ACİL !

|




Akut Lösemi teşhisi koyulan bir kardeşimiz için çok acil A RH (+) pozitif kan ve trombosit takviyesi için aynı kan grubuna ihtiyacımız bulunmaktadır. Bir vericiden bir daha 3 ay sonra Kan 15 gün sonra trombosit alınabildiğinden acil durumlar için aranabilecek gönüllü kan dönor listesi oluşturulmaktadır

Kardeşimiz dün itibariyle Cerrahpaşa Hematoloji Servisi nde yatmaktadır ve durumu ciddiyetini korumaktadır.

Haydi arkadaşlar konuya gereken hassasiyeti gösterelim...




İrtibat bilgileri:

Yunus Dinç
Cep: 0538 891 49 49
mail: yunus_dinc@colpal.com


Donör listesi oluşturan arkadaşımız :

Murat çolak
Cep: 0535 392 01 10
Mail: murat_colak@colpal.com

Giden Her Sezonun Ardından

|

Umutlarla başlanılan bir sezon. Önceki yıl olduğu gibi sonu gelmeyen bir sezon. 4-5 yıl öncesine gidelim. İnamotolar- Carruscalar geliyordu. Takımdaki Türk futbolcular ise ligin en iyisiydi ve mücadele gücüyle çok şey kazanmıştık. O dönemde Avrupa'dan kayan yıldızlar Rumeli'yi teğet geçip Anadolu'ya iniyordu. Mücadele gücü düşük bu oyuncular alay konusu oluyor inanılmaz şampiyonluklar bize geliyordu.

Adnan Polat'ın gelmesiyle takımda gerekli değişim yaşandı. Değişimci Polat takımı baştan aşağı yeniledi. Çıkış yapan Türk oyuncular takıma katılırken, yabancılar mevcutların daha kalitelisiydi. Bu oyuncuları seyirci bağrına bastı. İlk sezon şampiyonluk geldi. Artık İnamoto - İliç değil, Linderoth-Lincoln vardı. Türk oyuncuların ise yüzleri yepyeniydi. Diğer sezon takıma Skibbe geldi. Skibbe'yi şöyle tanımlayabiliriz. Rijkaard'ın kariyeri olmayanı. Aynı yapıdalardı çünkü. İkisi de futbolcuların iyi altyapı eğitimi almasını, profesyonel yaşamasını isterlerdi. İkisi de pas yapan takımlar kurardı. Skibbe'nin eline Kewell, Baros, Meira gibi isimler ekleniyor takımımız müthiş kaliteli yabancılardan oluşuyordu. Ama bu sezon da takımın gerekli havayı sağlayamaması sebebiyle yok oldu gitti.

Yeni sezona müthiş bir ekolle başlıyordu Galatasaray. Dünyanın en iyi takımının sistemini birinci tekil kişisinden öğrenecekti bu takım. Gerekli transferler yapıldı. Ama Frank kısa dönemde bazı oyuncuları yanlış tanıyınca sisteminin eksik özelliklerini kavradı. Sezon içinde bunları yavaş yavaş düzeltmeye başladı. Ama bu sezon da kayboldu gitti.

Rijkaard'ın sisteminin oturması için iki şart var. Birincisi takımdaki futbolcuların sisteme ayak uydurması. İkincisi de ligin şartlarının uygun olması. İlkini başaramadığımız için ikincisine diyecek yok. İlk önce takımımızı düzeltmekten başka çare yok. Takımın transfer politikasına bakıldığında takımı sisteme uydurmaya çalışıldığını görüyoruz. Teknik becerisi olmayan oyuncuların gözden çıkarılması buna örnektir. Sırada ise teknik becerisi yüksek isimleri kadroya katmak var. Ama bunu yaparken ligin dokusuna uyum sağlayacak mücadeleci isimler de şart. Haldun Üstünel'in açıklamasına bakılırsa bunun da farkına varılmış. Artık havaalaını değil, kalbimizi dolduracak transferler düşünülüyor.

Takımdan kısaca bahsedecek olursak. Hakan Balta stoper düşünülüp Çağlar beke çekilebilir. Kalecilerin yerli olması sevindirici gelişme. Ön liberoya yabancı, mücadeleci ve teknik bir isim mutlaka gerekli. Elano'nun yanına da onunla aynı telden çalacak isim şart. Takıma mücadele de aşılanabilirse geriye sadece lige uyum sağlamak kalıyor. Buna da başka paragraf gereklidir.

Evet lig. Şu kurulacak takım Hollanda liginde olsa rahat evi arabayı yatırır şampiyonluğuna bahis oynarız. Ama bizim ligimiz farklı. Hakemlerin avantaj kararlarından kişiliklerine, rakiplerin kafa yapısından rakibe saygısına, medyanın yıldız futbolcuları iyi ile kötü arasında lastik yapmasına kadar her şey bizim aleyhimize. Takımımızı deplasmanda rakip tribün içinde izlemiş birisi olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki yıldız transferlerimiz halkımızda nefret uyandırıyor. Giovani dos santos'un sakatlanması için kendi oyuncusuna hırs veren seyirciye sahip rakiplerimiz var. Evet son dakikalarda şampiyon olduğumuz dönemdeki sempatikliğimiz kaybolmuş. Bizim zaten bize yardımcı olsunlar gibi bir isteğimiz yok. Ama Uefa'nın da üstünde çalıştığı rakibe saygı konusunda yardımcı olmalılar. Ülkemize yıldız futbolcuların çekilmesi ve futbolun gelişmesi için bu gerek. Bu ülkeye futbolu getirmiş bir kulüp olarak başarılar kazanırken ülke futbolunu geliştirmek de görevimiz. Bülent Uygun'lar ne kadar az iş bulur, Thomas Doll'lar da ne kadar çoğalırsa bizim için olumlu olacak.


Sezon içinde zaman zaman Rijkaard'ın müthiş bir isim olduğunu ama ülkemizde iyi olanın kazanmadığı için başarısız olacağını düşünüyorduk. Ligin son haftasına bakılırsa bunu tamamen silerek kendi isişimze bakmamız gerektiğini öğrendik. Galatasaray şu anda ülke futboluna uygun olmayan müthiş bir sistem için çalışıyor. Bunu başaracağından da en küçük kuşkumuz kalmadı. Bu kulüp ülke futbolunu daha önce değiştirdi. Yine değiştirecektir. Şimdi sırada dünyanın en iyi takımını birinci tekil kişisinden öğrenmek değil, ülke insanına dünyanın en iyi ligini birinci tekil kişisinden öğretmek var.

Tribün #33

|

Mekanın Cennet Olsun Alper Şen

|
veni - vidi - vici blogunun yazarlarından ve Galatasaray tribünlerinden Alper Şen'i dün elim bir uçak kazasında kaybettik. Kendisini tanımasakta Galatasaray aşkıyla yanan bir yüreğin aramızdan ayrılması içimizi acıtıyor. Alper Şen'e Allah'tan rahmet sevenlerine ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

MEKANIN CENNET OLSUN ALPER ŞEN !

Radoslav Rancik 2 Yıl Daha Galatasaray'da

|

Erkek basketbol takımımızın yıldız oyuncularından Radoslav Rancik'in sözleşmesi 2 yıl daha uzatıldı. Her fırsatta takımda kalmak istediğini söyleyen Slovak yıldız 2 yıl daha üçlü çektirecek.

Biliyorsunuz basketbol şubemizin başlıca sorunlarından biri ve benim gözümde en önemlisi 'istikrar'. Erkek basketbol takımımız son yıllarda neredeyse hiç istikrarı yakalayamadı, onlarca yabancı geldi, geçti. Çok iyi olduğumuz dönemde yani Charles Gaines, Dee Brown, Chris Owens 'lı Eurocup'ta yarı final oynayan kadrodan bile hiç bir yabancı oyuncu takımda kalmamıştı. Oyuncu bazında istikrar 'sıfır'dı. Gelen oyuncular verimli olsalar dahi anlamsız bir şekilde gönderiliyordu.

Bu sezon ise şampiyonluğa oynayacak bir kadro kurduk. Genç yerli transferler ve yıldız yabancılarla takımımızı güçlendirmiştik ki, Cemal Nalga hadisesi yaşandı. Şampiyonluğa oynayacak takım, küme düşmemeye oynadı ve ligde kalmayı başardı. Onurlu mücadelesiyle bizlerin gönlünü kazandı. Bu mücadelenin baş mimarlarından bir tanesi olan Radoslav Rancik ile bugün sözleşme uzatıldı. Böylece Radoslav 12 sene sonra takımda 2 sezon üst üste oynayacak tek yabancı oyuncu oldu.

Burak dün yazısında basketbol şubesinden ''Adam olmayacak şube'' diye bahsetmiş bunun sebebi bir adım ileri atarken iki adım geriye gitmemizdir. Simas Jasaitis'i kaptırmışız. Bari Darius Washington takımda kalsın ki; ileriye doğru atılan adımın bir anlamı olsun...

Adam Olmayacak Şube

|

Basketbol şubemiz Özhan Canaydın döneminde çöküşe geçmişti. Erkek takımımız düşmeye oynarken, kadın takımımızda alt lige düşmüştü. Daha sonra erkek takımımız Cafe Crown ile sözleşme imzaladı ve biraz olsun çıkışa geçti. Ancak istikrar bir türlü yakalanamadı. Her sene yabancılarımız değişirken, yerliler ise nadiren kalıyordu. Mali olarak ise ancak 3.-4. olacak bir kadro kuruluyordu. Geçtiğimiz sene küçülme kararı alan takımımız mücadeleci oyuncular aldı ve yeni yapılanmaya gitti. Sezon içinde malum olaylar yaşandı ve takım mücadelesiyle alkış topladı. Galatasaray taraftarı tam umutlanmışken, önce Darius'un gitmesiyle şok oldu. Geçtiğimiz günlerde ise takımda en büyük çıkışı yapan isim Evren Büker gönderildi. Bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. Bu takımı yönetenler ya bu takımın başarısız olmasını istiyor ya da bu işi bilmiyor. Şimdi yeni bir kadro kurulacak ve 4. olmak için büyük taraftar salona çağrılacak. Evet geçtiğimiz yıllara göre amatör şubelerde hareketlenme var ama hala en iyi değiliz. En iyi olmak için de hiçbir girişim yok. Bir kere Ülkerin kurduğu sistemi bozup en az onun kadar iyi sponsor bulmalıyız. Bu sponsor hem uzun soluklu olmalı hem de takımla özdeşleşmeli. Hatta tüm basketbol ve voleybol şubelerini kapasamalıdır. Ama biz hala günü kurtaran sponsorların peşindeyiz. Önümüzdeki sene için bu takımdan hiçbir beklentimiz yok. Yine aynı olaylar olacak ve takım 3.-4. olup önümüze kakılacak.

Peki ne yapılmalı? İlk olarak Cafe Crown'a yol verilip çok büyük bir sponsorluk anlaşması yapılmalı. Daha sonra altyapı için iyi bir sistem kurulup, Evren Büker tarzı ligin çıkış yapan oyuncuları alınmalıdır. Yabancı kalitesi ise giderek yükseltilip, istikrar sağlanmalıdır. Eurolig seviyesine çıkılıp iyi bir salonla NBA Europa hedefine gidilmelidir. Çünkü bu taraftara, bu camiaya bu yakışmaktadır. Biz en büyük rakibimizin kontrolünde olan ligde piyon olmaktan bıktık.

Kadın basketbol takımımız ise 2. lige düştükten sonra muhteşem geri dönüş yapmış, Avrupa Şampiyonluğuna kadar gitmişti. Ama ligde bir türlü başarılı olamıyordu. ZK ile anlaşan takımımız büyük hata yapmıştı. Nihayet ZK ile yollar ayrıldı ve Ceyhun Yıldızoğlu ile sözleşme imzalandı. Takımımız yabancı kadrosunu az-çok oluşturmuştu. Eğer yerli kadroya takviye yapılır ve Ceyhun Hocayla istikrar yakalanırsa ligi domine etmememiz için hiçbir neden yok. Ceyhun Yıldızoğlu'nun karieyrine baktığımızda istikrarla bilinen bir isim. Tam 19 sezon aynı takımda çalışabiliyorsa bizde de başarabilir. Kadro kalitemiz de yeterli olunca onun işi kolay olacaktır. Sonunda ZK ile yolların ayrılması bizi sevindirse de içimizde burukluk var. Çünkü şubelerin birisi düzelirken diğeri bozuluyor. Tüm şubelerde olumlu gelişmeler bir türlü yakalanamıyor. Örneğin yeni yapılanmaya gidip yükselişe geçen bayan voleybol şubemiz Elifle yolları ayırabiliyor. Sanırım tüm şubelerde olumlu ortamı sağlamanın yolu aynı elden yürütülmek ve aynı sponsorlarla aynı havayı yakalamaktan geçiyor.

19.05 Gençlik ve Spor Bayramı

|

Mehmet Batdal & Serdar Özkan Galatasaray'da

|


Galatasaray Futbol A.Ş. ile futbolcular, Beşiktaş A.Ş.’den Serdar Özkan ve Bucaspor’dan Mehmet Batdal arasında, Haziran 2010’dan itibaren üç yıl boyunca geçerli olmak üzere sözleşme imzalanmıştır.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur,

Galatasaray Futbol A.Ş.


Her iki futbolcununda kulübümüze hayırlı olması dileklerimizle.

Ben Her Bahar Aşık Olurum

|



Filizlenir Anılarda Gururum
17.05

En Kötü Gün Bugünse...

|

edit: en kötü gün değilmiş dostlar :)


Seimone Augustus ve Sylvia Fowles Galatasaray'da

|

Bayan basketbolu. Yeni ismiyle kadın basketbolu. 2. lige düşen bu takım birkaç yıl içinde ülkede zirveye oynamaya başladı. Ama en iyi olamadı. Tarihe baktığımızda rakiplerimizin yemesi gereken 40 fırın ekmek var. Ama bize yaklaştıkları da kesin. Avrupa konusunda da bu takım bu ülkede 1 numara. Tabii ki de geçmişi bırakıp işe koyulmamız gerekiyor. Açıkçası bayan basketboldan çok iyi anlayan kişiler değiliz. Neden takip ediyorsun diyenlere de blog ismini gösteriyoruz. Dedik ya çok anlamıyoruz. Son yıllarda ülkeye müthiş isimler geliyor. Bunu da geldiklerinde araştırıp öğreniyoruz. Kendi takımımızda müthiş isimler getiriyor. Ama ülkemizde hala şampiyon olamadık. Evet yabancılarımız iyi ama yerli kadromuz zayıf. Sakatlıklar dert. Hocamız ise ayrı bir dert. Dedehayır'dan kurtulduk bildiğiniz gibi. Işıl düzelir, daha iyi bir hoca alırsak başarı gelmesi kaçınılmaz.

Geçtiğimiz günlerde iki yeni isimle anlaştık. Birisi tanıdık. Ondan bahsetmeye hiç gerek yok. Bu isim tabiki de Seimone Augustus. Gelip takımımıza çağ atlatan bir isimdi. O yaptığı yumruk şov hala akıllarda. Geçtiğimiz sene sakatlık sebebiyle oynayamadı. Ama önümüzdeki sene bizimle olacak. Umarız sakatlık sonrası güçlü döner. Onu yeniden parçalı formayla görmek ayrı bir keyif olacak. Diğer transfer ise Sylvia Fowles. Videoda gördüğünüz smaç basan isim onun ta kendisi. Bu özelliğiyle az sayıda kadın basketbolcudan birisi. Pota altına büyük güç katacaktır. Ayrıca yaşı da çok ileri değil. Nevriye'ye uykusuz günler yaşatmasını bekliyoruz. Özellikle Caferağa'da basacağı smaçları malum kulübün resmi televizyonundan izlemek büyük keyif olacak. Bizim sahamızda sesi kısan kanal mutlaka kendi evindeki maçlarda da sesi kısacaktır. Malum pota sesi...

Biz bu hamleleri yaparken ligdeki en büyük rakibimiz de boş durmuyor. Aynı kalitede isimleri transfer ediyorlar. Yerli kadrosuna takviye şimdilik mümkün gözükmüyor. İyi bir oyun kurucu transferiyle takımımız şampiyonluk kovalayabilir. Tabiki de Işıl'ın dönme şartı var. Tamika en azından Ocak ayına kadar bizimle olmayacak. Katie ise kalmayacak gibi. Sophia Young Türk statüsüne geçerse hem ligde hem Avrupa'da çok işimize yarar. Fowles-Young pota altı müthiş olur. Eurolig'de üst turlar da mümkün olabilir. Fakat yazının başında da dedik. Transfer yapmakla şampiyon olunmuyor. Önemli olan farklı şeyler. Son yıllarda farklı şeyler bizimle değildi. Umarız bu sene bizimle olur. Amatör şubelerde atağa geçmenin zamanı geldi de geçiyor bile.

Mehmet Topal Valencia'da

|
Mehmet Topal. Bir yaz gününde Floryaya ayak bastığında Avrupalılar Mehmet ismini sadece Fatih Sultan'dan biliyorlardı. Çağ değiştirmişti çünkü atamız dünya tarihinde. Biz de Avrupalılardan çok farklı değildik. Tanımıyorduk çünkü onu. Alt ligde oynayan bir isimdi. Avrupalıların Dardanel diye bildiği Çanakkaleden rüya şehir İstanbul'a geliyordu. Ronaldinho'yla aynı reklamda oynayan bir isimle imza törenine katılmıştı. O isim bunun dışında hem zenciydi hem sarışın. Arsenal referansı da duruyordu orada. Buna rağmen İnamoto bedavaya alınmış, Mehmet'e 1 milyon küsür euro ödenmişti. İnamoto geldi oynadı ve gitti. Mehmet ise değişen Galatasaray'ın yeni yüzlerindendi. Liverpool maçında oranın efsanesi Gerard ile başa çıkmak zorunda kaldı.Galatasaray'da işi çok zordu. Çünkü suyun öteki yakasında çakma mehmet vardı. Gerets dahi bundan şikayetçiydi. Diğer sene Linderoth alındı. Anlaşılan o ki Mehmet için Anadolu yolları gözüküyordu. Linderoth iyi de başladı. Ama sonra şanssız bir sakatlık yaşadı. Forma yine Mehmet'indi. O sene muhteşem oynadı ve Milli takıma yükseldi. Euro 2008'de performansını devam ettiren Mehmet piyasasını yapmıştı. Kendisine gelen teklifleri ise kulüp reddetmişti. Sonraki iki senede ise aynı performansı gösteremedi ve İspanya'nın Valencia kulübü ciddi şekilde talip oldu. Bugün ise kulübümüz tarafından Mehmet'in Valencia'ya transferi açıklandı.

Her iki taraf için de iyi oldu diyebiliriz. Artık Galatasaray o mevkiye yabancı ve çok kaliteli bir isim düşüncektir. Yabancı oyuncuyu ise Musa Çağıran yedekleyecektir. Mehmet Topal'ı alan Valencia kulübümüze 5 milyon euro ödeyecek. Ayrıca 500.000 Euro alacaklarını da Valencia karşılıyor. Galatasaray bu işten çok karlı çıkmıştır. Umarız Mehmet da Valencia'da çok başarılı olur. Orada yıllarca forma giyer ve dönüşü Tugay'a benzer. Hem kendisi için iyi olur. Yurt dışını ve oradaki rahatlığı görür, diğer Türk gençlerine de örnek olur. Kendisine teklif gelen her Türk futbolcusunun yurt dışına gitmesi gerektiğini ve bir yerlerden başlaması gerektiğini hatırlatıp, Mehmet'e yeni takımında başarılar diliyoruz. Güle güle örümcek adam.

Yolun açık olsun...

Tribün #32

|

78-82 | 0-3

|
Bayan basketbol takımımız ilk iki maçta mağlup olduğu rakibine evinde 78-82 yenildi ve 3-0 geriye düştüğü seriyi kaybetti. Böylece rakibimiz şampiyon oldu. Bu maçta ilk iki maça oranla daha fazla sayı oldu. Katie bu maçta skor üretmekte sıkıntı yaşamayınca bu kadar sayı atabildik. Elbette başta Tamika ve Sophia olmak üzere ona yardımcı oldular ama savunmada yeteri kadar iyi olmayınca maçı kaybettik. Rakibimizde inanılmaz toplar sayı oldu. Biz ne kadar sayı atarsak atalım maçı kazanamayacağımıza inandık. Böylece bir sene daha heba oldu. Şimdi önümüzdeki sene için transferler yapılıyor ama unutulmaması gereken bir şey var. Türk kadromuz yetersiz. Bir de Işıl olmayınca iyice zayıf kalıyoruz. Önce yerli kadroyu güçlendirip, takım oyunu oynayan ve istikrarlı yabancılar almalıyız. Yabancılarımız az çok netleşse de resmi bir açıklama henüz yok. Ama bu oyuncuların emanet edileceği teknik ekip de önemli. Bu seneyi hüsranla kapattığımızdan teknik ekibin kredisi bizde yok fakat yönetim ısrarlı. Biz onursuz zaferler istemiyoruz dedik. Hem onursuz olduk hem de zafersiz. Erkek takımımızı da kapsayan çok büyük bir sponsorla bu oyuna son verebiliriz. Yoksa istediğimiz yıldızı getirelim, bazı şeyler değişmedikçe işimiz çok zor.

Galatasaray'ın Gerçek Ruhu Yine Şampiyon!

|

Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, Cadbury Kent Engelli Yıldızlar’ı 95-65 mağlup ederek TSB Süper Ligi’ndeki üst üste dördüncü şampiyonluğunu kazandı.

http://www.galatasaray.org/basketbol/tekerleklisandalye/haber/6932.php

ENGELSİZ ASLANLAR'IMIZI YÜREKTEN KUTLUYORUZ!

Bu taraftar sizinle gurur duyuyor!



Galatasaray aşkına çarşamba Ahmet Cömert Spor Salonu'na!

Emre AŞIK

|

Kendimi bildim bileli defans oyuncularını bir ayrı severim.Kendi oyun anlayışıma benzediğindenmidir bilinmez tekniği kısıtlı olan ama yüreğiyle oynayanları, tekmeye kafa uzatanları ise daha ayrı severim.Ölümüne oynayan defans oyuncuları kuşağının bizim jenerasyonun en önemli isimlerindendi Emre Aşık.Büyük Kaptan gibi dik duruşluydu.Daha taraftar bilincine ulaşamamış mahalle aralarında top koştururken kestiğim toplarda Büyük Kaptanla birlikte adını çokça andığımdı.Henüz pazardan aldığımız çakma formaları mahalle maçlarında gururla taşırken anneme onun forması için ağlayıp hiç bir yerde bulamadığımdı.Roma maçında polise yaptığı gider şimdi bile tribüncü gururumu okşarken o efsane şampiyonlukta Sami Yen' deki son kayseri maçında melih gümüşbıçak'ın çatallaşan "denizliden gol haberi geliyor Sami Yen bayram yerine dönüyor" sesinin fonunda ömrümce aklımdan çıkmayacak yedek kulübesinden fırlayıp çizgiye kadar gol ulan gol tepkileriyle koşuşun sahibiydi. Kolay değil suyun öteki tarafındakilerin çıkardığı oyuncu olarak tanınmak dolmabahçeye gidip tekrar Sami Yen'e dönünce yine aynı saygıyla coşkuyla karşılanmak.Görev adamıydı yedek oturt tribüne gönder ses çıkarmazdı demiyeceğim bilindik şeyler. Ama 2 sene sonra sorun çıksın defansında gel Emre de gene çıkar aslanlar gibide mücadelesini verir. Son olarak konuştukça batan kalbimizden çıkan eski futbolculardan olmayacağına hiç şüphem yok.Azalıyor sahadaki biz'lerin sayısı.

Özleyeceğim.Unutmayacağım.

Galatasaray 1-2 Antalyaspor

|


Konuştukça batanlara inat Emre Aşık. İyice azalıyor artık böyle isimler. Gerçi adaşı vardı bugün sahada. Hep kalsa keşke orada. Gitmeyecek nasıl olsa dünya kupasına. Gitse de dalar arma için her topa. İçimizden birisi ne de olsa. Artık oynaması gerekirken Allah yardımcısı ola. Yenilgiye isyan edecek adamlar lazım çünkü bu takıma.


57-51 | 0-1

|
Bayan basketbol takımımız play off final maçında rakibine 57-51 mağlup oldu. Oldukça iyi başladığımız ve uzun süre farkla önde götürdüğümüz maçı kaybetmek talihsizlikti. Son periyotu kötü oynadık ve farkı açmalarına neden olduk. Daha sonra farkı eritsek de 51'in üstüne çıkamadık ve mücadeledel mağlup ayrıldık. Maçın ilk bölümlerinde Sophia ve Tamika'nın çabaları inanılmazdı. Katie ise sahada hiç yoktu. Skor beklediğimiz bir oyuncunun 1 sayı dahi atamaması ilginç. Eğer Tamika ve Sophia'ya 1-2 isim daha katılsa maçı çok rahat alabilirdik. Türk oyuncularımızdan kısmen yarar geldi ama yetersizdi. Son 2 periyotta erken faul problemine de girince rakip çok kolay sayı buldu. Yoksa savunmada gayet iyiydik. Şimdi Cumartesi günü serinin ikinci maçı var. Yine aynı sahada oynanacak. Oradan mutlaka bir galibiyet çıkarmamız gerektiğini biliyoruz. Eğer evimizdeki maçlara 1-1'le gelirlerse bu muhteşem taraftarın desteğiyle şampiyon olabilir ve bu şubede yüzümüzü güldürebilirler. Zafer'e, Nilay'a rağmen neden olmasın?

Mevcut olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur !

Tamika Catchings: 15 Sayı, 5 Ribaund, 4 Asist
Sophia Young: 18 Sayı, 8 Ribaund, 1 Asist
Tuğba Palazoğlu: 11 Sayı, 2 Ribaund, 1 Asist

Bu arada : Neredesin be Işıl ?

Saldır Cimbom Allah Aşkına !

|

fenerbahçe - Galatasaray
Caferağa SS. 20.30

Tribün #31

|

Tribün serimize bu muhteşem koreografi ile devam ediyoruz.

Bu Kupayı Görenler Parmak Kaldırsın !

Güle Güle Leo Franco

|

Yolun açık olsun...

Engelsiz Aslanlarımız Avrupada 5. Oldu

|

Son 2 yıldır gezegendeki tüm kupalara ambargo koyan Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı Avrupa Şampiyonlar Liginde bu sene 5. oldu. Talihsiz sonuçlarla kupayı kazanamayan takımımızı mücadelerinden dolayı tebrik ediyoruz. Ancak önümüzdeki sene için daha iyi çalışmak ve kupalara yeniden ambargo koymak gerektiğini de hatırlatıyoruz. Çünkü bu potansiyelin bizde bulunduğunu biliyor ve aslanlarımıza sonuna kadar güveniyoruz. Müzemizin kupalarla yeniden dolacağına inanıyoruz.

Galatasaray 81 - 85 Elecom Sport Roma
 Galatasaray 76 - 77 C.D. Fundosa Grupo
Rollis Zwickau 75 - 72 Galatasaray
C.D. Once Andalucia 53 – 80 Galatasaray

Hayatın Anlamı Galatasaray!

|

by Süleyman Bayram

İşçi Ve Emekçi Bayramı

|

Kutlu Olsun

DEPO