Eğer ki bir adam top, üç direğin arasından geçmiyor diye ömründen ömür kaybediyorsa o adam Galatasaray'lıdır. O adam topun, üç direğin arasından geçmeyeceğini bilmesine rağmen 7 gün sonrasını hala bekliyorsa Armanın Peşindedir.
2004-2005 sezonunun 2.yarısında 100.yıl formamız o sezon sponsorumuz olan Umbro aksine Adidas tarafından üretilmişti.O günden itibaren 2005-2006 dan 2010-2011 sezonu da dahil olmak üzere Adidas formalarına akıttı terini futbolcularımız.Fakat geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamayla Adidas'la olan sponsorluk anlaşmasının fesh edildiğini ve yeni sponsorumuzun Nike olduğunu ve sözleşme feshinden kaynaklanan ve Galatasaray tarafından ödenmesi gereken tazminatı da Nike şirketinin ödeyeceğini öğrendik.Burdan da Nike'ın Galatasaray'ın sponsoru olmaya ne kadar istekli olduğunu anlayabiliriz.Nike'ın sponsor olduğu bazı dünya kulüpleri : Manchester United, Arsenal, FC Barcelona, Inter Milan, Juventus, Shakhtar, Porto, Dortmund ve Celtic..Önümüzdeki sezon nasıl bir parçalı forma giyeceğimiz az çok belli.Yukardaki tasarımı Aslantepe.biz'den ÖlümüneCimbom nickli üye yapmış ,ayrıyetten Nike kalitesini bir kez daha görmek isteyenler Fransa'nın 2011-2012 formasını(http://www.footballshirtculture.com/11/12-kits/france-2011-12-nike-home-football-kit.html)incelesinler.Dipnot:Rahmetli başkanımız Özhan Canaydın kulübümüzün başındayken Nike'tan gelen sponsorluk teklifini geri çevirmişti.''Haksız kazanç olur,hesap veremem.''demişti.Çünkü Nike'ın Türkiye distribitörlüğü Canaydın'a ait..

Bu zamana kadar herşey düzelir ümidi ile bekledik. 90'lı yıllarda başlayan birlikteliğimiz, başladığındaki gibi olur tekrar diye düşündük. Hep birşeylerin düzelmesi ümiti ile devam ettik olmadı,gördük ama yine de durduk,hep bizi bağlayan birşeyler vardı.
Son 1-2 senedir aramızdan kopanlar oldu. Gidenlere üzüldük ama Galatasaray için varız dedik, kenetlendik.
Hep bir ümitle bekledik.
Tribün adına ümitlerimiz tükenmeye başlamıştı ki bir taş parçasına ümit bağlar olduk, yeni stad yeni heyecan olur belki düzeliriz dedik, hep 2001'in hayaliyle yaşadık.
Galatasaray'a ve tribününe hizmet etmekten hiçbir zaman birşey beklemedik. Çünkü, sevgimizin karşılıksız ve tarifsiz olduğunu biliyorduk.
Ama, son yaşanan 3-4 olay sonrası boşuna beklediğimizi anladık. Bizim sevdiğimiz aşık olduğumuz Galatasarayın ve Galatasaraylılığının bu olmadığını, Galatasaray sevgisi ile hipnotize olmuş zihinlerimizin bile bunu anladığı yerde durmamızın bir manası olmadığını yaşadık ve gördük.
İçimizdeki Galatasaray aşkı elbette bitmez Galatasaray var oldukça ama artık tribünsel olarak yokuz.
Son kez de olsa "Yine düştük yollara" ama bu kez bu yolun dönüşü yok.
SultanS
Galatasaraylılığı yaşam biçimi olarak seçen, Galatasaray'a sonsuz sevgi ve saygı ile aidiyet hisseden birkaç arkadaştık. Zamanla genişledik.
Aramıza aynı değerleri paylaştığımız güzel insanlar katıldı. Bir aile olduk.
Birlikte olmanın gücü ve Galatasaraylılığın feyzi ile bir elden gelenden daha fazlasını yapmayı kendimize amaç edindik.
Düsturumuz, Galatasaray'a daha faydalı olmak, değer katmaktan başka bir şey olmadı hiçbir zaman.
Bu süreçte kendimize isim olarak, ezberlerin bozulduğu, tarihin yeniden yazıldığı, tam manasıyla devrimlere ev sahipliği yapan mabedimizin beynelmilel literatürde lakabı olan ''HELL'' ünvanını seçtik.
Zaman içinde, elimizden geldiğince bazı işler yaptık. Karşılıksız, sade ve naif bir sevgi uğruna birer küçük adım atmaya çalıştık.
Artık o küçük adımların sonuna geldik.
Cehenneme veda ettiğimiz bugünlerde, ''HELL'' isminin de akıllarda bir hoş seda olarak kalması yerinde olacaktır.
Galatasaraylılığa sahip çıkmanın son derece önem kazandığı günümüzde, bu mefhuma lâyık olabilmek adına gurubumuzun faaliyetlerini sonlandırma kararını almış bulunmaktayız.
Galatasarayımız için bir taş koyanı bile takdir etmek gerekliliğinin bilincinde olarak eski başkanlarımız ve idarecilerimiz ile bugüne kadar gururla sahip çıktığımız değerlerimize vefa göstermek gerekliliği bu kararımızı kesinleştirmemizde etkili olmuştur.
Sade bir arkadaş grubu olarak başladığımız bu serüvende başladığımız noktaya, edindiğimiz sayısız mutluluk, onur dolu hatıra ve dostlukla dönüyoruz.
Galatasaraylılığın olanca sıcaklığıyla sevgi, selam ve saygılarımızla;
uA HELL // 2005-2011
Büyük Galatasaray taraftarına;
2005 yılının bir bahar ayında, bir çay bahçesinin sakin bir köşesinde filizlenen ve kurulduğu günden bu güne amatör bir ruh ile modern futbola ve endüstriyelleşen tribünlere karşı, naçizane bir duruş olan grubumuzun faaliyetlerine son verme kararı almış bulunuyoruz.
Bizim için Galatasaray bir tutkudur. Bizler bu tutkuyu beze ve kağıda dökebilen, tribünlere yazabilen şanslı Galatasaraylılardık. Bir ismimiz vardı, artık o yok.
Yaşasın Galatasaray Tribün Emekçileri!
Parçalı
http://www.tribundergi.com/forum/viewtopic.php?f=1&t=73398
Son zamanlarda neredeyse her konuşmada bahsedilen Adnan Polat'daki inanılmaz değişim. ultrAslan'a yapılan darbe ve Alpaslan Dikmen'in kayıbından sonraki dönem. Oğuz Altay ile düzelecek denilirken bir gecede mahvedilen itibar. Devletin memurunun 50 bin küsür kişi içinde bir imzası sebebiyle racon kesmesi. Galatasaray'a aciz diyen acizelerin ıslıklanmasını kınayan yalaka bir başkan. 50 bin küsür ve milyonlarca Galatasaray taraftarına " Galatasaray taraftarı değiller" diyebilen bir dalkavuk. Özhan Canaydın'ın adını ağzına almadan yapılan bir açılış konuşması. Başbakanın izinden yürüyüp taraftarı fişlemekle tehdit eden bir başkancık. Davos Fatihi(!)'nin izinden yürüyüp arenayı terk eden başkancık. Sinkaflı konuşan bakan danışmanları, grup başkan vekilleri. 8 yıldır mağduru oynayıp kitleleri kandıran kişiye inanıp; mağduru arkasına alan, Galatasaray taraftarına çapulcu diyebilen bir başkancıkcık.
Özür dilemişsin adımıza başkan. Bilmiyoruz milyonları ama biz özür dilemiyoruz. Bizi de tespit et. Kopsun artık en ince yerinden. Var nasıl olsa yaladığın, tutunacağın başbakanın!
Dayan Galatasaray !












"Çok hırslı bir futbol yapısına sahibim. Her zaman başarılar, maçlar, şampiyonluklar kazanmak isteyen bir insanım. Romanya'da bunu nasıl yaptıysam, burada da devam ettireceğim. Oynamak istiyorum, çok istekliyim. Bu da adaptasyon sürecini hızlandıracaktır.
Oyunu çift yönlü oynayabiliyorum. Takım arkadaşlarıma yardım etmek için elimden geleni yapmaya çalışan bir futbol anlayışım var. Hem ofansif anlamda hem de defansif anlamda mücadele ederek, en iyi şeyleri yapmaya çalışıyorum. Orta sahanın bütün bölgelerinde daha önce oynamış ve oynayabilen bir futbolcuyum. Teknik direktör Hagi'nin beni tanıması ve bana güvenmesi de benim için çok büyük bir avantaj.
Sahaya çıktığım zaman bu arma için, bu forma için kendimi öldürebilirim. Elimden gelen en iyi mücadeleyi vereceğimden kimsenin şüphesi olmasın. Tabii ki kazandığım zaman dünyanın en mutlu insanı oluyorum. Oynamışım, oynamamışım önemi yok. Önemli olan takımın kazanmış olması. Öbür taraftan baktığımızda, kaybettiğimizde gerçekten çıldıran bir Culio görebilirsiniz. Gerçekten inanılmaz üzülüyorum ve bu üzüntümü 3 günde falan atabiliyorum. Kaybettikten sonra kendimi 2-3 gün eve kapatıyorum ve üzüntümü ancak böyle atabiliyorum. Eğer futbolda başarı sağlamak istiyorsanız, şampiyonlukların, başarıların gelmesini istiyorsanız, kesinlikle iyi bir arkadaşlık ortamına ihtiyacınız var.
Tanrı'ya şükürler olsun ki Galatasaray'a geldim. Önemli olan hayatta bir hedef koyup, o hedefin peşinden devam etmek. Ben de bunu yaptım. Seneler önce inşaatta çalışırken, bugün baktığımızda Galatasaray gibi çok büyük bir camiaya geldim, çok büyük bir futbol takımına hizmet edeceğim. Önümdeki hedeflerimde Galatasaray'da büyük başarılara imza atmak ve şampiyonluklar kazanmak var."
Formasıyla, stad- tribün adıyla, bilet-forma fiyatlarıyla, transferleriyle, veda maçı organizasyonlarıyla, açılış maçı organizasyonlarıyla;
FUTBOLDA MODERLEŞME ADIYLA; KULÜP FAHİŞELİĞİNE;
HAYIR !
Harçlıklarından, derslerinden ailelerinden Galatasaray’a hayatlarını ayıran, hayatlarının baharında Galatasaray’a sevdalanmış;
Binlercegencecikbeden!
Galatasaray'ı sadece Galatasaray için ve sadece Galatasaray'la sevecek;
Binlercegencecikbeden!
Tellerin ardından ona bakmanın umuda sarılmak olduğunu unutmayacak;
Binlercegencecikbeden!
Nedenini, niçinini sorgulayamadığımız yolculuğun onurunu tebrik eden;
Binlercegencecikbeden!
Bu sabahtan itibaren öldü sanılacak ama bunun en sıcak güneş olduğunu kimseye unutturmadan onların izinden yürüyecek, bu hikayenin burada değil, mezarda biteceğini el güne gösterecek;
Binlercegencecikbeden!
aslında yollar
yalanını görmez,
yaraları sarmaz
hiç bitmez
aslında yollar
daralıp açılmaz,
sonunada varmaz
hem varsan da, farketmez ki..
Daha 3 sene öncesinde vizyonsuzluktan bahsediyorduk. 2000 sonrası çöküşün ardından gelen vizyonsuzluktan. Adnan Polat gelecekti vizyonumuz olacaktı. Oldu da. Avrupa, Dünya çapında isimler geldi, gitti. Bu dönemde çeşitli sebeplerle başarısız olundu. Bekliyorduk ki Galatasaray'ımız çeşitli sebepleri 2-3 yılda anlayacak, ders çıkaracak, aynı kalitedeki, çeşitli sebeplerden arınmış adamları alacaktı. Sistemler değişti. Ancak çeşitli sebeplerden arınmadan küçülme yoluna gidildi. Basketbol şubesinde bahsettiğimiz küçülmeye futbolda gidildi. Basketbol bugün liderliğe oynarken, Avrupa'da ilerlerken futbol takımı küçülüverdi. Yeni stadımıza giderken korktuğumuz başımıza geliyordu. Rakibin ahlaksızları profesyonel hayatta, modernleşmiş, endüstriyel futbolda takıma katılıyordu.Endüstriyelleşmenin sonucunda bildiğimiz gibi kulüpler bazı değerlerinden ödün verir, bunun karşılığında para kazanır. Kazandığı para ile de üst mahallenin en iyi futbolcularını alır. Kendi sokağında ev tutar, mahalle maçlarında oynatır. Ancak son günlerde yaşanan olaylarda bu mantığa aykırı politika izleniyor. Haldun Üstünel döneminde yapılan ters köşelerle eğlenirken; transfer haberlerini artık resmi sitemiz en son veriyor. Yapılan son transfer ise Juan Emmanuel Culio. Kendisi hakkında çok bilgimiz yok. Diyen olacaktır " kardeş bilgin yok, neden vizyonsuzluktan söz ediyorsun" diye. Haklıdır kendince. Ancak yukarıda bahsettiğim vizyonlu transferin çeşitli sebeplerden arındırılmışı tercihimdir. Yazılanlara baktığımızda sol ayağını kullanan, sol içte mücadele gücü ve çalışması yüksek bir isim. Ofansa katkısı da bulunuyor. Lorik Cana'yı hatırlatan bir oyuncu profili bulunuyor. Belki de aradığımız isimlerden. Kazım transferi üzerine değil de, Elano transferi üzerine gelseydi çok daha olumlu konuşabilirdik. Ayhan'ın oynadığı bölgede kimi oynatsak başarılı olur mantığından gidersek başarılı olacaktır. Aslantepe'de kurulacak 5 yıldızlı takım mantığından gidersek de başarılı olsa da başarısız gözükecektir. Umarız bir gün yaptığı penaltı sebebiyle tribün tarafından takdir edilecek, alkışlanacak seviyeye gelir.
Yendik Mi Lan !
Not : Kulak sağlığı açısından sesi kısarak izleyiniz.
Not2: Tribündeki düşüşün sebebi için tıklayınız.











