da yenilmek mi? Hiç kafana takma. Ne demiş benim yüce atalarım. Gün gelir devran döner volkan domalır Nonda gömer ! Arda Olmak Kalabilmekten Daha Kolaydır...

Ne Kadar Övünsek Az !

|

“Kendisine boş bir mukavele ve düşünmesi için 10 dakika süre verdim. ‘Düşün, taşın, istediğin rakamı yaz imzala, getir’ dedim. Arda 10 dakika sonra boş mukaveleyle yanıma geri geldi ve ‘Galatasaray kaptanına rakam yazmak yakışmaz. Siz ne uygun görürseniz onu yazarsınız’ dedi ve mukaveleyi imzaladı.”


Adnan Polat

Gün geçmiyor ki Arda'yla ilgili yüzümüzü güldüren, göğsümüzü kabartan bir olay yaşanmasın.Galatasaray duruşunun yanı sıra, futbolculuğuyla da ( 50 gün- 12 maç , 3 gol ,14 asist ) bizim için övünç kaynağı olan günümüzde türünün son örneklerinden olan bayrak adam .. Endüstriyelleşen futbola ayak uydurmayıp Metin kalanlardan.


Ne kadar övünsek az,
senin gibi kaptan bu devirde bulunmaz.


Türkiye 4-2 Estonya

|
İyi oyuncu maç kazandırır,takım ruhuysa şampiyonluk...
Sırada Bosna var. Size güveniyoruz!

Arda Turan ( c )

|


Kaptan olduğundan beri yaptıkları gerçekten çok anlamlı. Lig TV'deki görüntülere göre de MS hastasına ziyarete gitmiş Büyük Kaptan. Herkese örnek olması gerektiğini söylüyordu bugün GSTV'de. Gerçekten de herkese çok iyi örnek oluyor. Daha bunlar bildiklerimiz. Bilmediklerimizi de eklesek 2 postdan birisi Arda ile ilgili olacak. Adamsın Arda Turan.. Aynı bu çizginde Yürüyedur Arda Turan. Video İçin tıklayın.
Ömer Güvenç'in konuyla ilgili yazısı için tıklayın

Geçmiş Olsun Serdar Bey...

DEPO