Pek hareketli bir Pazar gününde saat 16.00 sularında voleybolda malum takımla oynanacak maç için Eminönü iskelesinden vapura binip Kadiköy iskelesine yol alırken mazide yapılan deniz çıkarmalarını çokça anıp ince ince bestelerle moda girildi. Suyun karşı tarafına ev sahibi olma avantajıyla(!) giderken yüreğimizin bi köşesinde Kayseri'ye gidememenin verdiği üzüntü hakimdi. Gayet sakin geçen Kadiköy-Burhan Felek hattından sonra salona vardığımızda sayıca bizden bir hayli fazla olan çubuklularla hem tribünde hem sahada kafa kafaya bir ilk set götürdük. Kaybedilen ilk set sahadaki direnci kırmış, tribünde gözlenen ikilikler tribünsel birliğide bozmuştu. Filede mücadele edip kaybeden kızlarımızın yanında tribünde zaten az olan sayımıza rağmen birliği sağlayamadığı için istediği ritmi tutturamayan Galatasaray taraftarı karşı tarafın 'Beyazlı dikkat et düşebilirsin' diye nazik sataşmasına aynı nezaketle karşılık vermiyordu. Kaybedilen maçın moral bozukluğuyla Kadiköy' e geçip futbol maçının ikinci devresine yetişiyorduk. Barış'ın direkten dönen topuna pek çatallaşmış sesle girilen saldır Galatasaray bestesi, sahada var olan mücadeleyi görünce mutluluğa karışıyor, forvetsizlikten sağa sola dert yanıyorduk.
Şahsi fikrimdir ki uzun zamandır hasretini çektiğimiz "Savaşan Galatasaray" için Hagi'ye güvenilmesi gerekmekte. Rijkaard'a gösterilen 1.5 senelik sabır kanımca Hagi'ye de gösterilmelidir.Gheorghe Hagi , Adnan Sezgin'i işine karıştıracak adam değildir, hepimizin bildiği gibi atarlıdır,giderlidir.Hagi'yi harcamaya kalkan yönetimin Galatasaray'ın başında işi yoktur, onu yuhlamaya kalkan taraftarın da o tribünde yeri yoktur!
Hagi'ye inanıyorum!
Galatasaray'a inanıyorum!
Bize Galatasaray'ımızı geri verin. Olmasın tesisimiz, paramız, birleşmiş şirketlerimiz, stadımız, kulüp hizmetlerimiz, yıldızlarımız, sponsorlarımız, kapalı kale arkamız, localı yeni açık altımız, deri koltuklu kapalı altımız...Madem olmuyor tüm bunlarla beraber gerçek Galatasaray'ımız, alın bunları, verin bize Galatasaray'ımızı.
Divan kurullarında ak saçlı dedelerimize anlatılacak projelerimiz değil, minik torunlarımıza anlatacağımız kupalarımız olsun. Kupalar olmasa da sahada diğerlerinden farklı bir şeyimiz olsun. İşte evlat Galatasaray budur diyelim. Ali Sami YEN'de yenilmez diyelim.
Bize Galatasaray'ımızı geri verin. Günlük icraatlerle bebeğe emzik verir gibi değil, ruhumuzu doyuracak Galatasaray'ı verin. Ondan sonra dedelere ne istiyorlarsa onları verin. Stadın adını, tribününü verdiğiniz gibi.
0-2

Sıcak bir Çarşamba akşamı Ali Sami Yen Stadı üstünde esen veda rüzgarları , Baros'un yokluğu , ingilizce kur bitirme sınavları derken çıkış tünelinde gözüken Hagi her zaman olduğu gibi tüylerimi diken diken etmekte , sahaya dağılan 11 parçalı ve çekilen üçlü; hayatın dramasını 90 dakikalığına zihnimin ücra köşelerine gönderiyordu..
Takım üstünde ki ölü toprağı yavaş yavaş atıyor görüntüde. Cana 'yı 90 dakika seyredebilmek güzel. Kewell'ı çok özlemişiz.Pino'nun vücut çalımlarına hastayım, Elano kendini buluyor ve Emre Çolak güçlendikçe şu takımın as oyuncularından biri olacak inancındayım.
Devre arası yükselen "seni yıkacak dozerin" bestesi maç sonunda Emre Çolak'ın üçlüsüyle birleşip Galatasaray taraftarına keyifli bir gece yaşatıyordu.
26 ' Elano Blumer
75 ' Juan Pablo Pino
88 ' Pino
3-1
- Galatasaray taraftarı kulübün daimi bekçisidir ve onların kalbinin söylediği her zaman haklıdır.
Galatasaray taraftarı maç ve sezon içinde sporcularını korur, destekler onlara sabırla yardımcı olur.
Futbolcuların mücadele ruhunu kaybetmesi halinde 2. madde geçersizdir.
Maddelerde çelişki olması halinde ilk maddeye bakılır.
Çıkar o formayı çıkar
yakışmıyor çünkü sana;
Bir hata yaptın diye değil,
Kadıköy 'den beri çıkar dedik sana

Trabzonspor - Galatasaray
19.05 Spor Salonu
13.oo
19.05 Spor Salonu
13.oo
Trabzonspor - Galatasaray
Avni Aker Stadyumu
19.oo
Avni Aker Stadyumu
19.oo
Balık Baldan Tatlıdır !
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
