Tek Tribünün 10. Yaşı

|

Büyük organizasyon sorunu çeken Galatasaray tribünlerinin imdadına yetişti 2001'de ultrAslan ismi. İsmi önemli değildi. Zira şu anda yazısını okuduğunuz yazarın ismi de olabilirdi tribünün adı. Artık tribünde tek grup olacak, yurtiçi - yurtdışı temsilcilikleriyle, uni oluşumuyla tüm tribünler tek çatı altında toplanacaktı. Başarıldı da. Alpaslanı'yla, Keremi'yle, Aytaçı'yla, Edipi'yle dünya tribün fanzinlerini takip eden radikal bir oluşum oldu. Dünyanın her yerine yayıldı. Her Galatasaray'lı, ultrAslan'dır mantığıyla yola çıkıldı. Her Galatasaray'lının ultrAslan'ım dediği dönem de yaşandı. Ülkenin en iyi koreografileri, örnek duruşları, sivil toplum örgütü gibi ziyaretleri, birbirine bağlılıkları, üretilen besteleri ile çok başarılı olundu. Medyatik olunmadı. Sessiz, asil oluşum olundu. Ancak ilerleyen yıllarda küskünleriyle, tribüne yapılan darbesiyle, Galatasaray'lıların dövülmesiyle, ayrılan alt gruplarıyla, yönetimle aynı fikirde olunmasıyla ( kulüp yararı gözetilmeksizin ) tüm bunlar kaybedildi. Alpaslan Dikmen döneminde bir tane eleştiri oklarına hedef olmayan oluşum bir anda herkesin şamar oğlanına dönüverdi. O kadar sağlam temellere dikilmişti ki hala dağılmadı. Şu yazıyı yazan adamın içini acıtıyor onlara yalaka diyebilmek. Derken bile bir yerlerinden bir şeyler kopuyor. İçi hafiften acıyor.

Şu yazıyı yazan adamın çok fazla isteği yoktu. Tüm dünyadaki Galatasaray'lıların övündüğü, Galatasaray çıkarlarını gözeten, Galatasaray'a gönülden bağımlı; bağımsız bir oluşum. Alt gruplarıyla, aylık fanziniyle, radikal çıkışlarıyla, kararlı duruşalarıyla, barışçıl, küfüre karşı ama tribün kültürüne sahip bir oluşum. Deplasmana onlarca otobüsle giden, resmi internet sitesinden " şu deplasmana otobüs kaldırıyoruz " açıklamasını yapabilen bir oluşum.


Şu an mümkün görünmeyen bu istekler için saç beyazlatmaya razı olan, ancak beyazlatsa dahi mümkün olmayacağını bilen bir adam.

0 yorum / Yorum Gönder:

DEPO