Harry Kewell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Harry Kewell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Harry Kewell, Lucas Neill ve İnsua'nın Vedası !

|
Bu isimlerin her birine ayrı ayrı veda etmek gerekirdi belki de. Ancak kulüp dahi 5 isimin arasına sıkıştırıverince böylesi gerekli oluverdi. Üçü de futbolun beşiğinden, İngiltere'den gelmişti. Ayrı ayrı kultürü olan kulüplerden gelmişlerdi. Öyle büyük maliyetleri de yoktu. Bizim onlara ihtiyacımız vardı, onların da kendini yeniden kanıtlama fırsatına ihtiyacı. Hepsi de başarılara koşacak takımda yer bulabilecek isimlerdi. Ancak olmadı. Çünkü çok kötü bir dönemde gelmişlerdi. İkisinin tecrübeleriyle, İnsua'nın da adamlığıyla bize öğreteceği çok şey vardı. Öğrenmeye açık değildik lakin. Bu takımın abisi olmayı Iğdırlı daha çok hak ediyordu çünkü. Kınayı da yakmıştı muhtemelen bu saatlerde. Bu takımın yıllardır beklediği isim eşşek katillerinin yolunu tutmuştu bu saatlerde abi(!)'nin sayesinde.

Kewell isyanıyla, sahadaki kavgasıyla, Türkçe'si "kahretsin" olan sloganıyla kalbimizde yer edinmişti. Bordeaux'a attığı golden sonra oraya örümceğin ördüğü ağ belki de bir daha hiç bu kadar ürkmeyecekti. Galatasaray'lı Kewell'dı o. Daddy Cool'du. Kalçadan çıkan şutların patent sahibiydi. Candı, kandı adamdı. Stay With Us'dı, hep bizle kalacaktı. Ama kalamadı işte. Ne yapılabilirdi ki? Bu taraftar onu unutmayacaktı. Gülüşü kimsenin aklından çıkmayacaktı. Bu bize yeterdi de artardı.

Neill'da aynı vatandaşı gibi isyan ederdi. Adardı kendini sahaya ve meşin yuvarlağa. Kavga ederdi yuvarlak top için. Ancak yanında yontulmaya müsait olmayan kalasla kavga bir yere kadar oluyordu. Olmuyordu hatta. Kavganın yanında yetenek de gerekiyordu. Bu Lucas'da vardı. Bu ülkenin gördüğü bir çok forvetten daha çok vardı Allah vergisi yetenekler. Ama artık Galatasaray'da değildi. Olmamalıydı da. Çünkü daha fazla bize benzememeliydi. Yolu açık olsundu.

İnsua gençti, yetenekliydi. O da Premier Lig mücadelesini kısa sürede almıştı. Bu takımdaki çoğu kişiden daha adamdı. Bi tarafını kaldırmaya üşenen adam olduğunu sananlara inat kırk yıllık Galatasaray'lı gibiydi. Gol olunca sevinirdi. (Evet, artık gol olunca sevinen oyuncular az olduğundan bu bile bizim için ölçüt) Kendisiyle pek tanışamamıştık ama gönderilecek en son adamlardan birisiydi. Hep böyle kalmalıydı.

İyi ki Doğdun 'Wizard of Oz'

|

İyi ki doğdun, iyi ki Galatasaraylı oldun Harry Kewell !

''Kewell From Galatasaray''

|

Profesyonel futbolcumuz Harry Kewell ile sözleşmesini bir yıl daha uzatmak üzere prensip anlaşmasına varılmıştır.

Avustralyalı oyuncumuz, yapılacak sağlık kontrolünün ardından resmî sözleşmeye imza atacaktır. Kewell’ın sağlık kontrolü ve imza töreni hakkında gerekli bilgilendirme daha sonra yapılacaktır.

Galatasaray'ımıza son yıllarda gelen en önemli yabancı oyuncu Harry Kewell 1 yıl daha aramızda.

Fazla söze gerek yok; Galatasaraylı Kewell !

Nonda mı, Kewell mı, Akıl mı?

|
Medya yine ayağa kalktı!Kewell’a ayıp oluyormuş…Kewell gönderilmemeliymiş… Kewell’a sahip çıkılmalıymış! Eğer bunlar vicdani yaklaşımlarsa, Ve de gerçekten Kewell Galatasaray için önemli bir futbolcuysa diyeceğim olamaz! Ama bunların alayı provokasyon! Galatasaray’a gelecek Dos Santos’un engellenmesi için döndürülen dolaplar! Bizans entrikaları… Yorumu bedava yapan, aklı işin içine katmadan sadece taraftar gözüyle ve rekabetin haşin diliyle konuşanlar Galatasaray’ın güçlenmesinden korktukları için Kewell’ı sahipleniyorlar.

İşe bakın; Sahiplendikleri Kewell 32 yaşında…Hepatit bilmem ne hastası… Müzmin sakat… Maçta devamlılığı yok, Üst üste beş maçı yok! Rijkaard’ın koşan, rakibi parçalayan oyun tarzına uymuyor, Sözleşmesi dört ay sonra bitiyor. Pahalı maliyet! Gelecek olan Dos Santos 22 yaşında, Cıva gibi,
Rijkaard’ın yetiştirmesi ve beğendiği oyuncu. Önemli takımlar da peşinde… Siz olsaydınız hangisini tercih ederdiniz? Sizden vazgeçtim; Kewell Galatasaray yöneticisi olsa hangi futbolcuyu tercih ederdi? Ey Galatasaraylı lütfen medyanın gazına gelip yönetimine çatma! Bırakın insanlar doğru bildiklerini yapsınlar. Baros, Kewell, Keita, Elano, Lucas Neill, Jo alınırken nasıl havalara fırladınızsa, Bırakın yöneticiler de istediğini yollasın! Onlar bu işin doğrusunu bilir. Kewell gidicidir!

Kewell'a ben de hayrandım

Koyunun bulunmadığı yerde keçi Abdurrahman çelebidir!Kewell da öyle. Ben de Kewell'a hayranım… Keşke kalabilseydi! Çoğu futbolcuda olmayan özellikler Kewell'da olduğu için onu beğendim. Başta akıl. Kewell futbola akıl sokan adam. Zekanın önemini kavramış bir üstün sezgi… Ama bunlar anlık! Ama bunlar sadece ona özel! Aktarılamayan bilgiler. Doğuştan, Allah'tan… Top gelirken nerede duracak, bir adım öne mi geriye mi gidecek… Arkadaşına pası gözü kapalı verecek. Hızlı düşünceyle takımını atağa kaldıracak… Daha nice akıl oyunları…

Kewell'da beğendiğim bir başka yön de Galatasaraylı hiçbir futbolcuda olmayan topa güzel vurma becerisi. Fişek gibi ve adrese… Ancak bunlar koca sezonda beş maç, bilemedin on maç…Ve de ancak iki sene daha, giderek ve düşerek sürecek!... Ayrıca bedeli de çok pahalı. O yaştaki oyuncuya o bedel çok!Alırken akılları neredeydi diyeceksiniz?Haklısınız ama o zaman da Kewell iki yaş gençti ve şikayetlerinin düzeleceği bekleniyordu!Takım da bir bakıma yenilenmek istiyordu.Ve Galatasaray'ın da bir ivme kazanması gerekiyordu!

Rijkaard'ın oyun planına uymaz

Siz sanıyor musunuz ki Galatasaray yönetimi Rijkaard'dan ve de Neeskens'ten habersiz bu transferleri yapıyor… Asla! Rijkaard'ın verdiği rapor doğrultusunda yönetim de kesesi ölçüsünde transfer yapıyor. Rijkaard'ın oyun anlayışında Kewell'a yer yok! Ama bunu anlatmak zor. Çünkü bizim insanımız kendi bilmediği gibi işin ehline de inanmıyor! Rijkaard'ın forveti cıva gibidir. (Bakınız Barça) 4+6+0 diye yıllardır yazıp-çiziyorum. 6'lının hepsi gezici tim! Görmediniz mi? Arda, Keita, Kewell, Caner kaç kez açık oynadı, yer değiştirdi… Rijkaard devamlı bir arayış içinde… Keza; Elano, Baroş, Mustafa Sarp, hatta Ayhan, Aydın ve Barış hep alan değiştirerek oynayan oyuncular. Benim Sabri orta sahaya dememin altında da bu anlayış var. Ben bilmiyor muyum Sabri'nin sınırlı yetenek olduğunu ama Rijkaard'ın sistemine uyacak bir oyuncu. Göreceksiniz Ali Turan gelirse Sabri ortaya kayar. Bütün bunları Kewell'ı anlatmak için yazdım. Rijkaard'ın bu oyun planı için Genç Santos mu? Kronik sakat ve yaşlı ve de yorgun Kewell mı? Banko Dos Santos. Ancak Kewell'ın gidişi beni de üzüyor. Adam çok sevimli, çok nazik ve de çok becerili…Ama biline ki mezarlıklar vazgeçilmezlerle dolu! Yönetim bunun hesabını iyi yapmıştır. Uzun süredir Kewell'la sözleşme uzatılmaması da sırf bu yüzdendir. Sakattır Kewell… Son sakatlığı da daha 2.5 ay sürecektir. E mevsim bitti! 2.5 ay sonra en az iki ay da forma girmesi sürer. Bu da taraftarın ya da medyanın değil, yönetimin bileceği iştir.

Rijkaard Kewell'ı gözden çıkartmıştır.Vefa, mefa, kalsın, beyefendi, olmaz… Bunların akılla ve bütçeyle hiç ilgisi yok!Kewell'ın maliyeti de çok!Sene sonunda da serbest kalacak belki dünyaları da versen kendi kalmayacak!Bütün bunları da düşünen var mı ki kalsın diye feryat ediyor medya!Siz yaygarayı bırakın akla yaklaşın; En mantıklısı Kewell'ın gitmesidir.

Nonda ve Baros

Rijkaard'ın Nonda'yı ısrarla karda oynatması.Penaltıyı Nonda'ya attırtması.Onu oyundan almaması.Hep Nonda lehine hoca notudur. Jo'nun Avrupa'da oynayamayacak oluşu ve Baroş'un sakatlığı Nonda'yı ön plana çıkartıyor. İçlerinde en sağlam olanı da şimdilik Nonda. Ve de Nonda golcü! Kewell öyle değil. Ha deyince oynayacak oyuncu şu an için Nonda. Ya da en iyi yedek. Baros'un sakatlığı varsa Nonda gitmemeli. Baros'a gelince; Ciddi bir tıp faciası yaşandı! Galatasaray Spor Kulübü doktorları resmen uyudular. Baros tam iyileşti ikinci yarı oynayacak derken, Baroş en az bir ay daha geri gitti!Böyle gaflet olmaz! Baros gönderilmez! Ayrıca Mart başı da sahaya çıkar ve oynar. Baros Galatasaray'ın, bilhassa Rijkaard'ın çabuk ve alan değiştiren futbolunda rakibi meşgul ederek savunmasında boşluk yarattıracak adamıdır. Baros'tan vazgeçilmez. Onun kadar rakibin iki göbek oyuncusunu meşgul ve taciz eden dayanıklı ve becerikli başka oyuncu bulmak zordur. Baros'un sözleşmesini askıya almak deliliktir.Adam Mart başı oynayacak deniyor. Galatasaray da Atletico Madrid'i geçerse ne olacak?


Öngörüm şudur;
Galatasaray iyi işler yapıyor. Yönetim kulübü çok akıllı yönetiyor. Tabii ki bazı transferlerde uyumsuzluk da olacak şartların getirdiği mali sorunlar da yaşanacak. Neticede Galatasaray yarışmacı ve şampiyonluklara alışık bir takımdır, onun için de transferler hiç durmaz ve daima iyi bir takım yaratmak için arayışlar sürer. Unutmayın ki Galatasaray bu ülkenin başarıda tavan yapmış ilk takımıdır. Neden ikinci başları da gelmesin. Bırakın da yönetim bildiğini yapsın!Alırken iyi de yollarken mi kabahatli bu yönetim.


Osman Tanburacı - Sporx

Galatasaray bugünlerde kritik bir kararın eşiğinde. Yönetim tam bir poker masasında. Baros sakat ama vazgeçilmez. Kewell sakat, vazgeçilmez, ona tapıyoruz ama 2. yarıda tam olarak hiç yararlanamayacağız. Nonda Avrupa'da oynayacak tek isim. Bu durumda Dos Santos gibi bir isimi alabilmek için bu 3'lüden birisinden fedakarlık gerekiyor. Nonda giderse Türkiyenin Avrupa'ya açılan kapısının Avrupa'da forveti kalmıyor. Baros dondurulursa 3 ay sağlam bir şekilde sadece antrenman yapacak. Kewell ise Nisan ayına kadar yok ve sözleşme imzalamak için 1 milyon Euroluk artış talep ediyor. Tam olarak forma girerse 2-3 hafta yararlanabileceğiz ve mevcut şartlarda anlaşmamız imkansız. Osman Tanburacı bence Galatasaray için en mantıklı olanı yazmış. Ama Kewell gitsin demek içimden gelmiyor. Hayırlısı ne ise o olsun. Galatasaray için en faydalısı olsun. Ama ne olursa olsun kolpa basından tahrik olup yönetime, gelen futbolcuya yüklenmeyelim. Dayım'ın deyişi ile ilk yenilgide gidecek futbolcunun ismini bağırmayalım.

Eğer gidecek isim Kewell ise oturup görüşelim. Sezon sonunda kalacaksa kesinlikle göndemeyelim. Ama kalmam gideceğim diyorsa 2-3 maç için bekletmeyelim 5 ay. Umarım ilk seçenek olur ve bizimle kalır. Çünkü Kewell bizim için sadece bir futbolcu değil.

Looking For Kewell...

|

Harry Kewell aristokrat bi'adam. Ama rusya'da serfliğin kaldırılması için isyan çıkaran, bunun sonucunda idam edilen dekabristler gibi bi aristokrat. Soylu ve soyluluğunu kullanmayan, soyluluğunu unutan bir adam yani, ki elitlerinde ancak böylesini sevebilir bu yürek.

2 sene önce takıma kazandırıldığında beynimde çınlayan ilk imge bir "sol-ayak" olmuştu, Kewell demek very strong left-foot demekti, son zamanlarda bütün transferlerden daha öte, sevindiren bir yerlerden konuşuyordu bu abimiz, siroz dediler, ölümcül hasta dediler dönüp bakmadı bile, sporcu sahada konuşsa gerektir dedi ve yüreğini alanlara biledi. Bizim yüreğimizi de törpüleyecek şimdi giderse, en yarım kalmış Galatasaray'lı futbolcu olarak çapasını içimizdeki derin bi yere bırakacak, uçan hollandalı gibi bişiy, ölümsüz ve akabinde ölüleri öte dünyaya taşayan bir efsane, Kewell bizi taşımasın, takımı taşısın.

Abim Kewell gitme, yarım kalma, çocuklar okur bi 'özel okulda...

KeWELL Done !

|

Kewell hakkında kolpa basın tarafından çıkarılan absürt haberlerden sonra onunla ilgili yazı yazmayan kalmadı. Ben onu bu sene yedek oyuncu olarak düşünüyordum. Geçen sezon belli dakikadan sonra oyundan düşüyordu. Ama muhteşem bir performans gösteriyor. Bütün maçları 90 dakika tamamlayabiliyor. Sadece taktik değişiklik sonucunda oyundan çıkıyor. Hiç dinlenmeden perşembe - pazar maç yapıyor. Ee bunları biliyoruz be adam saadete gel diyorsunuz biliyorum. Biz de kalmasını istiyoruz. Gitmesin istiyoruz. Giderken hava alanında uğurlanacak nadir oyunculardan olacaktır. Muhtemelen Manisa maçında ona pankartlar yapılacak. Biz de stada koşup onu çağırırken biraz daha yüksek sesle bağıralım. Hani çok bağırınca boğazdan tren geçmiş gibi olurya öyle bağıralım işte. Gitme Kewell diyelim. Fotoğraftaki gibi çıkarma o formayı diyelim. Başka forma giymeyeceğin zaman çıkartabilirsin o formayı diyelim. Forma çıkartmaya sarı kartı şimdiden verelim ki sezon sonunda çıkartırsa kırmızı kart yiyeceğini bilsin.

Mutlu Yıllar!

|
Sen farklısın be Kewell!
Happy Birthday!

22.09.1978

Hep Bizimle Kal...

|

Harry Kewell Avustralya'daki Sydney Morning Herald dergisine röportaj vermiş.
Bizi ilgilendiren kısımlarını Çağrı ayıklamış sağolsun.

Röportajı Chao Grey'den gördüm. Teşekkürler.

-Sence Leeds taraftarları senin Galatasaray’a gidişinden dolayı sinirlenmekte haklı mı?

-(Olanlardan dolayı) Galatasaray kulübünü suçlayamazsınız. Ama açıkçası, ben Galatasaray’a gitmeye karar verdiğimde; hayal kırıklığına uğramış olan birkaç Leeds taraftarı vardı. Dünyanın hiçbir yerinde bir taraftarın ölmesini ya da kavgaya karışmasını bile duymak istemezsiniz. Bu, sadece bu oyuna utanç verir. Hikâyenin tamamını bilmiyorum, herhangi birisinin de bildiğini sanmıyorum. Galatasaray’a gelmemin sebebi bu iki kulübün arasını bulmaktı ki geçmişte ne olduğunu unutup hayatlarımıza devam edelim, ve herkesin deli gibi sevdiği bu muhteşem oyunu oynayalım. Bir saygı göstergesi olarak, 19 numarayı seçtim. Leeds için gerçek anlamda futbol oynamaya başladığımda 19 numarayı giymiştim, burada da aynı numarayı aldım ki herkes bu iki kulübü birleştirmeye çalıştığımı görsün.

…


-Hadi Türkiye’den bahsedelim. Galatasaray’a ani transferin bir çok kişiyi şaşırttı.


-Evet, sanırım herkesin ortak tepkisi buydu. Benim de. Menajerimle transferim hakkında ilk konuşmamda şöyle demiştim: “Ne? Hayır, hayır, hayır.” Ama onlar (Galatasaray ) çok olumlu yaklaştılar ve görüşmeyi sürdürdüler. Her şeyi doğru yaptılar.


…

-Galatasaray’ın stadı dünyadaki en korkunç stat. “Cehenneme hoş geldiniz” diyorlar. Nasıl bir yer?


-Bence spor dünyasındaki en heyecan verici stat. Liverpool’daki Kop’u şarkı söylerken gördüğünüzde doruk noktasını gördüğünüzü sanırsınız. Ama burası çok özel. Büyük ihtimalle onlar dünyanın gelmiş geçmiş en iyi taraftarları. Arkadaşlarım gelince, diyorum ki: “Maçı dert etme, taraftarları izle sadece.”


Hagi'den sonra hiçbir yabancı oyuncuya karşı hissetmediğimiz sevgiyi sana karşı hissediyoruz.
Bir çok Galatasaray'lı gibi...
Gitme! futbolu burada bırak.. Bizimkilere öğreteceğin çok şey var!

İstediği kadar uzatın sözleşmesini ağlarız lan!

P.S Haber Eğer doğruysa Allahım sana geliyorum...

Sabri ve Harry..

|



Sabri ve Harry çekirdek çıtlarken...



DEPO