Alpaslan DİKMEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alpaslan DİKMEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kahpe Eylül

|

Takvimlerden bir gün daha düştü
 Bir gün daha gidişinden sonra
 Biz iyiyiz ağladığımıza bakma
 Alışmak zor sensiz yaşamaya...



İyi ki Doğdun Alpaslan Abi

|

Hiçbir şey eskisi gibi değil sen gittiğinden beri !
#iyikidogdunAlpaslanDikmen !

unutmayacağız!

|

yine kara bir 27 eylül... biz hâlâ sensiziz abi...

10.10.10

|

10 ' un izinde, 10' unla, 10 ' u unutmadan !

Bizim İçin Beşiktaş'a !
10.10.2010

Abi

|


Biz orada olacağız kol kola... 

Alpaslan Abi'yi Anıyoruz

|
2 yıl önce elim bir trafik kazası sonucu kaybettiğimiz değerli ağabeyimiz Alpaslan Dikmen'i, 26.09.2010 Pazar günü Ali Sami Yen'de oynayacağımız İstanbul BŞB maçından önce kabri başında dualarla birlikte anacağız.

26.09.2010 Pazar günü saat 14:00'da Ali Sami Yen'de toplanıp, tahsis ettiğimiz otobüsler ve özel araçlarımızla Hasdal Mezarlığı'na hareket edeceğiz.


Ayrıca, İstanbul BŞB maçında da Alpaslan Ağabeyimiz'i anıp, asla unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı bir kez daha vurgulayacağız.

Tüm renktaşlarımıza duyurulur.

Saygılarımızla


Not: Anma organizasyonumuzu Alpaslan Ağabeyimiz'in ölüm yıldönümü olan 27.09.2010 tarihinden 1 gün önce oynanacak İstanbul BŞB maçı ile birleştirdik.27.09.2010 Pazartesi günü de Alpaslan Ağabeyimiz'in kabri başında ayrıca bir anma töreni olacaktır.

ultrAslan

Karıncaezmez Şevki..

|

Tevfik YENER ,17 Ekim 1998 tarihli Sabah gazetesinde Karıncaezmez Şevki’yi şöyle anlatıyor:

"Karıncaezmez Şevki; gelmiş geçmiş en büyük Galatasaray'lı taraftardır...

O bir taksi şöförüydü. 1950 veya 52 model Opel otomobili vardı. Karıncaezmez Şevki'nin Opel taksisi Galatasaray müzesi gibiydi. Futbolcuların ve takımın fotoğrafları tavana yapıştırılmıştı. Her köşe çiçeklerle süslüydü. Ayrıca sarı - kırmızı maskotlar ve de sarı-kırmızı renkte ne varsa. Sadece Galatasaray galibiyetlerinde otomobilinin dışını çiçeklerle donatırdı. Başka zaman ayıptır Galatasaraylıdan başka taraftar da var. Arabamın dışıyla kimseyi rahatsız etmem. Dışı vatandaşa, içi bana ait Opelimin dermiş.

Gömlek yerine Galatasaray forması giyerdi Şevki. Bir de maçlarda Galatasaray bayrağıyla ortaya çıkardı. 1950li yıllarda Galatasaray taraftarı çok azdı. İnönü Stadında kapalı tribünün deniz tarafına sığışırlardı. Birkaç yürekli adam. Liseden izcilerle, liseden mezunlar.

Şevki abi çekinmezdi. Bizim bulunduğumuz bölüme gelirdi ki zaten tüm fenevliler tribünleri doldurmuş olurdu. Karıncaezmez sarı-kırmızılı forması ve bayrağıyla yuhalanmaz, alkışlanırdı. Bizle el sıkışırdı. Onu herkes severdi, ister fenevli, ister beşiktaşlı. Çünkü o efendi adamdı. Futbolun bir oyun, bir
eğlence olduğunu biliyordu. En önemlisi; sportmenliğin barış, kardeşlik ve de centilmenlik olduğunu hissettiriyordu."


Evet, gazeteci Tevfik Yener böyle anlatıyor Karıncaezmez Şevkiyi.

Ben Onun sadece ihtiyarlık hatta müzmin hastalık dönemine denk geldim yaş itibariyle. O da zaten tribünleri bırakmıştı artık.Belki de tribünler onu!

Hastaydı, bir kolu kesilmişti.

Dayım anlatırdı, Galatasaray Lisesinin önünde Galatasaray armasına doğru kolunu kaldırıp saatlerce nöbet tutarmış. Zaten biz Şevki ağabeyin hikayelerini hep bir masal gibi büyüklerimizden dinlemiştik. Ama o bir masal değil gerçekti.

Karıncaezmezden bahis açıldığında, kimse birşey bilmediği halde, kimi öldüğüne, kimi halen yaşadığına dair tartışmalar olurdu zaman zaman.

Bir ara Gheorghe Hagi tarafından ziyaret edilen Karıncaezmez Şevki’nin yaşadığı bu yolla öğrenilmiş oldu.

Ama ben Şevki ağabeyin yaşadığını kesinlikle biliyordum hatta bir hastanede tedavi gördüğünü de.. Ama hangi hastane? İşte bunu bilmiyordum.

Gel zaman git zaman, bir telefon geldi. Arayan tribünden arkadaşım İlker idi. Bize (galiba) Karıncaezmez’in izini bulduğunu söylüyordu.

Kaderin cilvesine bakın ki, doktoru İlker arkadaşımızın kardeşi ve tribünümüzün en has elemanlarından biri olan, Dr.Türker imiş. Ve Karıncaezmez Türker’in görev yaptığı SSK Samatya hastahanesinde yatıyormuş.

Hemen ertesi gün ona koştuk. Biz Galatasaraylılar ona borçuyduk. O bizleri tanımıyordu ama bu o kadar da önemli değildi. Çünkü hepimiz ona hayatta en iyi tanıdığı renklerden oluşan sarı-kırmızı formalarımızla gitmiştik.

Ona Aslan Armalı özel formadan yaptırıp arkasına da Karıncaezmez - 1 yazdırmıştık. Bir de Ahmet Çakır ağabey 90 Soruda Galatasaray Tarihi isimli kitabını imzalamıştı. Ona bunlardan güzel hediye olmazdı.

O gerçekten Galatasarayın 1 numaralı taraftarıydı...

Kendisine sarıldık, öptük. Formasını ona verdiğimizde "keşke Tugrgay yazsaydınız" dedi. İlk önce ne demek istediğini tam kavrayamadık ama kendisi de bu durumu farkedip hemen açıklama yaptı "Turgay Şereni her zaman çok sevdim ben. Onun gibi kaleci gelmedi. Hala da insan olarak çok severim."

Şevki ağabey bunları güçlükle söylerken, yüzünde ve gözlerinde oluşan sevgi ışıltıları bizi de duygulandırdı. Hepimizin gözleri dolmuştu. Böyle bir sevgi olacak şey değildi çünkü.

Karıncaezmezi ziyaret ettiğimizde tarih 2000' in Ocak ayını gösteriyordu. Kendi deyimiyle
"O artık bitmişti..." Yine de konuşuyor gülüyor ve ağlıyordu. Hele bizi gördükten sonra bülbül gibi şakımasına doktorlar ve hemşireler bile hayret etmişti.

Şevki ağabey anlattı, biz dinledik... Biz sorduk, o söyledi. Müthiş bir hafıza muazzam bir konuşma yeteneği. Namık Kemalden şiirler, veciz sözler ve yaptığı şakalar.

Hele o baygın halinden kurtulup "Rerere Rarara Galatasaray Galatasaray CİM BOM BOM" diye bir şahlanışı vardı ki, tek kelimeyle bizi uçurdu.

Metin Oktay dediğimizde ağlamaya başladı. Belliki Taçsız Kral'a duyduğu büyük sevgi kadar onun zamansız ölümü nedeniyle duyduğu üzüntü de henüz yüreğinde tazeliğini koruyordu.

Ayrılma vakti geldiğinde hepimiz paramparça vaziyetteydik.

İsteksiz adımlarla yanından ayrılırken göyaşlarımızı saklıyorduk.

Sonraki günlerde de onu yalnız bırakmamıştık çünkü ; o CimBom Bom'u hiç yalnız bırakmamıştı.

Taraftarımızın en az olduğu dönemlerde bile şanlı bayrağımızı en yükseklerde tek başına taşımıştı.

Ve tarih 23 Mart 2000'i işaret ettiğinde Şevki ağabeyi kaybettik.

Cuma günü Fatih Camii'nde yapılan cenaze töreninde pek çok Galatasaraylı oradaydı.

Efsane başkanımız Ali Uras Beyefendi başta olmak üzere Turgay Şeren, Kadri Aytaç, Kemal Erimtan, Ergun Gürsoy ve Celal Gürcan da cenazede hazır bulundular.

Belki muhteşem bir kalabalık yoktu ama Galatasaray'a yakışır bir ortam sağlandı. Bana göre tek eksik Teknik Heyeti ve futbolcularımızı temsilen birilerinin orada olmayışı idi.

Şevki ağabeyi hastahaneye ziyaretimizde, götürmüş olduğumuz özel formayı yatağında üzerine sermiştim. Cenazesinde ise aynı forma tabutunun üzerindeydi!

Mezarlığa gittiğimizde ise Şevki ağabeyin naaşını kabrine indirenlerden biri de bendim.

Karıncaezmezi kefeniyle birlikte toprağa yatırdıktan sonra formasını üzerine koymak yine bana nasip oldu.

Allah mekanını Cennet eylesin...

Alpaslan DİKMEN


Kral ve Alpaslan Abi Khalkedon'da..

|


Gazeteci yeleği ve fotoğraf makinesiyle sahadan takip ederdi Galatasarayımızı..Khalkedon'da bir fenev maçıydı. O yıllarda Kenan Evren Lisesi tarafındaki acık tribüne girerdik.

Ben tribünde o sahada..Konusurduk,futbolcular sahaya cıkana,maç başlayana kadar.Maç başladı,denk bir maç oluyor.2.devre 2-1 geriye düştük.Şampiyonluk kovaladığımız seneler.

88.dk sağdan Hasan'ın yaptığı ortaya Hakan Şükür kafayı çakınca,Hakan'ın sırtında sarmaş dolaş bizim tribünlerin önüne gelmiş,beraber sevinmiştik.

Erman Toroğlu ve Şansal Büyüka maraton programını Show Tv'de yapıyordu. Çarpıcı görüntüleri teker teker ekrana getirip, "Oynat Uğurcum tarafsız gazeteciyi" diyordu Erman Hoca. Ne görelim Hakan'ın sırtındaki tarafsız gazeteci bak diyordu Alpaslan'ı meşhur cubuğuyla göstererek. Evet o tarafsız değildi. Galatasaray taraftarıydı. Bununla da gurur duyardı hep. Galatasaray'lılık ayrıcalıktı. TSYDden 6 ay ceza alıyordu.. Sorun yoktu, o sahaya girmese de gazeteci olarak tribündeydi.

"BÜYÜK GALATASARAY'LI ALPASLAN'A MEKTUPLAR" Kitabından Alıntıdır..
Recep Aygün'ün anıları sayfa : 72

Kitabı satın almak için ;

Tıklayın.

Doğum Günün Kutlu Olsun Alpaslan Abi

|

Sevmezdin abi böyle şeyleri.. Doğum günlerini... "Daha pankart yapacağız Metin Oktay'a" derdin. "Dağıtın pasta böreği pankart boyayanlara, acıkmışlardır." derdin. Gidişin de Metin'e benzedi.. Eminiz buradasınız bugün ikiniz.

"Ölmek o kadar kolay mı oğlum’" derdin.. Sen yine zoru başardın.
Cehennemde Bir Eksik,(ASY)
Cennette Bir Fazlayız..
Sen Gittiğinden Beri..

20.12.1965

AlpAslan R.I.P.

|

Fotoğraflar geçen sene bu zamanlardan.. Üstteki Fransız Lyon taraftarlarının açtığı pankart. Alttaki ise Arnavutluk'tan. Plisat grubunun pankartı. Bazılarınız mutlaka görmüştür. Alpaslan Dikmen'in dünya üzerindeki ününü yansıtıyor. Benzeri paslaşmaların tribünlerde olması çok güzel. R.I.P. taziye anlamı taşıyor. Rest in Peace sözünün kısaltılmışı. Eskişehir maçında kardeşlerinin yaptığı pankartlar gibi bunların da el emeği olması ayrı bir güzellik. ultrAslan'ı bir dünya markası yapan Alpaslan Dikmen ektiği tohumları böylece görmüş oluyor. Eminiz ki dünyanın birçok yerinde benzeri şeyler olmuştur. Forumlarda, sitelerde, bloglarda yazılmış, çizilmiştir. Ama elimizde olanlar şimdilik sadece bu kadar. Biraz geç de olsa teşekkürlerimizi sunalım bu 2 gruba.

Kardeşlerin Seni Unutmadı..

|

Sen ömrünü harcadın koreografi,pankart nedir abi?

Cesur ve Onurlu Alpaslan

|



Teşekkürler Galatasaray Store
Satın Almak İçin Tıklayınız

Tribün #24

|
Galatasaray 1-1 Eskişehirspor

...

|






BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL!!!



Bir sene olmuş sen bizden gideli…
Bir sene olmuş “aklımız ” başımızdan gideli…
Aklımız…
Kaç kişinin rüyalarındaydın geçen “sene”…
Kaç bin kez arkadaş sohbetlerinde senli hikâyeler anlatıldı…
Kaç bin kez kahkahalar atıldı senli anılar gelince aklımıza…
Ve sonra kaç bin kez “Ah be Abi ”, “Ah be Alpaslan’ım” dedik…
Kaç bin kez çık gel, inan kızmayacağız yaptığın bu uzun şakaya dedik…

Olmadı… Bu sene de olmadı…
Kim bilir Belki seneye…

Telaşlı bir koşturmaca var şimdi…
Herkes senin huzuruna en iyi şekilde çıkmak istiyor…
Pankartları hazırladı kardeşlerin…
Onlarca mektup yazıldı sana dair…
“Özledik ” diyoruz, duyuyor musun bilmiyoruz…
“Ne çok sevdik seni abi” diyoruz, hissediyor musun bilmiyoruz…
Belki kızacaksın ama, Samet yine atkı yaptı senin için…
“Alpaslan Dikmen ” yazıyor yine koca harflerle…
“Silin oğlum” derdin burada olsan…
Çıkarın derdin benim adımı…
“Biz” derdin kısaca. “ultrAslan” derdin… Adın, adımız olurdu…

Bir sene geçmiş be ağabey…
365 gün…
10 küsur maçta 40 küsur gol sesi duyduk ta…
365 gündür 1 “şaka” dediğini duyamadık…

Her şey hazır ağabey 27 Eylül’e…
Yarın süslenir stat…
Atkılar takılır boyunlara Pazar…
Site’nin girişinde yine senli kareler, sana ithaf edilmiş sözler…
Sabahtan geliriz Hasdal’a uyandırırız seni…
Kalk deriz ağabey,
“Dinlenmeye çekildiğin köşe’den” kalk…
Maç Saati atılan her gol de bağırılır,
Golü atan Dikmennn… Alpaslannn…
Hepimiz ters köşe…
Ağlarız yine…

Hala dönecekmişsin gibi çocukça bir his var içimizde işte…
Çocukça bir heyecan…

Baktık ki gerçekten geleceğin falan yok,
Biz geliriz o zaman yanına “teker teker"…


Ulaş Bayam
ultrAslan İzmir Koordinatörü
25/09/2009

Ağabeyimiz'i Anıyoruz

|

ultrAslan'ın kurucularından ve Genel Koordinatörü olan, çok değerli büyüğümüz, ağabeyimiz, Alpaslan DİKMEN'in aramızdan ayrılışının yıldönümü münasebetiyle 27 Eylül 2009 Pazar günü, saat 14:00'da Hasdal Mezarlığı'nda ki kabri başında toplanılacak ve Hatim-i Şerif indirilecektir.


İştirak etmek isteyenler için Ali Sami Yen Stadı Numaralı Tribün önünden saat 13.00'da otobüsler kalkacaktır.

Alpaslan'a Mektuplar

|
Alpaslan'a Mektuplar 27 Eylül'de raflardaki yerini alacak...

Tüm geliri Galatasaray Engelli Basket takımına aktarılacak olan bu kitabı Galatasaray Store'lar, tüm seçkin kitapçılar, Carrefour, Migros ve diğer seçkin marketlerden, aynı zaman da online olarak http://www.gsstore.org/ adresinden temin edebileceğiz.

Pankart Organizasyonu Hakkında

|

Daha önce Alplaslan Abimizin vefat yıldönümünde her yeri pankartlarla donatacağımızı açıklamıştık. Katılım son günlerde yoğunlaştı ve ufak bir değişiklik oldu. Bildiğimiz gibi en geç 20 Eylül'de teslim edilecekti pankartlar. Değişikliğe göre 25 Eylül'de pankartları ulaştırmamız yeterli. Yani 27 Eylül'deki Eskişehir maçına 2 gün kala.

Alpaslan abimizin hasretinin dahada koyulaştığı şu günlerde herkesi eline boya bez almaya davet ediyoruz.

Özellikle temsilcilikler lütfen daha duyarlı olalım.

Bu yazıyı her okuyan arkadaşım gidip 3 metre bez alıp 2 spray ile içinden geçenleri yazarsa Alpaslan abi’ye Eskişehir maçında hiç unutulmayacak güzellikte bir anma gerçekleştirebiliriz.

Sami Yen’de beton gözükmesin diyen tüm arkadaşlarım,bu yazıyı okuyan herkes lütfen destek olun ! Organizasyon hakkında bilgi için önceki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Alpaslan'a Mektuplar... | 27 Eylül'de Satışta..

|

Danış abi kitabın çıkacağını geçtiğimiz günlerde açıkladı... Yazmaya fırsat bulamamıştım. Merakla bekliyordum. Konuya bu arada burda da değinilmiş.

Öncelikle kitaptan bahsedelim. Bildiğim kadarıyla dünyanın dört bir yanından mektuplar forumda toplanmıştı. Mahir Şanlı isimli abimiz bunları toplayıp kitaplaştıracaktı. Burada Alpaslan Abi'ye mektuplar ve onunla yaşanan olaylar anlatılacaktı. Mahir abi kitap konusunda tecrübeli. Kendisinin çıkarttığı kitaplar da vardı önceden. Yurt dışında yaşıyor. En güzel yazılar seçilip kitaplaştırıldı. 27 Eylül'de, o kara günde satışa çıkacak. Kitabı Galatasaray Store, seçkin kitapçılar ve Carrefour, Migros gibi seçkin marketlerde bulabilirsiniz. Ayrıca internet üzerinden, Galatasaray Store resmi sitesinden de satın alabilirsiniz. Kitabın tüm geliri Galatasaray Tekerlekli Basketbol Takımına aktarılacak. Bu da çok güzel bir haber. Kitaplara herkesin hücum edeceğinden hiçbir şüphem yok. Okunması ve arşivlerde saklanması gereken bir eser olacaktır. Alpaslan Abi'nin adı böylece her yerde yaşatılmaya devam edecek. Galatasaray taraftarı üstüne düşeni yapacak, gerekli hassasiyeti gösterecektir. Bunun sonucunda da uzun süre en çok satılanlar listesinde yerini alacaktır.

Bu arada şunu kesinlikle unutmayalım. Her kitap gibi bunun da korsanı çıkacaktır. Forma, atkı derken lütfen en azından bu konuda korsana yönelmeyelim. Kanıbozuklara prim vermeyelim. Bu iş para işi değil gönül işidir. Aman dikkta diyelim.

Kitapta emeği geçen ( mektup atan - derleyip toplayan - yayınlayan ) herkese teşekkürler. Kitabın abimize layık olduğuna canı gönülden inanıyorum. Keşke bu kitap hiç çıkmasa, o pankartlarının olacağı maç orada 3'lü çekebilseydin be abi. Ama biliyoruz sen hep oradasın. Her 3'lü de sesin geliyor stadın her yerine.

" teker teker geleceğiz yanına,
biz orada olacağız kolkala... "

Ağabeyimiz İçin | Pankart Organizasyonu

|

Alpaslan Dikmen...

Galatasaray tribünlerine adanmış bir hayat..
Sarı kırmızı geçen ama erken son bulan bir yaşam;tribünlerimizdeki birlik ve beraberliğin mimarlarından biri.

Şimdi onun bize bıraktığı mirasa,Ali Sami Yen tribünlerini,aramızdan ayrılışının 1. yıldönümünde salkım saçak Sarı-Kırmızıya boyayarak sahip çıkıyoruz.

Ağabeyimizi en sevdiği yerde;Ali Sami Yen Stadyumu’nun tribünlerinde anıyoruz.

Tüm ultrAslan alt kolları ve temsilciliklerine ÇAĞRIMIZDIR ;

Aramızdan ayrılışının sene-i devriyesinde Alpaslan Ağabeyimizi anmak,Ali Sami Yen’i salkım saçak Alpaslan Dikmen pankartlarına boğmak için Dünya’nın dört bir yanındaki ultrAslan’lardan,Alpaslan Dikmen temalı,el emeği 1 adet pankart boyamalarını istiyoruz.


ultrAslan yukarıdaki resmi açıklamayı geçtiğimiz günlerde yaptı. Pankart Organizasyonu Detayları yorumlar kısmına birazdan eklenecek. Katılmak isteyenler o bilgilere bakabilirler. Organizasyon 7. haftadaki Eskişehir maçında yapılacak. Tartan pistin ve tribünlerin Alpaslan Abi'nin vefatının 1. yılında pankarta boğulması planlanıyor. Elbette hepsi özenli olmalı. Abimiz bu tribünler için ne kadar özenli çalıştıysa o kadar özenli olmalı. Ama sadece isminin yazılıp gönderildiği pankart bile değerlendirilecek. Facebook'daki organizasyon linki burada mevcut. Umarım alnımızın akı ile bu işten çıkarız. Hadi Bismillah..

Alpaslan Dikmen Tribünü

|

Bildiğimiz gibi GSYİAD geçtiğimiz günlerde Eski Açık Tribünü kapatacağını açıklamıştı. Kombinelerin üstünde Alpaslan Dikmen ismini yazdırmak istemiştik. Ama yeni kombineler dağıtılmaya başlandı ve ismini göremedik. Bu nedenle her ne kadar yeterli olmasa da üstü kapatılacak tribüne Alpaslan Dikmen ismini başka yoldan vermeye karar verdik. Üste takılacak portatif çatıya ufak bir panel eklenerek üstteki resimdeki gibi isim yazılabilir. Elbette Eski Açık tribün önümüzdeki sene bu şekilde olmayacak. Bu sadece ufak bir tasarım. Ama tema olarak size belirtmek istedim. Bursaspor stadının üstünde ki panel gibi aşşağıya doğru yapılan eğimde bu yazının yazılmasının zor olmayacağı kanaatindeyim.

Bu konuda forumlarda GSYİAD'a mail kampanyaları başladı.
Siz de 1905@gsyiad.org adresinden bu isteğimizi belirtebilirsiniz. Atılan tüm maillere cevap veriliyor. Ne kadar çok atarsak o kadar çok dikkat çeker. Onlar bu isteğimizi gerçekleştirmezse taraftarlar olarak oraya pankart asma fikri de var. Eninde sonunda oraya o yazı asılacak ama en iyi olması için uğraş verilecek. Bu isimi oraya yazdırsak da kulüpte resmi olarak oranın Alpaslan Dikmen Tribünü olduğunu kabul etmelidir. Biz oraya aylardır o ismi verdik ama sonuç alamadık. Ama Ülker 2-3 milyon verse anında değişmişti ismi. Bu kadar vefasız mı olduk biz? Ayrıca sağda solda tribünün rakip taraftar kısmının kapatılmayacağı konuşuluyor. Umarız böylebirşey olmaz ve o tribün tamamen kapatılır.

Hepimizin destekleri ile bu sene ;

"ALPASLAN DİKMEN SARI DİYECEK"
Not: Bursanın stadını örnek verdik eğimli panel olarak. Bu resimi görmek isteyenler için yorumlar kısmına link vereceğim. Ayrıca mail kampanyasına katılmak isteyenler için de hazır bir metin koyacağım.

DEPO