Üç - Bir

|
Galatasaray 3-1 İBB

Kilometrelerce uzaktan, daha yakın olabilmek için binkilometreyi geçen uzağa gidip; vizonteleden dahi göremediğimiz sarı ve kırmızının attığı üç gol daha bir farklı oluyor, o gün anladık. Vizonteleyi geçtik, radyodan dinleyebildiğimiz 1-2 dakika bizi yeniden dede ile yıllar önce dinlenmiş o maçlara götürdü. Fevzinin ayağının altından kaçırmasıyla yendiğimiz malum maçta spikerin o golü anlatışını yeniden yaşadık. Bir saha, binlerce seyirci ve trt spikerinin doğru Türkçe'ye gayret etmesiyle sahayı beynimizde canlandırmamız. Her ne kadar canlandırsak da olmuyor işte gerçeği gibi. Tüm bu olumsuzluklar altında elbette var iyi yanlar da. Sabah traş olurken yan lavabodaki kardeşimizin traş olurken nevizadeyi söylemesi bir farklı oluyor bin kilometre uzakta. Serbest giyin denilince ortaya çıkan sarı - kırmızı formalar, sami YEN önünde görülen binlerce sarı - kırmızıdan daha değerli oluyor. İki yıl sonrası için doldurulan bu yürek yeni mabed ile birlikte boşalmayı sabırsızlıkla bekliyor. Birazdan belki de bu süreç içinde son kez görülecek sarı ve kırmızı her şeyden daha çok çarptırıyor bu kalbi.
Karabükspor - Galatasaray
Cuma: 20.oo

Ara sıra bu satırlara bir şeyler karalayabilmek umuduyla.

Arma Aşkına Herkes Salona!

|


29 Eylül Çarşamba 20.00
Ayhan Şahenk SS

Abi

|


Biz orada olacağız kol kola... 

Alpaslan Abi'yi Anıyoruz

|
2 yıl önce elim bir trafik kazası sonucu kaybettiğimiz değerli ağabeyimiz Alpaslan Dikmen'i, 26.09.2010 Pazar günü Ali Sami Yen'de oynayacağımız İstanbul BŞB maçından önce kabri başında dualarla birlikte anacağız.

26.09.2010 Pazar günü saat 14:00'da Ali Sami Yen'de toplanıp, tahsis ettiğimiz otobüsler ve özel araçlarımızla Hasdal Mezarlığı'na hareket edeceğiz.


Ayrıca, İstanbul BŞB maçında da Alpaslan Ağabeyimiz'i anıp, asla unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı bir kez daha vurgulayacağız.

Tüm renktaşlarımıza duyurulur.

Saygılarımızla


Not: Anma organizasyonumuzu Alpaslan Ağabeyimiz'in ölüm yıldönümü olan 27.09.2010 tarihinden 1 gün önce oynanacak İstanbul BŞB maçı ile birleştirdik.27.09.2010 Pazartesi günü de Alpaslan Ağabeyimiz'in kabri başında ayrıca bir anma töreni olacaktır.

ultrAslan

İyi ki Doğdun 'Wizard of Oz'

|

İyi ki doğdun, iyi ki Galatasaraylı oldun Harry Kewell !

3 Puan

|



Güzel futbolu özlüyoruz. Oturmasını beklediğimiz total futbol düzeniyle, damarlarımıza işlemiş; mücadele , ruh , forma aşkı gibi terimlerin ters düştüğünü görmekteyiz kaç zamandır. 90.dakikada dahi rakibe basan takım olmaktan çıkıp , İstanbul deplasmanında skoru korumak için 85.dakikada korner köşelerinde, taç çizgisi kenarlarında zaman geçirmeye çalışan takımlara benzedik bu gece, bunu kabul edemeyiz.

3 haftalık seri yakaladık o kötü başlangıçtan sonra bi nebze olsun nefes aldık diyebiliriz. İlk 11 de forma bulan Serkan Kurtuluş şu zamana kadar "yeni Mehmet Güven" modelinde görülüyordu ancak Ali Turan'ın sağ bek performansı görüldükten sonra çoğu kimseye; iyi topçu gelmeye başladı. Ki unutmayalım Gaziantep maçında ikinci devre başında Sabri oyuna girerken tribünler Sabri Sarıoğlu diye inliyordu. Sabri; bizim Sabri daha geçen sezona kadar en ufak hatasında tepki alan Sabri. Serkan henüz 20 yaşında ve gelecek vaat eden bi oyuncu, bek alternatifi olarak daha çok şans verilmeli. Kewell canımızdan bi parça.İlk yarı Ragıp'la olan sürtüşmesinde bi dakka birader diye ayağa kalkmışlığımz bile vardır cafede. Pino; hızlı,hareketli ama oyun içinde pek görünmedi. Misimovic' e biraz sabır. Elano'nun yedek oturması, Cana'nın yedek oturması kadar sıkmıyor canımı.

Artık orta saha mücadelesi haline dönüşen maç, ender gelişen ataklarımız arasından; Ayhan'ın ayağında fazla top tutup pas denemesi genellikle olumsuz sonuçlanır düşüncesini zihnine yerleştiren , Ayhan'cım sen alacaksın vereceksin oyununa alışmış Galatasaray izleyicisinin homurtuları ve şaşkın bakışları arasında, Ayhan'ın iki kişi arasında üç yüz altmış derece dönüp ayağa kalkıp rakibi ekarte edip üstüne bir de köşeyi görmesinden sonra, dillerinin uçlarında hazırladıkları sövgüleri yutmak zorunda kalan Galatasaray izleyicisine oyunda yapılacak ilk hataya kadar kısa bir sevinç silsilesi yaşatıyordu.

3 puanı aldık ama güzel futbol hayalimiz önümüzdeki maçlara kaldı!

'68 Ayhan Akman

Haydi Bastır Cimbombom'um Koy Bugün Yine...

|


Bucaspor-Galatasaray'ımız
20.30
İzmir Atatürk 

Onlar Hayatını Verdiler

|

Seyrantepe'ye isimlerini verin
Gökhan Yavuz 30 yaşındaydı, Raşit Ek ise 20. Bayram günü öldüler. G.Saray’ın stadı için öldüler. G.Saray’ın boynunun borcudur bu iki işçi kardeşin adlarını yaşatmak.
GÖKHAN Yavuz 30 yaşındaydı. Raşit Ek 20 yaşındaydı.Bir bayram günü, akşam üzeri, Galatasaray’ın Seyrantepe’deki yeni stadı için kanalizasyon kazısı yaparken öldüler. Bayram günü öldüler. Galatasaray’ın stadı için öldüler.
Gökhan ve Raşit, Galatasaray nice bayramlar yaşasın diye, bir bayram günü öldüler. Galatasaray’ın boynunun borcudur bu iki işçi kardeşin adlarını yaşatmak.
Haber ulaştığında içim daraldı, ruhum karardı.
Zayiat olmasınlar
Twitter’a not düştüm “Adları keşke yeni stadın iki kapısına verilse. Gücümüz yeter mi, deneyelim mi?”Galatasaraylısı, Fenerbahçelisi, Beşiktaşlısı, Karşıyakalısı... Takım tutanı tutmayanı “Deneyelim, yanındayız” dedi... Deniz Ülke Arıboğan, Ali Atıf Bir, Bülent Timurlenk, Bener Onar gibi eli medyada kalem tutanı, spor seveni ve sevmeyeni “Yürü” dediler. Gökhan Yavuz ve Raşit Ek bir bayram günü, kanalizasyon kazısı yaparken Galatasaray’ın yeni stadı için öldüler. Büyük inşaatlar için normal kabul edilen zayiat olarak, bir küçük haber haber olarak düşmesinler tarih toprağına.
İsimleri iki kapıya verilsin.
Mutlulukla analım
Mutlulukta, kederde analım iki kardeşimizi. Zor mudur?
Yetki mi gerekir?
İkna mı gerekir?
Kampanya mı gerekir?
Öldü arkadaşlar bir kanalizasyon kazısında; vicdan gerekir. Haydi Galatasaray, yaşat adlarını, üzme bizi...
Raşit 20 yaşındaydı, Gökhan 30...
Bir bayram günü öldüler.
Daha lafa gerek var mı?

KANAT ATKAYA

Kimse Senin Kadar Sevilmeyecek !

|
''Neydi seni bize bağlayan? Futbolu bırakalı 40 yıl olmuş, 'hayattan istifa edeli' ise 19 yıl olmuşken.Zaman durmuyor, akıp gidiyor. Sen de biliyorsun 'Taçsız Kral'. Ama akıp, giden zaman senin için önemli değil. Çünkü sen belli bir zamanda yaşamadın, yaşamıyorsun!

Neredeyse gün boyunca yaptığımız 'bizim mahalle'nin maçlarına sen de gelirdin! Futbolun ABC'sini öğretirdin bize! Futbolun romantik bir oyun olduğunu senden öğrendik. O anlayışla,o ruhla oynadık. O ruh sadece biz Galatasaraylılara değil, herkese yansıdı! İşte bu yüzden 'bizim mahalle'nin maçları, sevgi ve dostluk içinde geçti. Naif duygularla o toprak sahada koşturduk top peşinde. Yüreğimizin daha hızlı çarpması bu duygunun yansımasıydı. Hem toprak sahada koştururken hem de Galatasarayımız yeşil sahada koştururken. O yıllarda Galatasarayımız başarıdan başarıya koşarken onlarla da beraberdin. Hakan Şükür, Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında Fenerbahçe'ye 3 gol attığında oradaydın! Hakan Şükür, daha güçlü olmuştu seninle. Kopenhag'da Bülent Korkmaz'ın omuzu çıktığında senin gösterdiğin 'kaptan'lık rehberliğinde yola devam etmişti. Hagi, Athletic Bilbao'ya son dakikada kaleciyi afallatan, tarihin en güzel gollerinden birini attığında senin 10 numarını öylesine değil, ruhuyla beraber taşıyordu. Senden sonra bu ülkenin gördüğü en büyük usta olan Ciga, Ali Sami Yen'deki ilk resmi maçına bir Trabzonspor maçıyla çıkmış ve ilk frikik golünü atmıştı. Son resmi maçı da bir Trabzonspor maçıydı ve fileleri yine sallandırmıştı. Ama 10'u uğurlarken bizim de yüreğimiz sallanmıştı. Artık Galatasaray Müzesi'nin duvarlarında asılı olan iki 10 numaralı forma vardı. Ama formaların ruhu aynıydı.

Çocukluğumuzdan gençliğimize geçişte yıllarca seninle futbol oynadık ve senin ruhunu taşıyan takımımızı seyrettik, destekledik! Şimdi gençliğimiz devam ediyor. Toprak sahamız ise beton fetişizmine kurban oldu. Ama Ali Sami Yen'den bilirsin betonun da ruhu vardır! Ruhu olan betondan yıllardır yankılanan şu tezahürat hiç bitmeyecek emin ol!

Taçsız Kral Metin Oktay
Tek Aşkıydı Galatasaray
Senin Gibi Cimbomlu'yu
Unutur Mu Bu Taraftar''
AliSamiYen.net-Nusret Uçar






Bu akşam oynayacağımız Gaziantepspor maçında tribünlerde dev bir METİN OKTAY forması açılacaktır.

Teşekkürler 12 Dev Adam !

|


Tarihinde ilk kez Dünya Şampiyonası yarı finali oynama başarısı gösteren A Milli Basketbol Takımımız, müthiş mücadele ettiği maç sonunda Sırbistan'ı 83-82 mağlup ederek finale kaldı ve Türk spor tarihinin en büyük başarılarından birini yakaladı.

Bu önemli başarıda; başta oyuncularımız, teknik kadromuz ve federasyon yöneticilerimiz olmak üzere emeği geçen herkesi, ülkemize yaşattıkları bu sevinçten ötürü kutlar, kendilerine sonsuz teşekkür ederiz.

İnancımız odur ki; Türkiye A Milli Basketbol Takımı, final maçında ABD karşısında olabilenin en iyisini ortaya koyacak, sonuç ne olursa olsun adını bir kez daha tarihe altın harflerle yazdıracaktır.


Galatasaray Spor Kulübü

Tribün #38

|

22 Ağustos 2010 Galatasaray-Bursaspor maçından.

Basketbol Şubesi Hayran Sayfası

|
# Güncel haberleri okumak için haberin altındaki başlıklara bakabilirsiniz.

Yenilmez Armada Aşkıyla !

Türkiye'ye bu oyunu getiren ilk kulüp olan Galatasaray tarihindeki başarılara bir yenisi daha eklemek için bu sezon daha fazla hırsla, daha fazla inançla çalışıyor. Türkiye'ye Avrupa'dan kupa getiren takım Galatasaray basketbol şubesi bu sezonda taraftarlarıyla birlikte mücadele ediyor, taraftarını salonlara çağırıyor. Sosyal paylaşım sitesi olan Facebook'ta da basketbol şubesi hakkında yayın yapan Galatasaray Basketbol Şubesi hayran sayfası tüm basketbolseverleri ve Galatasaraylı taraftarları bekliyor.

Temmuz ayından itibaren yayında olan sayfada transfer haberleri, sezon öncesi hazırlık kampları, sezon öncesi hazırlık turnuvaları dahil olmak üzere bir çok konuda okuyucularına ayrıcalık tanıyan Galatasaray Basketbol Şubesi okuyucularını tam anlamıyla doyurmak için çok çalışıyor. Oyuncu analizleri, takım analizleri, sistem analizleri ile birlikte sayfasında okuyucularına takımımızın en son haberlerini, bilgilerini paylaşan Galatasaray Basketbol Şubesi hayran sayfası ekibi taraftarlarıyla daha da büyüyerek Yenilmez Armada'yı geri getireceğine inanıyor.

Sayfanın hayranları basketbol şubesinde olup biten herşeyden haberdar olurken, en yeni, en özel haberlere de ulaşabiliyor. Galatasaray basketbol şubesini dolu dolu yaşayan sayfanın hayranları takımının maç programına, istatistiklerine ve daha bir çok niceliğine ulaşabiliyor.

Liglerin başlamasıyla birlikte sayfanın hayranı olan Galatasaraylı basketbolseverleri bir çok süpriz ve yenilik bekliyor. Sezon içerisinde yapılacak etkinlikler ile maçlara VIP bilet kazanabilir, antremanlara konuk olarak katılabilirsiniz. Zaman zaman yapılacak etkinlikler ile birlikte oyuncularla tanışma fırsatıyla birlikte sezon sonunda imzalı forma kazanma fırsatını yakalayabilirsiniz.

Galatasaray Basketbol Şubesi hayran sayfası'na arkadaşlarınızla birlikte sizde katılın. Türkiye'ye bu oyunu getiren camianın ayrıcalıklarından faydalanın.

Basın Yalan Yazıyor...

|

İki seyyah bir şehirden diğerine gidiyormuş. Derken yollarının üstünde taşkın bir dere çıkmış. Tam suyu geçecekler, az ötede korkudan tir tir titreyen yapayalnız ve gencecik bir kadın görmüşler. Adamlardan biri hemen kadının yardımına koşmuş. Onu sırtına almış. Suyu öylece aşmış. Sonra kadını derenin öte yakasında yere bırakıp iyi günler deilemiş. Böylece yollarına devam etmişler.

Ancak yolun kalan kısmında öteki seyyahın ağzını bıçak açmamış. Suratından düşen bin parça. Somurttukça somurtuyor. Birkaç saat böyle surat astıktan sonra suskunluğunu bozup şöyle demiş : " Ne demeye o kadına yardım ettin? Bir de üstelik ona dokundun. Seni ayartabilirdi. Baştan çıakrtabilirdi! Erkekle kadın böyle temas etsin, olacak iş mi? Ayıp yahu! Olmaz, bize yakışmaz! "

Kadını sırtında taşıyan seyyah sabırla gülümsemiş. " İyi de dostum, ben o genç kadını derenin karşısına geçirip orada bıraktım. Sen ne demeye onu hala taşırsın ?

Geçtiğimiz günlerde Doberman familyası Galatasaray taraftarını satılmış, paralı asker konumuna sokmuştu. Biz de fırsat bulup cevap yazamamıştık. Biliyorsunuz ki her zaman Galatasaray'a kamu önünde böyle saldırılar yapılır. Galatasaray takım olarak başarısız yakalanınca da saldırılar artar, bölünmeye çalışılır. Tüm bunlar üst üste gelince de hangisine yanıt verileceği şaşılır.

Biz Galatasaray taraftarını satılmış gören medyayı da ikinci seyyaha benzetebiliriz. Bazı insanlar vardır. Aynaya bakarlar. Burnunun üstünde ben vardır. Buna üzülürler. Ve kendilerini tatmin etmek için kandırırlar. O benin herkesin burnunda olduğunu düşünür ve bu durumdan kurtulduğunu zannederler. Buradan yola çıkmak istediğimiz konu da şu. Geçtiğimiz dönemlerde passatlara, çuvalla paralara kalemini satmış, kayınbaba nüfuzuyla belli makamlara gelmiş, BORU reklamlarında oynayarak cebini doldurmuş kişilerin yönettiği basın aynaya bakıyor ve vicdanı sızlıyor. Çünkü haksız kazanç elde ettiklerini içlerindeki bir şey onlara hatırlatıyor. Ve bu kişiler Galatasaray taraftarını da kendisi gibi satılmış görerek kendilerini tatmin ediyorlar. Aynen hikayedeki 2. seyyah gibi. 2. seyyah ne yapmıştı? Kendisindeki kötü niyeti herkeste var diye düşünüp arkadaşını da kendisi gibi zannetmişti.


Kimi insan böyledir. Kendi korkularını, önyargılarını başkalarına yansıtır ve onlarda gördüğünü sanır. İşte asıl yük budur. Zihinlerini zanlarla doldurur, sonra da bunca ağırlğın altında eziliverirler. Galatasaray ile büyük taraftar arasındaki bağın derinliğini anlayamayanlara sözümüzdür : Siz önce kendi zihinlerinizdeki kiri, pası temizleyin.

Utanıyoruz

|
Galatasaray'a Partizan'da forma giyen Jovanovic'i öneren ve bu futbolcuyla İstanbul'a gelen Cevat Prekazi transferin yatması üzerine sert eleştirilerde bulundu. Prekazi transferin Adnan Sezgin tarafından engellendiğini ileri sürdü.

Prezaki, "Jovanovic'te Rijkaard'ın gençliğini görüyorum. Çok yetenekli bir futbolcu ve onun için Galatasaray'a önerdim. Jovanovic'le ilgili üç tane cd'yi de Galatasaray'a gönderdim. Rijkaard da bu futbolcuyu beğenmişti." dedi.

Adnan Polat'ın isteği üzerine Türkiye'ye geldiğini söyleyen Prekazi, "Çocuğun Partizan'dan şampiyonluk primleri de dahil olmak üzere alacakları vardı. Bunları almadı. Bonservisi konusunda anlaştık ve çağrı üzerine İstanbul'a geldik. Ancak gelmeden önce bir sekreter arayarak gelin, biraz sonra Adnan Sezgin ise gelmeyin dedi. Sonra o da gelin deyince her şeyi halledip geldik. Ben profesyonelce üzerime düşeni yaptım. Ancak buraya geldikten sonra transferin olmayacağını söylediler. Bu transferi Adnan Sezgin işin içinde direk olmadığı için yaptırmadı" ifadelerini kullandı.

Kendisinin menajer olmadığını hatırlatan Prekazi, "Bana futbolcu takip et dediler. Getir dediği kişiyle ilgili her şeyi hallettim, ancak son anda vazgeçtiler. Kendimi kullanılmış, çok kötü ve paspas gibi hissettim. Şimdi çocuk da ortada kaldı. Bu büyük terbiyesizlik" şeklinde konuştu.

(RADYOSPOR)


Cevad Prekazi... Daha 20-25 gün evvel Belgrad - Galatasaray maçından önce ''Belgrad işim, Galatasaray aşkım'' diyen, Galatasaray forması altında sayısız başarılar elde eden, bir koca nesili Galatasaraylı yapan, Monaco ağlarına gönderdiği füze ile hepimizi duygulandıran Galatasaray efsanesi.

Yorumladığı maçtan önce Partizan takımının oyuncusu Branislav Jovanovic'i Galatasaray kulubü yöneticilerine önerdiğini, Rijkaard'a kaset gönderdiğini söyledi.

Galatasaray Spor Kulubü'nün çağrısı üzerine Prekazi, geçtiğimiz günlerde Jovanovic'i de alarak İstanbul'a geldi. Ancak çok sevdiği Galatasaray'ın 'terbiyesiz' yöneticileri onunla görüşmeyi reddetti.

CEVAD PREKAZI 'ye yapılan terbiyesizlikten dolayı Galatasaray taraftarları olarak utanç duyuyoruz.

CEVAD PREKAZI 'ye yapılan ayıbın temizlenmesini ve CEVAD PREKAZI 'den özür dilenmesini istiyoruz.


Büyük Galatasaray taraftarına çağrımız bu konuya duyarsız kalmamalarıdır.




Olayın ardından NTV'ye konuk olan Adnan Polat'ın açıklamaları;

''Belgrad'a gittiğimiz zaman Prekazi, Javanovic'den bahsetti, kasetlerini verdi. Kaseti teknik heyete verdim. Fransk Rijkaard, 'İyi futbolcu ama son 4 senede 30 maç oynamış. Bunun nedenini bulmamız lazım' dedi. Transfer yoğunluğundan davet edemedik geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye davet ettik. Prekazi 'Bonservisi elinde, menajeri var alıp getireyim' dedi. Geldiler Florya'da oturduk konuştuk. Prekazi mali konuya karışmayacağını bizim görüşmeyi yapmamızı istedi. Rijkaard'ın bize sorduğu soruyu yönelttik. Değişik açıklamalar yaptılar. Açıklama bizi tatmin etmedi. Bonservisine 1 milyon kendisinin 500 bin dolar alacağını söylediler. Yıllık 500 bin dolar parasını verelim, 300 bin dolara da kiralayım. Memnun olursak sezon sonu alalım dedik. Menajeri 'Kiralamak için 500 bin Euro verin' dedi. Kime ödeyeceğiz diye sorunca 'Bana ödeyeceksiniz' dedi. Biz bunu kabul etmedik teşekkür ettik. Prekazi'nin kırgın olması için bir neden göremiyorum. Mali kısmına karışmadı, kırgın olmasını gerektirtecek bir durum yok.''


Bu açıklamaların ardından kafamız iyice karıştı. Adnan Polat, Prekazi'nin kırgın olmasını gerektirecek bir durum yok diyor. Prekazi ise kırgınım diyor.
Yorum Galatasaraylıların.

DEPO