Şampiyonluk Yolunda v.2

|
ÇEYREK FİNAL

Galatasaray 68-54 Mersin BB
Mersin BB 54-101 Galatasaray

YARI FİNAL

Galatasaray - Kayseri Şeker

Ali Sami YEN Stadyumu #4 - Derby

|



Bülent Ünder

|
Galatasaray yönetiminin koltuk sevdasının son ürünü. Bu kısa dönemde, kısa vadede kendi çapında başarılı olacaktır. Olması ümidiyle diyelim.

Hoş geldin.
Giderken ne diyeceğiz ?
Hoşça kal !

Tecrübeli Gltsrytrftrı.

Biz de Uzaktan Severiz...

|
Büyük bir aşksın bizim için sen. Tükenmek bilmeyen nefesimiz, ruhumuz, göğsümüzü gere gere haykırdığımız gururumuz, isyanımız, adanmışımızsın sen. Odamızın en güzel köşesindeki postersin sen. Sana olan sevgimiz bugün son bulmayacak. O poster oradan koparılmayacak. Sen bizim için Galatasaray'ı bu hale getiren kişi değil, bir koltuk sevdasının kurbanısın. Yönetimin değer tüketme heyecanının son halkasısın. Sen onlar için sığınılacak liman, bizim için kalbimizin en güzel yerinde sığındırılacak adamsın Hagi. Adamsın.

Sahada başarısız da olsan kalbimizde kazanansın sen Hagi. Yaptığın giderlerle, mücadele ana temalı futbol anlayışınla kazanansın sen. Sen kulübede tek başına otururken yüreğimizin bir yanı nasıl parçalanıyorsa, aynı yürek dakikalar önce yine parçalandı seninle yollar ayrılırken. Biz senin Galatasaray'lılığını kupalarla ölçtük, Adams'e tokat atarken, Erol Ersoy'a tükürürken ölçtük. Şimdi alacağın veya almayacağın tazminatla değil.

Elveda Commandante !


Zincirlere Vursalar,
Zamanı Durdursalar,
Toprağa da koysalar
I Love You Hagi!

Şampiyonluk Yolunda !

|
Türkiye kadınlar basketbol liginin normal sezonunu lider bitiren Saray'ın Sultanları şampiyonluk yolunda bugün elenmesi gereken bir takımın karşısında. Tüm takımlara karşı saha avantajını elde eden sultanlar sarı - kırmızıya terlerini akıtırken en az kişi ve en yüksek desibelle haykırıyoruz galatasaray diye dolunayın altında !

PEŞİNDEYİZ!

Sözün Bittiği Yer ; Hagi'nin Vedası

|




Geçen sene Ekim'in yirmi dördünde ; Khalkedon da çubuklu tayfa elimizden zor kurtulmuş, maç bitmiş , stadın ışıkları sönmüş biz kaçan pozisyonların muhasebesini yapıp , kapıların açılmasını beklerken, sen görünmüştün çıkış tünelinin başında.. Takımı tribüne getirişin, bir bayram havası , herkes son dakikada gelen gole sevinirmişçesine haykırıyordu I love you Hagi ! diye..


Bülent ' e yapılanları şu an bile hazmedememişken, Hasan'a havaalanında telefon fırlatan insanların tribünde milletin gözünün içine baka baka, yüzleri kızarmadan yönetimi protesto için Hasanşaşım diye tezahurata girerken, harcanan onca değer için içim yanarken sen geldin deli köşeme oturdun. Büyük futbol şanssızlığının yanında hatalarında olmuştur elbet, ancak seni iki mağlubiyet sonrası istifaya davet edenlerin, sen Galatasaray'ın en büyük değerlerinden biri, ele güne karşı isyanımızken ; seni bol sinkaf lı cümleler içinde kullananlarla aynı Galatasaray'ı sevmediğimi anladım. Küfrümün edebimi aştığı zamanlar oldu sana yapılan ağır ithamları gördükçe, ellerinde olsa seni tekme tokat gönderecek insanları tanıdım, aynı Bülent'e yapılanlar gibi. Yükselen Hagi istifa sesleri içimi acıttı, öfkelendim hüzünlendim. Yönetim,futbolcu, taraftar endüstriyelleşmek denen futbol illetine tutulduğumuzdan beri, taraftarın her ne olursa olsun Lincoln'ü Bülent'e , Misimovic'i Hagi'ye tercih etmesinden beri , değer nedir bilmez rezil yönetimin her defasında ciğerimizden bir parça koparmasından beri Galatasaray'ın bir his takımı olduğu zamanları özlemledim.


Kasvetli bir Mart sabahı, yolun İstanbul'a düşecekse eğer , hava alanında ellerimizde çiçekler, dillerimize name olmuş " I love you Hagi! " ile sana vedaların en güzelini yaşatmak için orada olacağız !


I Love you HAGI !










Ulan Galatasaray!

|
biz öööle kendi hayatımızı efendi gibi yaşamaya çalışırken

ne biliyim...
sağa sola salça olmadan...

belki en büyük keyfimiz...
günesin allahına kadar vurdugu altın sarısı biramızı yudumlarken...
birbirimize ask acılarımızı, ''pardon! gözüme toz kaçtı!'' hissiyatı içinde fısıldarken...

bacağımıza sürünüp duran bir kediyi okşarken,
''ooluum bu kedi hayvanı var ya, tekamül zincirinin en son halkasi lan...
"buda'dan bile daha bilge lan bu hayvan!'' seklinde naif muhabbetlerimizi yaparken...

kanımızı dökerek kurduğumuz ayyaş cumhuriyetin en aşşağılık başkentleri aksaray meyhanelerinde
ileri karakolları olan parklarda...
gökte sadece sahici bi dolunay...
elimizde güsel marmara...
şehirin götünde pireler uçusurken
ve biz terkedilen bir sevgili nasil üşürse...
işte ööle üşürken...
ve daha onyedi...onyedi...on yedi...iken aşk konuşulur di mi...
hayir biz senin addını fısıldıyorduk galatasaray
bunu hiç bilmeyeceksin!

gecenin çükünde her türkgh babası gibi ayyaş bi babanın sızmasını bekledikten sonra
yine boynumuzda sarı-kırmızı kaşkollar
yine aynı dolunayın altında buluşup
bağrında gecelemek için sana koşarken
içtigimiz o güsel marmaranın bile adın kadar içimizi ısıtamadığını hiç bilmeyeceksin galatasaray!

1980'ler...sokağa çıkma yasakları... daha on yedi...on yedi...on yedi...bile diilken
geceleri boynumuzda sarı kırmızı kaşkollar...
elimizde sarı kırmızı pankartlar...bir militan gibi toplum polislerinden kaçarken...
ve bütün yaşıtlarımız...
geceleri... gayrimeşru bu şehrin gayrimeşru duvarlarına kahrolsun faşizm yazarken
biz geceleri aynı duvarlara...en büyük cimbom yazdık
ve bütün yaşıtlarımız gündüzleri mütemadiyen fenerli iken
biz aleme inat seni sevdik
komik olan şuydu
tarihinin en zavallı dönemiymis meğer
hiç şampiyon olamazdın o zamanlar
biz de zaten farkında diildik... hep güsel marmaraydık çünki

daha on yedi on yedi on yedi bile diildik...

neden gaassaray? diyenlere...
because, güsel marmarayla güsel gidiyor! derdik...
ki bunu hiç bilmezsin...
daha onyedi onyedi onyedi bile diildim diyom... alooooooo?
ulan gaassaray! söyleyecek o kadar çok şeyim var ki sana!
ulan! anlatacak o kadar çok hikayem var ki gaassaray

anam avradım olsun hiç bilemeyeceksin!
bu kediler var ya...çok enteresan hayvanlar abi...


tribün dergi / ferguel

Canaydın

|






Saygıyla Anıyoruz.


Şampiyonu Belirleyen Galatasaray Taraftarıyım

|
Ben bir Galatasaray taraftarıyım. Ben her sezona şampiyonu belirlemek vizyonu ile çıkarım. Belirlersek sevinirim. Belirleyemezsek de üzülmem. Çünkü benim şirketlerim mali açık vermiyor artık. Bu sabah duran toptan attıkları golü anlatan rakip taraftarlara riva projesini hayata geçireceğimizi söyledim. Hepsi sustu kaldılar. Bir de baktım ki benim Gökhan'ımın omzu boyundaki adamın golünü anlatıyor bana. Bak sen şu işe. Hemen ona çadırın yerine yapılacak iş merkezi projesini söylemez miyim? Söyledim tabi. Sustu hemen yazık ne yapsın. Sağolsun çalışıyor büyüklerimiz bize de bunları anlatmak kalıyor. Dün akşam maçtan sonra görüştüğüm rakip takımlılara da Kıbrıstaki projenin altyapısından bahsettim. Bir anda duvarları yumruklamaya başladılar. Sabah bir de baktım ki hepsinin elleri sargılı. Altı üstü futbol kulübü mali yapısı bu. Ne gerek var bu kadar sinirlenmeye? Yapılan sponsorluk anlaşmalarından bahsettiğim bir arkadaşım ise alnında yaşlanma belirtisi gösteren bir çizikle çıktı karşıma. Daha saçındaki beyazların düne oranla arttığını gördüğüm arkadaşlardan hiç söz etmiyorum bile.Böyle işte. Şunları yazarken bile yüreğimi daraltıyorlar. Avazım çıkarcasına susuyorum. Umutlarımı çalan, en güzel duygularımı katledenlere nefesim tükenesiye dek küfür etmek istiyorum. Ama biliyorum ki hepsi aynı yola çıkıyor. Çekin ellerinizi Galatasaray'ımdan diyorum usulünce.

Ben bir Galatasaray taraftarıyım. Bir spor stadyumunda tezahürat ile ulaşılan en yüksek ses rekorunu kırarım 131 desibel ile tek başıma. Bir spor müsabakasında yakılan en fazla meşaleyi yakarım tribünde 3000 meşale ile tek başıma. Türkiye'de 4 tribünde aynı anda koreografiyi ilk kez yaparım tek başıma. Avrupa maçında 45000 kişi ile deplasman rekorunu kırarım tek başıma. Ülke sınırları içinde 78000 kişi ile tribündeki seyirci sayısını kırarım tek başıma. Ve çizerim, boyarım 315 metrelik pankartı, kırarım yine rekoru tek başıma. Sapı feneve kalır. Şimdi elimdeki 3000 meşaleyle, başımdaki binlerce kartonla ve ‎131 desibel gücüyle haykırıyorum tek başıma ;

Yönetim İstifa !

YASAL UYARI !

|
Yıllardır bağırır dururuz ;

İki dileğim var cim bom bom,
İkisi de Fenev'e koymak..

diye, nedensizce..

Bu sene bununla yüzleşiyoruz Galatasaray taraftarı olarak. Lige, kupaya, Avrupa'ya havlu atmış Galatasaray, bu hafta çıkıyor bestede koyulması istenen takımın karşısına. Topu rakibinden daha fazla direklerin arasından geçirebilirse dilekleri kabul olacak bizlerin -eğer bestede söylediğimiz samimiyse-. Galatasaray'ı Galatasaray için seven ve karşısına çıkan her rakibini yenmesini, her kupayı almasını isteyen bizler için ise samimi bir söz değil bu. Beypazarı'ndan daha önemli değil çünkü bu geceki. Elbette en büyük olma iddiamızda bize en yakın rakibimizi yenmek diğerlerinden daha fazla zevk verecektir. Ancak hiç bir kupayı almaktan daha değerli değildir. Olmamalıdır. Bestedekini dinleyen yönetim, futbolcu için bu maç fırsat maçıdır. Sezonun içine sıçtıktan sonra kendilerini bir maçla affettirmek isteyeceklerdir. Ancak kupalara layık Galatasaray'ı bu hale getirenleri gerçek Galatasaray taraftarı asla affetmeyecektir. Hele ki şampiyonu belirleme şansı olduğu için avunan bir başkanı aklı selim hiç bir taraftar affetmeyecektir. Elbette bu maçta hem görsel hem tribünsel olarak takım sapına kadar desteklenecektir. Tribünde diğer maçlardan tek fark, fotoğraf çekip Facebook'a koymak isteyen adamların maça gelecek olmasıdır. Ve tüm bunlardan hareketle 'İki dileğim var cim bom bom' bestesi değil, 'siktiğimin kupasını getirin bize' bestesi Galatasaray'ındır..


Galatasaray - fenerbahçe
ALİ SAMİ YEN STADYUMU
21.oo

Sizi Seviyoruz !

|

Bu sene ruhun basketbolda olduğunu tescilleyen, en son Abdi İpekçi semalarında gördüğümüz Galatasaray gibi Galatasaray'ı bize güneyden de gösteren, futbol maçı öncesinde fenere kabusu yaşatan ve Türkiye Kupasını müzemize götürmemizi sağlayan ASLAN kızlarımız ;

Sizi Seviyoruz !

Oynayamayan Gelin, Taurasi Yoktu Dermiş !
Peki ya mevdiven ?

Bir Kulübün Değerleri Nasıl Yutulur ?

|
Siktir edin şimdi topu tüfeği. Tarih kitaplarında anlatılır durulur bir ülkeyi yıkmanın artık eli kılıçlı askerle değil, ülkeyi yozlaştırmakla olacağı. Ülkeyi ele geçirseniz dahi onların kültürünü yozlaştırmazsanız onların bir gün geri döneceği. Şimdi bu teoriyi uygulayın bir kulübe. Galatasaray çapında bir büyük kulübün başkanı ezeli rakibinin sempatizanı olsa ne yapar ? Futbol takımını başarısız yapar. Ama gün gelir devran döner o takım gelenek-görenekleriyle, değerleriyle yeniden canlanır. Ancak ezeli rakip sempatizanı başkan kulübün değerlerini öldürürse o kulübün geri dönüşü zor olur. 1990-2000 arası gençliğe baktığımızda bu gençlik için değerli olan nedir Galatasaray babında ? Bülent Korkmaz'dır. Hakan Şükür'dür. Hagi'dir. Hangisine göğsünü gere gere kaptanım, kralım diyebiliyoruz şimdi. Onlar veya başkası hatalıdır burası önemli değil. Önemli olan artık böyle değerlerimiz yok. Ezeli rakip sempatizanı başkan dahi getirsen bu kadar planlı bir çökertme yapamaz. Ama oldu işte. Bilmiyoruz bir şekilde oldu. Belki de 2 yıl sonra Tugay'a da karşı olacak bu camia. Aynen Davala'ya olduğu gibi. Bir koltuk sevdasına gidiyor değerlerimiz. En güzel duygularımız katil ediliyor bir koltuk sevdasına. Lütfen !


3-2

Yürüyedur Commandante!

|
10!

Misimovic olayında neler oldu neler bitti pek bir yorum yapamadık çünkü yorum yapacak kadar tecrübemiz yoktu Misimovic'le ilgili.Fakat bugün patlak veren son olayda başrolü Commandante'yle paylaşan M.Baros'u gayet iyi biliyoruz.Evet bizim Milan Baros.Hani şu aylarca süren sakatlıkları olan,ortalama 2 maçta 1 hakemle girdiği diyaloglardan,sorumsuz davranışlarından dolayı gördüğü sarı kartlarla sakat olmadığı maçlarda cezalı olan Baros.Ha,yeri geldiğinde,nadir de olsa,takımı sırtlayan Baros.İdman sırasında disiplinsiz davranışları nedeniyle idmanın kalan kısmını salonda tamamladı Commandante'nin isteğiyle.Bakıyorum da herkes çekmiş kılıçları yine,Defol Hagi diyenler bile var..Vay anasını sayın seyirciler,vaay anasını..Bunu diyenler zamanında ''Futbol bir erkeğin bir erkeğe 'I love you Hagi'diyebilmesidir demiyorlar mıydı?Ne oldu?Sahadaki ruhsuzlar,yönetimdeki koltuk sevdalıları ordusunun ihalesi de mi O'na kaldı?Galatasaraylılık bu mu ? Bu kadar basit mi her şey ?O bu değil de bize böylesi yakışmıyor beyler..

Yürüyedur Commandante!


Galatasaray 80-64 Efes Pilsen

|

Soğuk bir İstanbul Pazarı ve salonda kıpkırmızı, ateşli binlerce beden. Aradığımız Galatasaray ruhu bu sene kendini Ali Sami YEN Kapalısının çatısından bırakıp, uçmuş gelmiş Abdi İpekçiye. Ülkerin biçtiği kefeni yırtıp çıkmış ait olduğu dünyaya. Sahada rakiplerine nazaran küçük kontratlı aslanlar gösteriyorlar mücadelenin sözlük anlamını ele güne. Bizler burada ülkerin biçtiği kefeni yırtmamız gerekir derken çoktan aşmışlar bunu küçücük kontratlı kocaman adamlar. Tribünleri dolduran arma sevdalılarının kolkola girip bu mücadeleyi onure etmesi de başka bir keyif katıyor bu senaryoya. Senaryoda şampiyonluk için birleşmesi gereken halkalardan iki tanesi eksik görünüyor. Birisi; kemikleşmiş, bağıran seyircinin dışında pota arkasını dolduracak, kinsey'i 3-5 maç ligden uzaklaştıracak çekirdek tayfa. Diğeri ise yırtılmış, ama üzerimizden çıkarılmamış ülkerin kefeni. Eğer bunu üzerimizden çıkarıp, mücadele eden ama ufak kontratlı oyuncuların yanına kalın kontrat isteyecek adamları katarsak o zaman kimse duramaz bu takımın önünde. Bu sezon gidişatında final ve finalde saha avantajı gözüken takımımız için şampiyonluk hayal değil. Bir de girilecek Euroleague ön elemesi bize bu iki halkayı katabilir. Ama takımı desteklerken sırılsıklam olacak, Galatasaray'ı sırılsıklam seven bir o kadar gencecik bedene daha ihtiyaç var. Bu aslanlar burada kupayı kaldırınca, demiştik diyelim ;

Ne Efes Ne Ülker Ne de Telekom..
Haydi Bastır Cim Bom Bom Sensin Şampiyon !

Diye..

I Love You Hagi !

|

Üşümek de ne demek ?
Götümüz Dondu Reis !
cCc
Galatasaray 0-0 Son 30 Metre

Yetmez Ama, Evet !

|


BİR MİLAN BAROS SÖZÜ İLE ;

FUCK OFF !!!


Devamı Gelsin...

SALDIR, CİMBOM, OK LET'S GO !

Bir İhtimal Daha Yok !

|

Sen olmasanda bu kulüp yaşar,
Kupalar kazanır,zaferlere koşar...

ADNAN POLAT İSTİFA !!!


Galatasaray 0-0 Gaziantepspor

Bloguma Dokunma !

|

Bir kaç bloggerin yaptığını bütün blogger alemine mal etmek, yüzbinlerce bu işte hatası, günahı bulunmayan blogger yazarını , okurunu hiçe sayarcasına böyle bir karar almak ama kamera karşısına geçipte; şöyle özgürüz böyle özgürüz palavraları sıkmak ...

Öyle bi dünya yok abiler..



DEPO