Tribün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tribün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2011'in Götürdükleri

|

Anı
Hüzünler
Mutluluklar

Ali Sami YEN Stadı !

Ali Sami YEN Stadyumu #3 - R.I.P MORTADELLA

|


Hafta içinde vefat eden AS Roma - CurvaSud tribününün eski lideri Fabrizio Caroccia aka ''Mortadella''  unutulmadı.

uA - HELL, uA SultanS, Parçalı - Zaman Ayrılık Zamanı...

|
Zaman ayrılık zamanı..


Bu zamana kadar herşey düzelir ümidi ile bekledik. 90'lı yıllarda başlayan birlikteliğimiz, başladığındaki gibi olur tekrar diye düşündük. Hep birşeylerin düzelmesi ümiti ile devam ettik olmadı,gördük ama yine de durduk,hep bizi bağlayan birşeyler vardı.


Son 1-2 senedir aramızdan kopanlar oldu. Gidenlere üzüldük ama Galatasaray için varız dedik, kenetlendik.


Hep bir ümitle bekledik.


Tribün adına ümitlerimiz tükenmeye başlamıştı ki bir taş parçasına ümit bağlar olduk, yeni stad yeni heyecan olur belki düzeliriz dedik, hep 2001'in hayaliyle yaşadık.


Galatasaray'a ve tribününe hizmet etmekten hiçbir zaman birşey beklemedik. Çünkü, sevgimizin karşılıksız ve tarifsiz olduğunu biliyorduk.


Ama, son yaşanan 3-4 olay sonrası boşuna beklediğimizi anladık. Bizim sevdiğimiz aşık olduğumuz Galatasarayın ve Galatasaraylılığının bu olmadığını, Galatasaray sevgisi ile hipnotize olmuş zihinlerimizin bile bunu anladığı yerde durmamızın bir manası olmadığını yaşadık ve gördük.


İçimizdeki Galatasaray aşkı elbette bitmez Galatasaray var oldukça ama artık tribünsel olarak yokuz.


Son kez de olsa "Yine düştük yollara" ama bu kez bu yolun dönüşü yok.


SultanS





Galatasaraylılığı yaşam biçimi olarak seçen, Galatasaray'a sonsuz sevgi ve saygı ile aidiyet hisseden birkaç arkadaştık. Zamanla genişledik.


Aramıza aynı değerleri paylaştığımız güzel insanlar katıldı. Bir aile olduk.
Birlikte olmanın gücü ve Galatasaraylılığın feyzi ile bir elden gelenden daha fazlasını yapmayı kendimize amaç edindik.


Düsturumuz, Galatasaray'a daha faydalı olmak, değer katmaktan başka bir şey olmadı hiçbir zaman.
Bu süreçte kendimize isim olarak, ezberlerin bozulduğu, tarihin yeniden yazıldığı, tam manasıyla devrimlere ev sahipliği yapan mabedimizin beynelmilel literatürde lakabı olan ''HELL'' ünvanını seçtik.


Zaman içinde, elimizden geldiğince bazı işler yaptık. Karşılıksız, sade ve naif bir sevgi uğruna birer küçük adım atmaya çalıştık.


Artık o küçük adımların sonuna geldik.


Cehenneme veda ettiğimiz bugünlerde, ''HELL'' isminin de akıllarda bir hoş seda olarak kalması yerinde olacaktır.


Galatasaraylılığa sahip çıkmanın son derece önem kazandığı günümüzde, bu mefhuma lâyık olabilmek adına gurubumuzun faaliyetlerini sonlandırma kararını almış bulunmaktayız.


Galatasarayımız için bir taş koyanı bile takdir etmek gerekliliğinin bilincinde olarak eski başkanlarımız ve idarecilerimiz ile bugüne kadar gururla sahip çıktığımız değerlerimize vefa göstermek gerekliliği bu kararımızı kesinleştirmemizde etkili olmuştur.


Sade bir arkadaş grubu olarak başladığımız bu serüvende başladığımız noktaya, edindiğimiz sayısız mutluluk, onur dolu hatıra ve dostlukla dönüyoruz.


Galatasaraylılığın olanca sıcaklığıyla sevgi, selam ve saygılarımızla;


uA HELL // 2005-2011



Büyük Galatasaray taraftarına;

2005 yılının bir bahar ayında, bir çay bahçesinin sakin bir köşesinde filizlenen ve kurulduğu günden bu güne amatör bir ruh ile modern futbola ve endüstriyelleşen tribünlere karşı, naçizane bir duruş olan grubumuzun faaliyetlerine son verme kararı almış bulunuyoruz.

Bizim için Galatasaray bir tutkudur. Bizler bu tutkuyu beze ve kağıda dökebilen, tribünlere yazabilen şanslı Galatasaraylılardık. Bir ismimiz vardı, artık o yok.

Yaşasın Galatasaray Tribün Emekçileri!


Parçalı





http://www.tribundergi.com/forum/viewtopic.php?f=1&t=73398

Tribün #41 SON !

|











Galatasaray 3-1 Beypazarı Şekerspor
Türkiye Kupası

Bitti. Ali Sami YEN Efsanesi de, tribün serisi de. Tek söz var Bitti !

Meşru Müdafaa

|
Dıgıturk 76. kanalın haberine göre yorum yapan ve Galatasaray taraftarını aşağılayan; kendisini Galatasaray taraftarı sanan ve işin içine paranın girmesiyle ortaya çıkan zihniyet sizedir bu kısa ama öz yazı. 17 yaşındaki çocukların bile paranın bokuna tahriki öğrendiği ülkede işi gücü bırakıp maça gelen, pankart yapan taraftara laf atanlaradır. Tribün bir itibar işidir.

Meşru Müdafaa Hali
Madde 25- (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez."

"Falanca maçta rakip takım taraftarını mecburiyetten ötürü darp etmişizdir. Çünkü Galatasaray taraftarı mecbur kalmadıkça asla kimseye saldırmaz ama yeri geldiğinde de gerekeni en sert şekilde yapar!"

Alpaslan DİKMEN..

Tribün #40

|
Taklitler gerçekleri yaşatır.


Not: 3. baskı gelmiş

Tribün #39

|




Tribün #38

|

22 Ağustos 2010 Galatasaray-Bursaspor maçından.

Basın Yalan Yazıyor...

|

İki seyyah bir şehirden diğerine gidiyormuş. Derken yollarının üstünde taşkın bir dere çıkmış. Tam suyu geçecekler, az ötede korkudan tir tir titreyen yapayalnız ve gencecik bir kadın görmüşler. Adamlardan biri hemen kadının yardımına koşmuş. Onu sırtına almış. Suyu öylece aşmış. Sonra kadını derenin öte yakasında yere bırakıp iyi günler deilemiş. Böylece yollarına devam etmişler.

Ancak yolun kalan kısmında öteki seyyahın ağzını bıçak açmamış. Suratından düşen bin parça. Somurttukça somurtuyor. Birkaç saat böyle surat astıktan sonra suskunluğunu bozup şöyle demiş : " Ne demeye o kadına yardım ettin? Bir de üstelik ona dokundun. Seni ayartabilirdi. Baştan çıakrtabilirdi! Erkekle kadın böyle temas etsin, olacak iş mi? Ayıp yahu! Olmaz, bize yakışmaz! "

Kadını sırtında taşıyan seyyah sabırla gülümsemiş. " İyi de dostum, ben o genç kadını derenin karşısına geçirip orada bıraktım. Sen ne demeye onu hala taşırsın ?

Geçtiğimiz günlerde Doberman familyası Galatasaray taraftarını satılmış, paralı asker konumuna sokmuştu. Biz de fırsat bulup cevap yazamamıştık. Biliyorsunuz ki her zaman Galatasaray'a kamu önünde böyle saldırılar yapılır. Galatasaray takım olarak başarısız yakalanınca da saldırılar artar, bölünmeye çalışılır. Tüm bunlar üst üste gelince de hangisine yanıt verileceği şaşılır.

Biz Galatasaray taraftarını satılmış gören medyayı da ikinci seyyaha benzetebiliriz. Bazı insanlar vardır. Aynaya bakarlar. Burnunun üstünde ben vardır. Buna üzülürler. Ve kendilerini tatmin etmek için kandırırlar. O benin herkesin burnunda olduğunu düşünür ve bu durumdan kurtulduğunu zannederler. Buradan yola çıkmak istediğimiz konu da şu. Geçtiğimiz dönemlerde passatlara, çuvalla paralara kalemini satmış, kayınbaba nüfuzuyla belli makamlara gelmiş, BORU reklamlarında oynayarak cebini doldurmuş kişilerin yönettiği basın aynaya bakıyor ve vicdanı sızlıyor. Çünkü haksız kazanç elde ettiklerini içlerindeki bir şey onlara hatırlatıyor. Ve bu kişiler Galatasaray taraftarını da kendisi gibi satılmış görerek kendilerini tatmin ediyorlar. Aynen hikayedeki 2. seyyah gibi. 2. seyyah ne yapmıştı? Kendisindeki kötü niyeti herkeste var diye düşünüp arkadaşını da kendisi gibi zannetmişti.


Kimi insan böyledir. Kendi korkularını, önyargılarını başkalarına yansıtır ve onlarda gördüğünü sanır. İşte asıl yük budur. Zihinlerini zanlarla doldurur, sonra da bunca ağırlğın altında eziliverirler. Galatasaray ile büyük taraftar arasındaki bağın derinliğini anlayamayanlara sözümüzdür : Siz önce kendi zihinlerinizdeki kiri, pası temizleyin.

Tribün #37

|
21 Temmuz 2010 Galatasaray-fenerbahçe maçından.
Ayrıca;

Tribün #36

|

21 Temmuz 2010 Galatasaray-fenerbahçe maçından.

Sarı - Kırmızı Tribünler #6

|








Messina Ultras - Italya

Tribün #35 Yaşasın Parçalı Forma v2.

|

Yeni Sezonda ; Galatasaray Ruhuyla !

|

Sevgili Galatasaray’lılar,
Ali Sami Yen’e veda ettiğimiz bu sezonda, birkaç gün önce belirttiğimiz gibi, yeniden kapalı tribüne geçme kararı aldık.

Bu kararla birlikte, her zaman diğer tribünlere örnek olmuş, öncülük etmiş, imrenilmiş ve spor kamuoyunun takdirini kazanmış tribün olma geleneğini yeniden yaşatmak, harekete geçirmek ve canlandırmak yine bizim elimizde olacaktır.Aslan Arma’yı susmadan desteklemek, gerektiğinde müsabaka esnasında olup bitenlere Galatasaraylılık duruşuyla tepki koyabilmek, aleyhimize haksız verilen bir kararın olması durumunda o ortamı haksızlık yapanların başına yıkarcasına haykırmak bizlerin asli görevi olmalıdır.
Sevgili Galatasaray’lılar,

Anlı şanlı tarihi ile hüzünlerimize sevinçlerimize ev sahipliği yapan Ali Sami Yen’de ki son senemiz olması bu sezonu bizim için daha önemli kılmaktadır.
Son birkaç senede, tribünlerimizin eski gücünü arar hale geldik.Bunun sebepleri vardır.Bu sebeplerden en önemlisini Galatasaray sevdasını sosyal aktivite gibi görenlerin sayısının artması olarak görmekteyiz. Yukarıda da belirttiğimiz kıstaslarla birlikte, Galatasaray sevdası ultrAslan var olduğu müddetçe hiç bir zaman sosyal bir aktivite olmayacaktır.ultrAslan, Galatasaray Arması’nın olduğu her yerde, her zaman, tüm gücüyle durmayı bilen, yağmur çamur dinlemeden destekleyen, yeni fikirlere açık, takımına itici güç olan insanlardan oluşur.Ben ultrAslan’ım diyen herkesin, koşulsuz şartsız benimsemesi gereken ilkeler bunlar olmalıdır.
Kimsenin özel hayatı bizi ilgilendirmemektedir.Ancak, sesimiz kısılıncaya kadar desteğimizi göstermemiz gereken maç gününde, Galatasaray ismini bağıramayacak, etrafında olup bitenin ne olduğunu anlayamayacak, iki ayak üstünde durmayı beceremeyecek kadar alkol tüketip maça gelmek, kendi egolarını ve çıkarlarını önde tutmak ne Galatasaraylılık ne de ultrAslan duruşuna asla yakışmamaktadır.Bu şekilde maçlara gelenler, o günü eğlence ve bir sosyal aktivite gibi görenler Galatasaraylılık ve ultrAslan duruşu ve kimliği ile hareket etmemiş olacaklardır.Galatasaray sevdası sosyal bir aktivite değildir derken neyi kastettiğimizi umarız açıklayabilmişizdir.
Tüm bu sebeplerden dolayı, ultrAslan yöneticileri olarak, üzerimize düşenleri gerçekleştirmek adına ve tribünümüzü daha da güçlü hale getirme hedefiyle yeni sezonla birlikte uygulamaya geçireceğimiz bazı kararlar aldık.

Bu kararlardan bazıları şunlardır;
¤ Tribünümüzde lay lay lom türü, uyutucu, sıkıcı bestelerin önünü kesip, daha keskin, net baskı hissettiren bestelerin sayısını arttıracağız.
¤ Sahada olup bitenlere, haksızlıklara daha hissettirici, daha güçlü tepki vereceğiz.
¤ Dünyada örnek olmuş bütün tribünlerin ses düzeylerinde düşüş olsa bile, alkışı hiçbir zaman bırakmadığını gözlemledik.Bunun için bu sene tezahüratlarımız esnasında alkışa daha fazla önem vereceğiz.
¤ Maç saatinden en az 1-1 bucuk saat öncesinde tribünlerdeki yerlerimizi alacağız.
¤ Maç günleri takımımızın hangi formayı giyeceği resmi sitemizden duyurulmaktadır.Bu güzel bir uygulamadır.Bu duyuruya göre o gün takımımızın giyeceği formayı giyip stadımıza gelmeliyiz.Ancak şunuda ayrıca belirtmek isteriz ki, tribünlerimizde sarı - kırmızı olmaktan yanayız.Bu bilinçle hareket ederek maçlara gelirken sarı - kırmızı renkli ürünlerimizi giyip, stadımızda yaratacağımız ambiansa ve atmosfere katkı sağlayacağız.
¤ Tribünümüzü canlandırmak adına görsel şov, pankart ve davul konularına daha fazla duyarlı olacağız.
¤ Galatasaray’ımızın maddi açıdan son derece büyük cezalarla karşılaştığı küfürün stadımızda yer almaması konusunda el birliğiyle hareket edeceğiz.
Sevgili Galatasaraylılar,
Bunlar kesin ve arkasında duracağımız kararların bazıları olmakla beraber, sezonun başlaması ve sizlerden gelen talepler, öneriler doğrultusunda yeni kararları tekrar duyurmaya devam edeceğiz.
Özetle, daha iyi organize olarak yeni stadımız Aslantepe'ye daha güçlü bir şekilde gitmek istiyoruz. Bu bağlamda, iyisiyle kötüsüyle, içerisinde yaşadığımız tüm sevinçler ve üzüntüler, yazdığımız tüm destan ve tarihler için Ali Sami Yen’e bu son yarım sezonda görkemli bir şekilde veda etmek hepimizin boynunun borcudur.
Bu bilinçle yinelemekte fayda vardır ki; GALATASARAY SEVDASI sosyal bir aktivite değildir.
Her Galatasaray’lının, yeni sezonda üstüne düşen görevi fazlasıyla yerine getireceğinden şüphemiz yoktur.
Hepimiz için başarılı ve güzel bir sezon olması, tribünlerimizin yine eski günlerine daha güçlü ve dinamik bir şekilde dönmesi dileğiyle.
Saygılarımızla

Tribün #34

|

ultrAslan Kapalı'da

|
"Öncelikle ultrAslan’ı benimseyen bütün Galatasaray’lılara saygılarımızı sunarız.

Geçtiğimiz sezonda hepinizin bildiği üzere tüm alt gruplarımızla birlikte Eski Açık tribünde yerimizi almıştık.Bu kararımızı almamıza etken olarak bir çok sebep vardı.

Ancak, gerek üyelerimizin talepleri, gerek Ali Sami Yen’deki veda sezonumuz olması, gerekse de yaşadığımız bazı kopukluklar ve sorunlar nedeni ile 2010 - 2011 yılı kombinelerinin satışa çıkmak üzere olduğu şu günlerde ultrAslan olarak, Galatasaray’ımıza daha faydalı olabilmek ve taraftarlık ruhunu tribünlere daha iyi yansıtabilmek için Kapalı Üst tribüne geçme kararı almış bulunmaktayız.

Bu kararı almamızın en büyük etkenlerinden bir tanesi maç içerisinde her tribünden gelen değişik değişik seslerin sahaya yansıması ve takımımızın olumsuz etkilenmesidir. Tribünlerin tek ses ve tek yürek olabilmesi ve eski günlerimizdeki gibi daha güçlü ve daha etkili destek için, tekrardan Kapalı Tribün’de bulunmamızı daha uygun bulduk. İmkanı olan herkesin de Kapalı Üst tribünden kombine almasını rica ediyoruz.

Ayrıca tribünlerimizden kombine alacak tüm Galatasaray’lıların seyir değil de taraftarlık ruhunu benimsemiş olmalarını, bu bilinçle kart almalarını istiyor ve rica ediyoruz.

Saygılarımızla"


"Düzelin, sadece düzelin..."

Tribün #33

|

Tribün #32

|

Tribün #31

|

Tribün serimize bu muhteşem koreografi ile devam ediyoruz.

Bu Kupayı Görenler Parmak Kaldırsın !

Galatasaraylılık'tan Kurtulmak!

|

Karaborsa, ego mastürbasyonu, her türlü dayak işi için ucuz adam toplama yeri...Kimimiz için efsane olabilirler ama bugün benim yüreğimdeki son saygı kırıntısınıda kaybetti tribün bitirimleri. Fenerbahçe maçında oyuncuları ruhsuzlukla suçlayan kişilerin tribünde resmen oturduklarıın, muhtemelen topladıkları paraları saydıklarını ve bir daha ki fenerbahçe maçını beklediğini biliyoruz.

Galatasaray şuan tribünlere hakim olan Galatasaraylılıktan kurtulmalıdır. Evet, Galatasaraylılıktan kurtuluş Galatasaray'ın kurtuluşudur. Yeni bir algıyla ve karşılıksız sevdayla bu takıma bağlı olanların yanında, geçmişi mafyöz işlerle örülü, kurtlar vadisi dizilerinden çakma jestlerle hayatını kurmuş, halktan ve adına iyi dediğimiz herşeyden kopuk bu insanların yerini yanlarındaki yalaka tetikçilere bıraktırmamak gerçek Galatasaray'lının asıl görevidir.

ultrAslan Galatasaray değildir, ultrAslan bir müddettir sadece ultrAslan olarak hareket etmektedir, gencecik bir çocuğu Metin Oktay'la denk tutup 3-5 ay sonra onu tavuğun götüne sokmak Galatasaraylı birinin yapacağı bir iş değil çünkü, ultrAslanlının yapacağı bir iş olabilir.

Takımını büyütmekten ziyade takımdaki asalaklığı sayesinde kendini büyüten bu abilerle Galatasaray'ın alacak-verecek hesabı kalmamıştır benim gözümde. Bugün ultrAslan'ın içindeki tüm güzelliklerin sarardığı , 5-10 kişilik mafya takımının kendi rantı çerçevesinde cehaletiyle tavan yaptığı gündür. Jo ve Arda'yı aynı kefede tutan insanların maça sırtını dönüp elaleme bağıran kimseler olduğunu anlamak zor olmasa gerek. Çünkü ancak maçlara kıçını dönenler aradaki farkı göremezler...Bireysel kızgınlıklarının yalakaları vasıtasıyla tüm tribünlere yayılmasını görmek linç kültürünün nasıl geliştiğini anlamak için de iyi bir sosyoloji deneyi oldu. Bize, siyah ceketli abiler şimdi köşede gülüyor ve yönetim karşısında ellerine geçen taraftar kozunu kaç biletle, kaç parayla takas edeceğini düşünüyordur.

Gün ağır konuşma günü ve bu sebeple bu yazıda böyle baştan savma ve öfke dolu bir hale geliverdi, bu öfke maç öncesi oyunculara karşıyken maçta tribünlerin aldığı histerik hal, sapık ve kaypak zevk tribündeki tek Galatasaraylı ben miyim acaba diye hissettirdi. Ama tek değiliz biliyorum ve biliyorum, inanıyorum Galatasaray Galatasaraylılarındır!!!

halk'ın kişisel görüşüdür, blogun diğer yazarlarını bağlamaz!

DEPO