Gheorghe Hagi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gheorghe Hagi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ona yazılacak o kadar çok şey var ki. Bitmeyecek, tükenmeyecek. Eyvah, şunu unuttuk kaygısını yaşamamak için günlerce, aylarca, senelerce çaba harcamak gerekeceğini bile bile dalıyoruz şu iki satır yazıya. Düğmelerimizin tamamı ilikli, oldukça saygılıyız. Gururlu. Onu televizyondan bile olsa canlı izlemenin gururu bu. CV'mize "Hagi'yi canlı izledim." yazabilmenin gururu. Daha da ötesi yok çünkü. Bir Galatasaray'lı için ulaşılabilecek en büyük mertebe. Ben için, biz için...
Yıllanmış şarap lafını futbol literatürümüze sokan adam Hagi, bu nesilin gelecek kuşaklara anlatabileceği en büyük lütuf. İşte bu yüzden ondan sonra gelen her futbolcunun adını Hagi ile aynı cümlede kullanmak, adı eskir diye korkutuyor bizi. Bunları burada yazmak bile can sıkıyor. Çünkü mevzubahis Hagi ise onun yanında başka isimlerden konuşmak, onu aldatmak, ona kıyas yapmak gibi bir şey. Bir Galatasaray'lı için ulaşılabilecek en büyük mertebe Hagi'yi izlemek ise, en zavallıca durum da Hagi'ye şirk koşmak olur. İşte bu yürekler onu hiç kaldırmaz. Yazıyı fazla dağıtmadan, bulandırmadan, söylenecek tek söz ; Büyüksün Hagi. Çok büyük. Aman dikkat.
Büyük bir aşksın bizim için sen. Tükenmek bilmeyen nefesimiz, ruhumuz, göğsümüzü gere gere haykırdığımız gururumuz, isyanımız, adanmışımızsın sen. Odamızın en güzel köşesindeki postersin sen. Sana olan sevgimiz bugün son bulmayacak. O poster oradan koparılmayacak. Sen bizim için Galatasaray'ı bu hale getiren kişi değil, bir koltuk sevdasının kurbanısın. Yönetimin değer tüketme heyecanının son halkasısın. Sen onlar için sığınılacak liman, bizim için kalbimizin en güzel yerinde sığındırılacak adamsın Hagi. Adamsın.Sahada başarısız da olsan kalbimizde kazanansın sen Hagi. Yaptığın giderlerle, mücadele ana temalı futbol anlayışınla kazanansın sen. Sen kulübede tek başına otururken yüreğimizin bir yanı nasıl parçalanıyorsa, aynı yürek dakikalar önce yine parçalandı seninle yollar ayrılırken. Biz senin Galatasaray'lılığını kupalarla ölçtük, Adams'e tokat atarken, Erol Ersoy'a tükürürken ölçtük. Şimdi alacağın veya almayacağın tazminatla değil.
Elveda Commandante !
Zincirlere Vursalar,
Zamanı Durdursalar,
Toprağa da koysalar
I Love You Hagi!

Geçen sene Ekim'in yirmi dördünde ; Khalkedon da çubuklu tayfa elimizden zor kurtulmuş, maç bitmiş , stadın ışıkları sönmüş biz kaçan pozisyonların muhasebesini yapıp , kapıların açılmasını beklerken, sen görünmüştün çıkış tünelinin başında.. Takımı tribüne getirişin, bir bayram havası , herkes son dakikada gelen gole sevinirmişçesine haykırıyordu I love you Hagi ! diye..
Bülent ' e yapılanları şu an bile hazmedememişken, Hasan'a havaalanında telefon fırlatan insanların tribünde milletin gözünün içine baka baka, yüzleri kızarmadan yönetimi protesto için Hasanşaşım diye tezahurata girerken, harcanan onca değer için içim yanarken sen geldin deli köşeme oturdun. Büyük futbol şanssızlığının yanında hatalarında olmuştur elbet, ancak seni iki mağlubiyet sonrası istifaya davet edenlerin, sen Galatasaray'ın en büyük değerlerinden biri, ele güne karşı isyanımızken ; seni bol sinkaf lı cümleler içinde kullananlarla aynı Galatasaray'ı sevmediğimi anladım. Küfrümün edebimi aştığı zamanlar oldu sana yapılan ağır ithamları gördükçe, ellerinde olsa seni tekme tokat gönderecek insanları tanıdım, aynı Bülent'e yapılanlar gibi. Yükselen Hagi istifa sesleri içimi acıttı, öfkelendim hüzünlendim. Yönetim,futbolcu, taraftar endüstriyelleşmek denen futbol illetine tutulduğumuzdan beri, taraftarın her ne olursa olsun Lincoln'ü Bülent'e , Misimovic'i Hagi'ye tercih etmesinden beri , değer nedir bilmez rezil yönetimin her defasında ciğerimizden bir parça koparmasından beri Galatasaray'ın bir his takımı olduğu zamanları özlemledim.
Kasvetli bir Mart sabahı, yolun İstanbul'a düşecekse eğer , hava alanında ellerimizde çiçekler, dillerimize name olmuş " I love you Hagi! " ile sana vedaların en güzelini yaşatmak için orada olacağız !
I Love you HAGI !

10!
Misimovic olayında neler oldu neler bitti pek bir yorum yapamadık çünkü yorum yapacak kadar tecrübemiz yoktu Misimovic'le ilgili.Fakat bugün patlak veren son olayda başrolü Commandante'yle paylaşan M.Baros'u gayet iyi biliyoruz.Evet bizim Milan Baros.Hani şu aylarca süren sakatlıkları olan,ortalama 2 maçta 1 hakemle girdiği diyaloglardan,sorumsuz davranışlarından dolayı gördüğü sarı kartlarla sakat olmadığı maçlarda cezalı olan Baros.Ha,yeri geldiğinde,nadir de olsa,takımı sırtlayan Baros.İdman sırasında disiplinsiz davranışları nedeniyle idmanın kalan kısmını salonda tamamladı Commandante'nin isteğiyle.Bakıyorum da herkes çekmiş kılıçları yine,Defol Hagi diyenler bile var..Vay anasını sayın seyirciler,vaay anasını..Bunu diyenler zamanında ''Futbol bir erkeğin bir erkeğe 'I love you Hagi'diyebilmesidir demiyorlar mıydı?Ne oldu?Sahadaki ruhsuzlar,yönetimdeki koltuk sevdalıları ordusunun ihalesi de mi O'na kaldı?Galatasaraylılık bu mu ? Bu kadar basit mi her şey ?O bu değil de bize böylesi yakışmıyor beyler..
Yürüyedur Commandante!
Diego Armando Maradona :"HAGİ’NİN FUTBOLUNU ÖZLEDİM."
Arjantin’in Buenos Aires şehrinde düzenlenen panelde öğrencilerle buluşan Arjantin Milli Takımı’nın teknik direktörü Maradona,
Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı ve Galatasaray’ın efsane futbolcusu Hagi’yi yere göğe sığdıramadı. Messi’nin kendini aştığını belirten Maradona, Messi’nin şu anda dünyanın en iyisi olduğunu ve efsaneler kadrosunda yerini alacağını söyledi. Panelde mikrofonu alan bir öğrencinin ’’Son 20 yılda en beğendiğiniz futbolcu hangisi’’ sorusuna efsane futbolcu Maradona, ’’Son yıllarda Avrupa çok klas oyuncular yetiştirdi. Buna örnek verecek olursak Zidane ve Hagi diyebiliriz. Ben büyük bir keyifle izlediğim bu yıldızların futbolunu özlüyorum. Bu oyuncuları benim futbol yapıma en yakın isimler olduğu için çok beğeniyor olabilirim. Dünya Kupası’nda Hagi’nin Kolombiya’ya attığı gol hala hafızamda. Gerçekten ustaca bir goldü.’’ cevabını verdi.
Kaynak : Turkspor.net
Bu açıklamadan sonra gündem değişsin. Maradona mı ? Malex mi? Tabiki de Diego Armando De Souza(!)
Seni kim özlemediki Hagi...
Ergun Gürsoy.. Galatasaray'ın efsane yöneticilerinden. Son döneminde başarısız olsa da transfer diyince ilk o gelirdi akla. Şimdi Haldun Üstünel o koltuğu devir aldı gibi görünüyor. Ama Ergun Gürsoy'un yaptıklarını unutmak mümkün mü? Şimdi onu konuşmayacağız. Zaten uzun süredir de Galatasaray'dan uzak.. Biz konuya dalalım balıklama...
Terim'in ilk yılı. Orta sahaya klas, usta ve tecrübeli bir isim arıyor. Ergun Gürsoy ile Tunus'a Badra isimli oyuncuyu izlemeye gidiyorlar. Ama Terim'in aklı o dönemde tecrübeli isimlerde. Terim, Baggio'yu düşündü ama o budist idi ve İtalya'dan ayrılmıyordu. Daha sonra Ergun Gürsoy uçakta dergi okurken "buldum" diye bağırır. Dergide Hagi'nin resmi vardır. "Hoca bunu alalım olur mu?" der. Terim biraz düşünür ve neden olmasın cevabını verir. Badra izlenir ama beğenilmez. Daha sonra Denizlispor'da oynar hatta. Akıllarda Hagi kalır. İstanbul'a gelice menejerine ulaşırlar. Kısa sürede pazarlıklar biter. Menejeri ve kendisi ikna edilir. O da çıkış yapmak için takım arıyordur o dönemde. İşte Hagi böyle bulunmuştur. Daha sonrasını hepimiz biliyoruz...
İşte böyle birşey futbol. Pamuk ipliğine bağlı. O gün o dergi okunmasa gelmeyecekti El Commandante.. Hostes'ler dergiyi başka koltuğa koysa adı bile geçmeyecekti.. Ulan futbol...
Terim'in ilk yılı. Orta sahaya klas, usta ve tecrübeli bir isim arıyor. Ergun Gürsoy ile Tunus'a Badra isimli oyuncuyu izlemeye gidiyorlar. Ama Terim'in aklı o dönemde tecrübeli isimlerde. Terim, Baggio'yu düşündü ama o budist idi ve İtalya'dan ayrılmıyordu. Daha sonra Ergun Gürsoy uçakta dergi okurken "buldum" diye bağırır. Dergide Hagi'nin resmi vardır. "Hoca bunu alalım olur mu?" der. Terim biraz düşünür ve neden olmasın cevabını verir. Badra izlenir ama beğenilmez. Daha sonra Denizlispor'da oynar hatta. Akıllarda Hagi kalır. İstanbul'a gelice menejerine ulaşırlar. Kısa sürede pazarlıklar biter. Menejeri ve kendisi ikna edilir. O da çıkış yapmak için takım arıyordur o dönemde. İşte Hagi böyle bulunmuştur. Daha sonrasını hepimiz biliyoruz...
İşte böyle birşey futbol. Pamuk ipliğine bağlı. O gün o dergi okunmasa gelmeyecekti El Commandante.. Hostes'ler dergiyi başka koltuğa koysa adı bile geçmeyecekti.. Ulan futbol...


Bir karşılaştırma yapmak Arda'ya saygısızlık, Hagi'ye ayıp olur. Ama Hagi'den sonra karakter olarak 10 numara en çok Arda'ya yakıştı. (Hakan'ı da es geçmeyelim ) Performans olarakta yakışacaktır. Fotoğraflardan göründüğü üzere birçok benzerlik var. Başka benzerlikler de var ama fotoğraf konusunda sıkıntılar oldu. Sadece ufak bir benzerlik yapalım dedik. Yoksa ne Arda Hagi olabilir ne de Hagi Arda..
Hagi Performance!
Kıyaslamanın bir ucunda hep HAGI olacaktır. Diğer taraftaki adam yıllar geçtikçe değişir.
''Gica''
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

