NKFVAS

|

Çok uzun bir yazı yazdım. İçi çok da dolu bir yazı. Sonra fark ettim ki hepsini boşuna yazmışım. Sonra sildim yazıyı.Videoyu izleyin yeter. Video için buraya
alternatif link .


Not: Başlıktaki küfür cinsellik içermemektedir(!)

Derbiyi Kazanamadık Diye !

|


Derbiyi Kazanamadık Diye,
Şampiyonluk Gitti Zanetme..
Üstünüzdeki Forma Güç Verir Sizlere,
Hakkını Verin Sadece...
Hakkını Verin Sadece...

Bu arada son günlerde takılan kapaklara Keita birisini daha eklemiş ;
'Türkiye’deki Hedeflerimde İki Gözümden Birini Kaybetmek Yok'
Kapak

Gerizekalılar!

|

angut.com açılış sayfasına koyduğu video ile kendi taraftarını bile keklemeye çalışacak kadar gerizekalı olduğu bir kez daha göz önüne serdi.Buna inanan salaklarda her yerde ''Keita'ya bardağı siz attınız'' dedi.Sadece o salaklar mı dedi? Hayır.Kulubün resmi yayın organı fb tv bile kendi taraftarına bu yalanı inandırmaya çalıştı.fb tv'nin deplasman tribünündeki ağlardan haberi yok mu bilinmez. Sizleri şimdi benjcev'in blogundaki kapaksal yazısıyla baş başa bırakıyor esenlikler diliyoruz.


Gene Ana sayfasına saçma sapan bir video koymuş, angut.com. Görüntü işlemci biri olarak diyebilirim ki, evet görüntüde sadece halkayı çizmişler. Başka montaj, oynama falan yok. fakat eksik.

Görüntülere bakınca, suyu galatasaray taraftarı atmış gibi görünüyor. Fakat, eğer görüntü 1. sn önceden verilmiş olsaydı, suyun kale arkasındaki fenerliler tarafından atıldığı anlaşılacaktı. Nitekim, koyulan videonun ilk iki saniyesi kesilirse de, suyu polisler atmış gibi gözükecek. Siz de kendi evinizde bunu pek rahatlıkla deneyebilirsiniz, analitik düşünmeden yoksun angut.com'cular.

Gerçi bu kadar açıklamaya bile gerek yok. İzlediği yola göre suyun üstteki fileye takılacağı açık. Eğer tabii, suyu filenin arasından geçirip kendi futbolcusuna atabilecek kadar yetenekli bir o kadar da manyak, deplase olmuş Galatasaray taraftarı varsa bilemem.

Eğer, buna inanan saf, temiz kalpli, fenerliler varsa yazık. Merak etmesinler, federasyon aksini düşünse bile, öyle bize verdiği gibi cezalar vermeyecektir kendilerine. Heba etmesinler kendilerini.

angut.com, yalanlarla kendi taraftarını keriz yerine koymaya devam ediyor. Kendileri de bu pisliğe inanıyorsa, yatacak yerleri yok.

http://ohabeprekazi.blogspot.com/2009/10/angutcom.html
Ha birde Alex'in hanımı vardı bilin bakalım bu şıllık ne yapmış?
Son olarak kıvırın bakalım gerizekalılar daha ne kadar kıvıracaksınız!?

Galatasaray 2-1 Bucaspor

|

Rakip takımın futbolcularının aklında kura çekildiğinden beri 91. dakikadaki forma değiştirme anı vardı. Bünyamin dallaması en baştan delikanlı olsa bu futbolculardan birisi Keita 11 yazılı formaya sahip olacaktı. Aynı şekilde Milan Baros 15 'e de.. Yürüye yürüye kazandık. Seri başı olmamamız sevindirici. Kim bilir belki gruplarda Bucaspor'un renkdaşı suyun öteki tarafındakilerle karşılaşırız. Green Street Hooligaans'daki kura çekim sahnesi tekrar yaşanacak. Tek duamız budur. 10 yıllık bu işi 2010'a ertelemeye hiç niyetimiz yok..

17' Kewell
32' Arda T.

Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun

|

İşte Bunu Demek İstemiştim..

|

Dünkü yazımda derbi hakkındaki yorumlarımı yazmıştım. Aklımda birşey vardı ama bunu tam olarak olmasa da yazıya dökmüştüm. Resmi sitede Frank Rijkaard'ın açıklamasını görünce işte budur dedim. Çubukluların 100 yıldır yaptığı oyunları 5 ayda anladı Rijkaard. Ne kadar bayrak adam olduğunu da gösterdi. Onlar her ne kadar bizi çığırdan çıkarmaya çalışsalarda tek yapmamız gereken sakin olmak. Sinirli olmamak. Eminimki bunu bitirecek kişi de o olacaktır. Bakın neler dedi Rijkaard ;


"Yaşanan tüm olaylar rakibin stratejisinin bir parçasıydı. Çünkü bizim iyi bir takım olduğumuzu biliyorlardı. Ama ne yazık ki onların oyununa geldik. Rakip taraftarlar futbolcularımıza birçok şeyler attılar. Ama biz bunu maç öncesinde konuşmuştuk takımımızla. Böyle şeylerin başımıza geleceğini söylemiştik. Futbolcularımıza, bizi provoke edeceklerini şöylemiştik. Bunu da iyi yapıyorlar gördüğünüz gibi. Herşey çok açık, görüntülerde de görebiliyoruz. Bizden çekindikleri için bu tip şeyler yapmaya çalıştılar. Bizim yapmamız gereken sakinliğimizi koruyup cevap vermemekti. Ama ne yazıkki biz de bu tip oyunlara dahil olduk. Bu kötü bir durum, hakem de pozisyonun içindeydi. Ama kesinlikle futbola yakışmayan görüntüler. Çünkü futbol dünyanın en güzel oyunu.


Keita’nın pozisyonunda gördüğünüz gibi taraftardan gelen bir madde var. Geldi konuştu. Maçtan önce istediğiniz kadar konuşun. Çünkü maçtan önce çok konuştuk bunları. Ama nederseniz diyin, sakin kalın, bunların farkında olmanız lazım, bu tip şeyler başınıza gelecek. İstediğiniz kadar uyarıda bulunun, bu tip şeyler futbolcunun başına geldi mi sakin olamıyor. Ben bir kez daha seyrettim penaltı pozisyonunu. Ben penaltı değil gibi düşünüyorum. Gerçekten maçtan sonra bunları konuşmak yersiz ama penaltı olmadığını düşünüyorum. Öncelikle şunu söylemem lazım. Taraftar baskısı, oradaki atmosfer bir bahane olamaz. Çünkü bir futbolcu sahaya çıktıktan sonra kendi işine odaklanıp onu yapmak zorundadır. Kesinlikle taraftarı bir kenara bırakması lazım.


Tabi bu maç artık gemişte kaldı. Bu maç bitti. O yüzden benim her zaman söylediğim gibi en önemli maç önümüzdeki maçtır. Şimdi kesinlikle ona konsantre olmamız lazım. Şu ana kadar çalışma şeklimizle çalışmaya devam edersek ve şu ana kadar oynadığımız oyun mantalitesiyle devam edersek çok güzel şeyler yapacağımıza yürekten inanıyorum. Bu kapasiteye sahip olduğumuzu düşünüyorum. Her takımı yenebilecek kapasitemiz var. O yüzden bunları yapmamız lazım. Tekrardan taraftarımıza olumlu mesajları vermemiz gerekiyor."

Mutlu Yıllar Milan Baros

|

Khalkedon'da Olay Olmuyor (!)

|
Geçen sezon mabeddeki maç bittiğinde çubukluların oğlanı söylüyordu bu başlıktaki ifadeyi... Hani şu kalede duran dana. Olaylar hep Sami YEN'de oluyor diyordu. Pazar günü maçta gördük ki bir kez daha yanıldı bu süt oğlanı..

Maç başlamadan başladı tahrikler.. Küfürlerin haddi hesabı yoktu. Ve olay sonunda patlak verdi. Ekvator çevresinden gelmiş brezilyalı Galatasaray takımının kaptanına yaptı yapacağını. Ondan sonra maç başlayana kadar sürdü yüksek tansiyon. Bir kere maç en başından başlamamalıydı. Ama neler olduysa oldu maç bir şekilde başladı. Lig TV kameramanının kafasını yaran votka şişesi, hakemin kafasını yaran bardak yanlarına kâr kaldı..

Çubuklular maça her zamanki hırsla başladı. Zaten kurulma amacı Galatasaray'ı yenmek olan bir kulüpten başka birşey de beklenemezdi. Sahanın her yerinde basıyorlardı, boşa çıkınca tekmeyi sallıyor ve hakem de baskı altında kalınca herşey onların lehine dönüyordu. Futbol oynamak isteyen Galatasaray ise istediklerini yapamıyordu. Ofsayttan atılan goller, çakma penaltılarla maçı götürdüler.. Maç boyunca şişe yağmuru vardı. Olay olmuyor diyenelere nispet yaparcasına. Anons dahi yapılmadı kafalara gelen şişelere. Bir şekilde kazandılar yine. Tuvalette musluklardan su bile akmıyordu.Her pankarta ince eleyip sık dokuyan emniyet nasıl oldu da Galatasaray'a küfür içeren pankartları göremedi?.
Her şeyi deniyorlar, deneyeceklerde. Ama en azından artık sidik torbaları, tuvaletten kesilip mızrak yapılan pisuvar parçaları, halden satın alınıp maça getirilern meyve sebzeler olmuyor malum stadda. Ama olay olmuyor diye gezinenler artık 2 kere düşünürler. Futbol adına birşey konuşamadık işte gördüğünüz gibi sebeplerinden biri korkak mhk diğeri ise çubuklulardır.Biz sahada bir şey yaptık mı da böyle konuşuyorsun diye soranlar olacaktır.Hayır yapmadık,ama emin olun bizim kötü oyunumuz yalnızca futbolcuların durgunluğundan vs değildi.Organize olarak etkilediler Bünyamin ve tayfasını. Keita futbol oynamak istiyor, Fransada medeniyet görmüş ama bizim hayvanlar izin vermiyor.

Aklımda birçok şey vardı maç başladığından beri ama hatırladıklarım bunlar. Bütün bunların kısa bir açıklamasını yineleyim.. Galatasaray'ı yenmek için kurulmuş ve bu doğrultuda herşeyi deneyen bir kulüp ve kupalar kazanmak için kurulmuş tek amacı Türk olmayan takımları yenmek olan başka kulübün karşılaşmasından yenik çıktık. Peki ne oldu Galatasaraylılığımızdan birşey mi azaldı? Hayır.. Ertesi gün atkımı takıp gittim okula. Formamda altındanydı gömleğin. Soranlara cevabım açıktı... Sevdamdandır..

Federasyondan Her Zamanki Gibi Süper Adaletli Tarife:

Yumruk atana 3 maç…

Hakem kafası yarana + şişeyi rakip futbolcu gözüne isabet ettirene + sayısı belirsiz adette pet şişeleri ve yabancı cisimleri sahaya atana = 1 maç

Ali Sami Yende oynansaydı ne olurdu? Galatasaray'a 5 maç…

Tebrik ederiz Federasyon!

ultrAslan.com

İnanmak Güzel Şeydir...

|

Uzun bir yolumuz var ve şampiyonluk yoluna inanıyorum.
Frank RIJKAARD

Bizde inanıyoruz sana, yediğimiz her gole, her pet şişeye, her küfre inat...

SEVDAMDANDIR

|
Bu takım bizim,bu renkler,bu aşk bizim başka GALATASARAY YOK!

Geçmiş Olsun Baros

|
Biz aynı yerde olacağız. Senin yine gollerinle bizi ayaklandıracağın günü bekleyeceğiz.

Resim - GShastası

Yeniden!

|

Engelsiz Aslanlarımız son yıllarda Galatasaray'ın Spor Kulübü olduğunu bizlere hatırlattı.Hatırlatmaya da devam ediyor.Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hem Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu hem de Kıtalar Arası şampiyonluğunu elde eden Engelsiz Aslanlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz.Sizinle gurur duyuyoruz!

Galatasaray 90-34 Diablos
Galatasaray 85-55 Mungwungwa Electronics
Galatasaray 83-58 Miyagi Max
Galatasaray 68-43 Mungwungwa Electronics

Büyük Pazar!

|

picture from: Pazar günü derbilerin günü olmuş arkadaş, Türkiye için bir kandil günü'nden farksız olduğuna inandığım Galatasaray-fenerbahçe derbisi bir yana,Liveerpol-ManU ,Boca-River maçı ve aradan sıyrılaraktan Fransızların kendi clasicco'muz diye adlandırdığı Marsilya-PSG maçı bir günün içine doluşmuş. Galatasaray-fenerbahçe maçlarının olduğu günlerle çakışan çokca dış dünya derbisi hatırlıyorum, Arada bütün herşeyi düzenleyen bir "big brother" mı var lan acaba...

Eyvallah Sabri..

|
1 - Kıçından haber uyduran basın Allah belanızı versin ! Pazar gününden sonra sokağa çıkamayacaksınız..
2- Sende Eyvallah Sabri.. Yalakalara inat ; Sabri fenerin...

Galatasaray 4-1 Dinamo Bükreş

|

Maç hakkında çok fazla söyleyecek söz yok. Trabzonspor'u 4-3 ile geçen Galatasaray'ımız derbi öncesi kazanması gereken bir maça çıktı ve kazandı. Nonda ve Elano gibi isimler ilk 11 başladı. Nonda kendisine verilen şansı yine çok iyi kullandı. Ayı Volkan'a mesajını gönderdi. Elano penaltı golünün dışında zaman zaman iyi ara paslar attı. Takıma uyum sağladıkça ve sürekli ilk 11 oynadıkça bu paslar daha iyi olacaktır. Attığı uzun paslar ile oyunun yönünü aniden çok iyi değiştirebiliyor daha önceden de bildiğimiz gibi. Bu yönü ile takıma çok yararlı olacaktır. Duran topları da eklersek takımın değişilmezi olur. Ayrıca savunma yönü birçok Brezilyalıya göre iyi. Dünkü maçta tüm bunları sezdim. Mehmet Topal ise alışılmışın dışında stoperdeydi. Zaten üstümüze gelmeyen rakip karşısında sırıtmadı. Sakat Hakan Balta'nın yerini Caner doldurdu diyebiliriz. Oynadıkça çok daha iyi olacağından hiçbir şüphem yok. Sabri bu sezonki çıkışını sürdürüyor. Yerine giren Uğur çok iyi bir alternatifim mesajını veriyor.

Servet adeta rakibe illallah dedittirdi. Eminimki rakip takımın soyunma odasında konuşulan tek oyuncu o olmuştur. Kewell görevini iyi yaptı. 90 dakika çıkaramaz diyenlere son haftalarda kapak takmaya devam ediyor. Mustafa Sarp ve Ayhan orta sahada rakibe çok üstün oynadı. Ayhan'ın dinlendirilip ıssıran Barış'ın oyuna alınması da mantıklıydı. Keita yine sağ kanadı koridor gibi kullandı. Pazar günkü mça için en büyük silahımız o olacaktır. Real'den aldıkları sol bekin gidişi Aralıktan da önce olabilir. Aydın kendini çok geliştirmeli. Yaptırdığı penaltı yararlı olsa da Keita'yı oturup izlesin yeter. Çünkü onda bunları yapacak yetenek var.

Tribünler yine çok iyiydi. Hiç boşluk göze çarpmadı. Tribünsel olarak performans yine bize yakıştı. Tribünlerin de aklında pazar günkü maç vardı. Grupta 7 puanla lideriz. Sturm'a puan vermesek şimdi grupta iş bitmişti. Liderlik için Romaya'dan en az 1 puan şart. Tabi Pana'dan evimizde 3 puan alacağımızı varsayarsak. Ama bu grubu 16 puanla bitireceğimizden hiçbir kuşkum yok...

Galatasaray - Dinamo Bükreş

|
22.05 bir de 05'i var...
@ASY

Bayan Basketbol'da Transfer

|

Galatasaray Bayan Basketbol Takımı, Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nin başlamasına çok kısa bir süre kala sürpriz bir transfer gerçekleştirdi. Geçen sezon WNBA takımlarından Indiana Fever ile final oynayan Katie Douglas Galatasaray'da.

2006 yılında WNBA'de All-Star MVP'si seçilen Douglas aynı zamanda AB pasaportuna da sahip.

www.galatasaray.org

Simas Jasaitis Röportajı

|

FCN Blog Galatasaray Erkek Basketbol takımının yeni transferi Simas Jasaitis ile 22 Ekim Perşembe günü bir röportaj yapacak.Jasaitis'e sorularınızı fcnblog@yahoo.com.tr adresine gönderebilir röportajı FCN Blog'dan takip edebilirsiniz. Detaylı bilgi; http://fossacimbom.blogspot.com

Milenyum Kupası

|

Arkadaşlar bilmiyorum bu kupadan haberiniz varmı? Ben birçok kişide olmadığı kansıına vardım ve paylaşma gereği duydum. Bu kupayı unutmayalım, unutturmayalım. Bu kupadan benim haberim vardı ama ne zaman verildi, tören yapıldı mı? Bu konuda bilgisi olan varsa paylaşabilir bizle. Bakın Milenyum Kupası Nedir ? ;


Dünya’da Sadece Galatasaray’ın Müzesinde Bulunan Milenyum Cup 2000 yılında Galatasaray’ın Avrupada yılın takımı olmasının ardından Uefa tarafından verilen kupadır.. Dünyada sadece Galatasaray’ın müzesinde bulunması en önemli özelliğidir ve yeni bir milenyuma girilene kadar da böyle olacaktır. Merak edenlere hatırlatmak amacıyla; Galatasaray’ın milan’ı eleyerek katıldığı Uefa kupasında hiç yenilmeden şampiyon olması ve ardından Şampiyonlar Ligi şampiyonu Real Madrid’i devirerek Süper Kupayı alması sonucu, 2000 yılının şerefine milenyum takımı olarak ilan edilmesine istinaden verilmiş kupadır. Hayatında en büyük başarıyı Avrupa Kupalarında 2.tur olarak gören sıradan takım taraftarlarının anlamak bir yana tahammül bile edemeyeceği bir başarının ürünüdür..!

İyi ki Varsın..

|

Tribünde maç izlerken oturduğum yerden nefret ediyorum. Çünkü karşınızda bir kamera var. Sevincinizi, üzüntünüzü gösteremiyorsunuz. Gol atıyorsunuz, yanınızda rakip takımın başkanı oluyor, sevincinizi gösteremiyorsunuz. Ciddi olarak bundan sonra yukarı tribüne çıkıp maçı izlemeyi düşünüyorum.

Adnan Polat


Bu kulüpte birçok şey ciddi olarak değişti.. İyi ki varsın Adnan Polat...

Spartak Moskova - Galatasaray SK

|

Oraya çıkıp o armayı,o renkleri yeniden hatırlattığınız için teşekkürler.

Galatasaray 4-3 Trabzonspor | Tribünsel İzlenimler

|
Galatasaray - Trabzonspor maçına bugünlük tribün gözüyle bakacağım. Yarın maçı 90 dakika tvden izledikten sonra maç hakkında görüşlerimi yazarım. Bu maçın benim için ayrı bir anlamı vardı. 18 yaşına gelmiş genç delikanlı ilk kez Galatasaray maçına gidiyordu. İlk kez kavuşuyordu sevdiceğine. Biliyorum belki birçoğunuz için pek anlam ifade etmeyecektir bu. Ama kendinizin ilklerini hatırlayıp bir kıyas edebilirsiniz. Hem size kendi anılarınızı da hatırlatmış olurum.

Eskişehirspor'lu bir babaya sahip olduğum için bu buluşma baya bir gecikmişti. Tek başıma Eskişehir'den gelmek için izin koparamıyordum. Yalan atıp gitmek ise huyum değildi. Sabırla bekledim. Baskı yaptım. Birçok şeyden vazgeçiyordum ama bir türlü gelemiyordum. İlk Galatasaray maçı olmasının dışında ilk kez de İstanbul'a geliyordum kendimi bildim bileli. İzini bir koparabilsem sora sora bulacaktım elbette. Baya bir cefası olacaktı ama değerdi. Dayım ve kuzenim ile gitmeye karar vermiştik Galatasaray - Eskişehirspor maçına ama ehliyet sınavım gerekçesi ile 2-3 hafta gecikmişti buluşma.

Nihayet kararı verdik. Galatasaray - Trabzonspor maçında orada olacaktık. Aynı zamanda kuzenimde ilk maçına gidiyordu. Dayım ise defalarca gitmişti ve bir rehber olarak en iyilerden birisiydi. Biletler çıktığı ilk dakikada alındı. Pazar günü sabaha karşı 4 sularında yola çıkıldı. Önce Anadolu yakasına gidilecek araba pazarında gezilecekti. Öyle de oldu. Planlanmayan tek şey Avrasya Maratonuna izleyici olarak katılmamızdı. Bu da iyi bir anı olarak bizde kaldı. Tek kötü haber bir sporcunun kendini boğazdan atmasıydı. Anadolu yakasında öğlen saatlerine kadar oyalanıp karşıya geçmeye karar verdik.

Koşu sebebi ile köprünün birisi kapalıydı. Diğer köprüyü kısa bir arayıştan sonra bulduk ve yola çıktık. Hep söylenen trafiğin en sonunda farkına varmıştım. Gördüğüm trafik üniversitede İstanbul tercihimi altlara atabilirdi ama yine de bu olamazdı. Çünkü kolay hiçbirşey yoktu bu hayatta. Madem Galatasaray'ı istiyorsun çekeceksin kardeşim. Nihayet karşıya geçtik. İstanbul hayal ettiğimden çok daha büyük bir şehir olarak karşıma çıktı. Boğazı görmek, sadece tvden görebildiğim tarihi yerleri görmek çok güzeldi. Ünlü kişileri daha ilk gidişimde görüyordum.


Ali Sami YEN çevresine geldiğimizde arabayı otoparka bıraktık. Atkılarımızı, formalarımızı düzeltip daldık Ali Sami YEN sokaklarına.. İlk olarak numaralı tribün önünde resimlerimizi çekindik. Daha sonra internetten rezerve ettiğimiz biletleri almaya gittik. "Bilet lazım mı?" diyen kanıbozukları ve storenin önünde gezen korsanları gördükçe içim gidiyordu. Gözlerinin içine sonuna kadar bakıyordum. Elbette buraya yerleşip güzel bir gruba dahil olduktan sonra ilk işim bunları kazımak olacaktı. Storede çalan şarkı dilimde dolanırken Cevahir'e doğru yol aldık. Eskişehirde'de benzeri alışveriş merkezleri son yıllarda çoğalmıştı. Sosyete kısmın takıldığı yer olduğu çok açıktı. Aynı bizimkiler gibi. Ama buradakinden çok daha büyüktü. İçeride iyi bir gezintiden sonra yemeğimizi yedik ve iddaa bayisine gittik. Trabzonspor'lu bir taraftarın bize kalemini vermesi çok güzeldi. Maç öncesi aramızda rahatça dolaşıyorlardı. İnşallah içeride de dostluk hakim olacaktı. Cevahir'de Özcimbomlu Sezgin Abi'yi görmek çok güzeldi. Selamlaştık ve uzaklaştık.

Store'ye girip uzun uzun gezdik. Beni en çok korumalar etkilemişti. Kurtlar Vadisinde hisettim bir an için kendimi. Storedeki çeşitlilik ise beni sevindirdi. Daha iyi olacağından hiç şüphem yok. O çevrede uzun uzun vakit geçirdik. Yanımıza gelen birisi bilet lazım mı sorusunu yöneltti. Değil ama FB maçı ne kadar olur dediğimizde, "250'den aşağı zor abi" yanıtını almıştık. Bir Cafe'ye girip maç saatini beklemeye koyulduk. Saat 5 civarı olduğunda Eski Açık tarafında konuşlandık. Carrefour önünde demlenen kişiler vardı. Ortam çok güzeldi. Orayı gördükten sonra össye çalışma arzum arttı diyebilirim.

Giriş için sıraya girdik. En önlerdeydik. Kapılar 17.30 gibi açıldığında içeriye alındık. Polis tarafından daha teferruatlı bir arama bekliyordum açıkçası. Meşale istesem sokabilirdim ama tecrübesizlikten yanıma almamıştım. Tam aranırken Antep'in golü geldi ve dayımın polisle elleri çakması bir oldu. İçeriye girip fotoğraf çektirdik. Sedat - Vedat abi, Yılmaz Başkan, Sebo Reis yavaş yavaş geliyorlardı. Tabi bu arada daha stad dolmadan Antepin 2. golü geldi ve stad bayram yerine döndü. Bu maçın önemi daha da artmıştı şimdi. Futbolcuları çağırma, pankartlar, şovlar güzeldi. Dışarıda dost kesilen laz uşakları içeride başlamışlardı bizi tahriğe. Ama stad dj'inin yerinde çaldığı müzikler onları susturuyordu.

Maç başladı. Galatasaray fırtına gibiydi. Taraftar ise mükemmeldi. Bestelerin tam bitim noktasında tayfaların sesini yükselterek devam ettirmesi ve zamanında bestenin değişmesi akıllıcaydı. Çıkan ufak tefek kavga ise büyüklerimizin araya girmesi ile son buluyordu. Aslında bütün besteleri bildiğimi zannederdim ama bilmediğim besteler olduğunu gördüm. Ayrıca "Sen var ya sen" bestesi çok güzeldi. Gollerden sonra yeni açığın arkasındaki apartmanda yakılan meşaleler ve havai fişekler görülmeye değerdi.

Maçı kazanıp dalgamızı geçmiştik. Haftaya kadıköyde oynanacak maçın havasına girmeye başladık. Ama maç içinde bunun yapılması uygun olmadı bence. Sami YEN' e son kez bakıp çıktım. Beklediğimden çok iyi bir tribün oldu. Bir daha gelmek kısmet olur mu bilmiyorum ama gelmeyi çok isteyeceğimi söyleyebilirim. Numaralı tribün tarafında Hagi'yi beklemiştik. Geldiğinden haberim vardı. Ntv radyoda röpörtajından bunu anlamıştık. Bekledik ama çıkmadı. Daha sonra polis dağıttı ve arabaya gidip yola çıktık. Pazar 4 de başlayan yolculuk Pazartesi 3 de bitti. Sabah okul vardı ama kimin umrundaydı askeriye görünümlü düz lise? Daha sakallar uzundu. Girmem mümkünmüydü okula? Uyudum, uyandığımda bu yazıya başladım sonra..

Gala's

Attacco Galatasaray!

|

Galatasaray'ımız - Trabzonspor
20.00
@ ASY

Sarı - Kırmızı Tribünler #4

|

Streets




Korona Kielce -Polonya
Credit: arseholed -Streets

Galatasaray'ın 104.Yılı ve Minik Kazım...

|



Galatasaray'ın 104. yılını seçkin bir şekilde kutladı kaymak tabakasını oluşturan tepe insanlar. Bu kutlamaların halka inmedikçe yararsız; pasta kesip, şarap içme faaliyetinden öteye geçemeyeceğini savunan biri olarak fazlada önemsemediğimi söylemeliyim etkinliği. Önemli olan parasız, pulsuz bir çocuğun formasıyla aynanın karşısına geçip "Cimbombom" diye bağırmasıdır benim için, o çocuğun yaptığı 104.yıl kutlaması İstanbul'un ve dünyanın bütün lüks otelleri birleşip şatafatlı bir tören düzenlese dahi en ön sırada kalacaktır.

Not:Üzülme Kazım kardeş biz birinci olacağız, golleri nahlara rağmen atacağız. senin sevgini seviyoruz.

Teşekkürler ultrAslan !

|

Bildiğimiz gibi her derbi maçtan önce bilet kuyruğu olurdu. Birçok tribün emekçisi, tanıdığı olmayan, münferit olarak maçlara gelen, takımına sonuna kadar bağlı kişiler gecenin ilk saatlerinde sıraya girer ve bilet almak için orada sabahlardı. Her nedense tam biletler satışa çıkınca bir grup insan gelir, orayı karıştırırdı. Yüzlerce kimlik fotokopisi verir ve biletleri alır giderdi. Polis bu kişilere elini süremez, emekçilere ise bilindik muameleyi yapar gönderirdi. İşin içinde Biletix'de vardı bazılarına göre. Daha sonra bu kişiler maç günü karaborsacı olarak karşımıza çıkardı. Hatta bu kargaşalar haber bültenlerine dahi malzeme olurdu.

Fenerbahçe derbisi öncesi biletler Ali Sami YEN Stadı gişelerinde satışa çıktı. Yine geceden bekleyenler oldu. Ama bu sefer benzer olaylar olmadı. Karaborsanın önüne geçildi. Herkes sırayla biletini aldı. Bunu sağlayanda Sebahattin Şirin ve Yılmaz Tutuş'tu. Abilerimiz sayesinde 12-13 saat bekleyen kişiler emeklerinin karışılığını aldı. ultrAslan sanılanın aksine şimdiye kadar karaborsaya hiç prim vermemiştir. Yaptığı açıklamada bunu her zaman kınamıştır. ultrAslan karaborsa denen zihniyetin sonuna kadar karşısında olmaya devam edecektir. Karaborsa işiyle uğraşan her kim olursa olsun tepkisini de gösterecektir. ultrAslan khalkedeonda yine mithiş bir performans gösterecek, yeri göğü inletecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Eğer karaborsa işleriyle uğraştığını,bu işlerle içli dışlı olduğunu,bilet sıralarında bilet alınmasını engellediğini,her ne şekilde olursa olsun karaborsa işini kendine rant sağladığını düşündüğünüz kişiler varsa ve bu kişilerin tribüne takıldığını,deplasmanlara gidip geldiğini,tribünün tanıdık simalarından olduğunu iddia ediyorsanız bu kişilerin isimlerini veya isimlerini bilmiyorsanız en azından bildiğiniz ne varsa bu bilgileri olcay@ultrAslan.com adresine mail atarak bildiriniz. Olcay abi bunlarla teker teker ilgilenecek ve gerekli mercilere tüm girişimleri yapacaktır. Eminimki bu bildirimler gizli de tutulacaktır.

Allah abilerimizden razı olsun. Onları başımızdan eksik etmesin. Yaşasın Bağımsız ultrAslan, Yaşasın Galatasaray...

Son olarak yineleyelim ;

Karaborsa Almayın, Aldırmayın..

GSBilyoner

|

Son zamanlarda kulüpte inanılmaz bir proje enflasyonu yaşanıyor. Biz projeleri tanıtıp övgüyle söz etmekten bıkıyoruz ama yönetim yeni bir proje açıklamaktan bıkmıyor. Son proje ise GSBilyoner. Türkiye'de bir ilk daha gerçekleşmiş oldu. Önümüzdeki günlerde de Bonus Kart çıkacak. Aynı zamanda taraftar kart olarak da kullanılacak. Neyse biz GSBilyoner'den bahsedelim. Oynamak isteyenler de buradan oynayabilir.

Projenin anlaşılması çok basit. Bildiğimiz gibi son yıllarda bahisin en çok rağbet gören oyunu İddaa. İnanılmaz para kazanıyor devlet bu işte. Ayrıca kulüplere de büyük gelir getiriyor. Bir o kadar da oynayanlar kazanıyor. Bu oyunu internet üzerinden oynamak isteyenler için Bilyoner hizmet veriyordu. 1 milyonun üstünde de üyesi vardı. İddaa dışında at yarışı da oynanabiliyor. Ama şu an için bizim sistemimizde at yarışı yok. İleride o da eklenecek. Böylece gelir artacaktır. Bundan böyle siteden oynanan her oyundan Galatasaray kar edecek. Kar payı ise % 4 olarak açıklandı. Bilyonerin kendi sitesindeki tüm kampanyalar bizim için de geçerli. Para transferi içinde bilyoner güvencesi mevcut.

Anlaşma şimdilik 4 yıllık. Her iki tarafda kar ederse uzaması muhtemel bu sürenin. Burada iş bize düşüyor. Bildiğimiz gibi Bilyonerin yaptığı araştırmada Galatasaray taraftarı olan üyelerin oranı %33 çıkmıştı. 1 milyonun üstünde üyesi olduğu kabul edilirse 350.000 bin Galatasaray taraftarı sitede mevcut. Ayrıca bahisi elle oynayanlarda artık resmi siteden oynayacaktır. 400.000 civarı bir rakama ulaşılıyor. 100.000 üyeye ulaşıldığında 25 milyon Euro gelir hedefi var. 400.000 kişinin hepsinin oynaması zor gözüküyor. Ama 100.000 hedefi çok uzak değil. 25 milyon Euro kulüp için inanılmaz bir gelir olacaktır. Çok karlı bir yatırım olduğu bir gerçek. Biz de kulübe destek olalım. Yönetimin bize verdiği pası gol yapalım. Bizim hiçbir zararımız olmayacak. Nasıl normalde bahis oynuyorsak. Artık bunu kendi sitemiz üzerinden oynayacağız ve kulüp kazanacak. Yönetimi takdir etmek gerek. Bize hiçbir yük yüklemeden kulübe gelir kazandırdıkları için. Sanırım bu projenin diğerlerinden farkıda bu. Büyük Galatasaray taraftarı bunu başaracaktır.

Yorumsuzdur.

|
''Attığı gollerle formda olduğunu kanıtlayan Nonda, sakatlığının tamamen geçmesinin sevincini yaşıyor. Trabzonspor karşısında teknik direktör Rijkaard'dan görev beklediğini ifade eden Kongolu, "En büyük hayalim Kadıköy'de Fenerbahçe'ye gol atabilmek" diye konuştu.

Hatırlatma yaptı
Trabzonspor maçında görev aldığı takdirde mutlaka fileleri sarsacağını ifade eden Nonda, "Futbol yaşantımın en önemli gollerinden birini Fener'e attım. Böylece şampiyonluk gelmişti" dedi.Sarı kırmızılı futbolcu , Trabzon galibiyetiyle yeniden yükselişe geçeceklerini de söyledi.''


Credits: Resim - zoban
Haber(!) : Fotomaç

İmparator Fatih Terim

|

Bir Günde kral olmadık
Bir günde tahttan inmeyiz
İmparator Fatih Terim
Ölene kadar seninleyiz.

Not: Başarılıdır, başarısızdır.. Bu bizi bağlamaz..Çünkü biz karşılıksız sevdik...

Devrim ve Dedikodu

|


Evet, medya hakkında konuşmaya vakit harcamak pek hayırlı olmasa da son bir kez medya hakkında konuşmak bana farz oldu. Hayırsız bir farzı yerine getireceğimi anladıysanız sıkıntılı olduğumuz bir konuda konuşacağımı anlamışsınız demektir.

Biz aslında bir gerçeği bilerek büyüdük, Galatasaray'ın medyanın hakim güçlerince, futbolun tekelini elinde tutan karaktersiz adamlarca asla sevilmediği ve sevilemeyeceği gerçeğiyle. Ki zaten bu gerçek bizim Galatasaray'lılığımızı pekiştiren, Galatasaray'lılığımızdan emin olmamızı sağlayan en önemli sebep oldu. Onlar kumpasla, hile ve hurdayla uğraşacaktı biz ise 'iyi oyunu' aramakla. Biz iyi oyunu her alanda aradık, onlar ise 'iyi oyun' umuzdan korkmayı, ona çamur atmayı her alanda ısrarla sürdürdüler.

Oyun, hile hurda asla değişmez, kötü her daim istemesede kötüdür, iyi olanı arayan arayışına her daim devam eder. Devr-i daim sürüyor yani, biz iyi olanı aradık ve Rijkaard'la anlaştık, kimsenin, Türkiye'de futbolu gerçekten seven ve gerçekten Galatasaray'lı olanlar haricinde kimsenin bu durumdan memnun kalmayacağına emindik ve bunun emarelerini, bu kötü niyetli karanlık adamların çemkirmeleriyle bir iki haftadır alıyoruz. a,b,c planı dediler, oyunu okuyamıyor dediler ve işi en son karakterine getirdiler, şimdi Rijkaard'ın Galatasaray'dan sıkıldığını ve kendisine teklif getiren Milan'ı düşünmeksizin kabul edeceğini yazıyorlar.

Yani medyaya kulak verecek olursak o iğrenç tabirle Rijkaard'ın "suyu ısındı" diyebiliriz, bir iki mağlubiyet sonrasında kendilerince onu gönderebileceklerini daha önce Bülent Korkmaz'a, Skibbe'ye ve sayısız teknik adama uyguladıkları namussuz oyunların Rijkaard üzerinde işe yarayacağını düşünüyorlar, ama öyle olmayacak Rijkaard Galatasaray futbolunda ve futbol idaresinde yarım kalmış bir devrimin devamıdır ve devrimler patlamalar gibi kısa sürmez bay süpermenler, devrimler dedikoduya karşı ZIRHLIDIR! KORKMAYA devam edin.

''Milano'ya YÜRÜYEDUR !''

|

2001-2002 Sezonunda Şampiyonlar Ligi D grubunda SS Lazio ile eşleşmiştik. Stankovic'in golüyle 1-0 mağlup olduğumuz maçın ardından.YRYDR ! Inter-Milan maçına da gitmeye ve San Siro'da Sarı-Kırmızı'yı dalgalandırmaya karar verir.Üstelik o dönem ''Fatih Terim giderken Galatasaray taraftarı gerekeni yapmadı.'' şeklinde bok atmalarda vardı. Milan'ın kocası olan Galatasaray birde oraya hocasını yollamıştı. Karşı tarafta ise çubuklu tosun, Okan ve Hakan gibi oyuncular vardı.ASY'de bile tribüne pankart asmak zorken Curva Sud'a nasıl girecekti o pankart?
Dilerseniz hikâyenin devamını Onur Eriş'in Tribün Dergi'de yayınlanan yazısından okuyalım...

Büyütmek için üstlerine tıklayın
#1
#2

Galatasaray Spor Kulübü

|

Sutopu Eurolig Grup Maçları

Galatasaray 8 - 14 Hornets Kosice
Galatasaray 8 - 7 NIS
Galatasaray 9 - 10 Vouilagmeni
Galatasaray - De Portinado (11.10.2009 / 10:45)


Bayan Voleybol Türkiye Kupası

Galatasaray 3 - 0 Gazi Üniversitesi
Galatasaray 0 - 3 Yeşilyurt
Galatasaray 3 - 0 UPS


Erkek Voleybol Ligi 1. Hafta



Erkek Basketbol Türkiye Kupası

Galatasaray 70 - P.Karşıyaka 68 (22 Sayı - 13 Ribaund Radoslav Rancik-MVP)

Galatasaray Cafe Crown 82-70 Tofaş (18 Sayı- 2 Ribaund- 1 Asist Tufan Ersöz-MVP)

Galatasaray Store

|

Ürün mükemmel.. Satın almak isteyenler buraya baksın. Ama başka birşeye değinmek istedim. Galatasaray Store'nin hedefi dünyanın en iyi giyim markalarından olmak. Bu hedef doğrultusunda ünlü tasarımcılarla çalışıyorlar. Dergide geçen ay buna uzun uzun değinmişlerdi. Günlük kıyafetlere biraz daha önem vererek bunu başarabilirler. Ama ellerinde mükemmel bir avantaj var. Öyle mankenlerin peşinde koşmak zorunda değiller. Ellerinde Futboldan, Basketbola, Voleyboldan, Sutopuna mükemmel bir tanıtım yapma şansları var. Mesele Frank Rijkaard'ın giydiği bir T - Shirt ertesi gün yok satabiliyor. Adnan Polat'ın divanda giydiği kravat ertesi gün resmi sitede tükenebiliyor. Bu konuda Kewell tam bir fenomen. Adamın üstüne çuval giydirsen cuk oturuyor. Store'da bunu son günlerde iyi değerlendiriyor. Ee boşuna demiyoruz "David Beckham dünyanın en yakışıklı futbolcusudur, ama Harry Kewell'dan sonra" diye...


Ayrıca forumlarda şöyle bir çalışmaya rastladım. Değinmeden geçemedim. Hakikaten çok iyi bir çalışma. Uzun zamandır sarı forma görmüyoruz. Ve artık çıkmasını istiyoruz. "Bloglardan, forumlardan önerileri dinliyoruz" diyen Store yetkilileri umarım buna bir şekilde ulaşır.

Canınız Sağolsun

|
GALATASARAY'IMIZ 1-3 fenerbahçe

Hürriyet Alma Aldırma !

|



BÜYÜK GALATASARAY TARAFTARI,

Son günlerde gerek medyada yer alan haberler, gerek bizim kulağımıza gelen duyumlara göre Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök tarafından, damadı, fanatik fenerbahçeli, her yazısın da Galatasaray düşmanlığının tohumlarını eken, her yazısı taraflı olduğu gibi, yazdığı her satırı tahrik kelimeleriyle süslemeyi kendinde yetenek gören Ercan Saatçi’nin Hürriyet Gazetesi’ne spor müdürü olarak getireleceğini sağır sultan bile duymuştur.

Böyle bir kişinin günden güne dibe vuran spor medyasında söz sahibi olması kabul edilemez bir durumdur.

ultrAslan’lar olarak buna tepkisiz kalmamız da söz konusu olamaz.

Aşağıdaki iletişim bilgilerinden Türkiye Cumhuriyeti Kanunları’na uygun,Büyük Galatasaray Taraftarı’na yakışacak şekilde tepkimizi telefon, mail, fax ve linklerdeki formlardan dile getirelim.

Yaşasın GALATASARAY
Yaşasın Bağımsız ultrAslan

Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli/Istanbul
Telefon: (0212) 677 00 00
Fax No: (0212) 677 08 46 / (0212) 677 07 77

E-posta: interneteditor@hurriyet.com.tr / mektup@hurriyet.com.tr

http://proje.hurriyet.com.tr/bizeulasin/
http://okurtemsilcisi.hurriyet.com.tr/SizdeYazin.aspx

Doğruya Ancak İkinciliği Veriyorlar

|
Yazıyı tamamen okuyun Ümit Aktan'a hak vereceksiniz. Artık oturup bazı şeyleri tartıp yeniden planlamanın vakti geliyor.

"Burada okuyacaklarınız tamamen benim analizimdir. Beni bağlar. Klasik bir “maç analizi” değil, Galatasaray ile ilgili sosyolojik bir değerlendirme olarak kabul edebilirsiniz. Bu takımın başarmak için her şeyi olduğunu, ancak “başarıya” hazır olmadığını, ülke futbol değerini oluşturan unsurların hiçbir tarafının da Galatasaray’ın başarısına “hazır” olmadığına kanaat getirdiğimden dolayı oluşmuş bir yazıdır. Umarım yanılıyorumdur...

Çok çıtkırıldımsınız... Nezaketten ve kibarlıktan gitmek üzeresiniz ve aşırı centilmenlikten mustaripsiniz. Saha içinde ve dışında “kavga” vermeden, sistemin tüm unsurlarını harekete geçirmeden “başarı” gelmeyeceğini, “başarı” denen kavramın sadece saha içindeki iki pastan ibaret olmadığını, bunun Nonda‘nın atacağı bir golle Servet‘in önleyeceği bir topa bağlı olmadığını hâlâ daha kavrayamadınız.
Ankaragücü’nün attığı ikinci golde Mehmet Topal‘ın kale sahası içinde yaptığı “dostlukspor kıvamındaki” hamlesi ile Gençlerbirliği maçında orta alanda Lugano‘nun “uçan taban” hamlesini üst üste koyun, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

Sistem sizi “ikinci takım” yapıyor ve sizin yaptırımınız yok.
Sürekli çakışan maç günlerinin “matine maçlar” oynayan takımı yaptılar sizi ve siz farkında değilsiniz. Milli aradan sonra “Biz gece oynuyoruz, rakibim ise gündüz” derseniz, bunun nedeni, karşınızdaki rakibin Trabzonspor olmasıdır, deriz.
Bu bir ayrıntıdır ama sistemin toplum önünde size biçtiği yer ile sezon sonundaki muhtemel yeriniz çakıştırılmaktadır ve siz esas bu gibi ayrıntıların kavgasını vermelisiniz.

Matine maçlar oynamayı kabul ettiğiniz ve bunu sindirdiğiniz sürece “suarelere” kalan, son olarak sahne alan “assolist” değil, olsa olsa “azsolist” olursunuz.
Ki yapılan da, oluşturulan da budur!

Rijkaard’ın demek istediği

“Batıya açılan pencere”, henüz “futbol jargonunu” bilen bir tercüman bile bulamamıştır. Belli ki adama göre bir iş vardır orada, o işin doğru adamı bulunamamıştır. Rakibinizin Brezilyalısı pek bilinmeyen Portekizce ile “yedek kalırsam, devre arasında giderim” diyor. Tercümesi kulübün basın bildirisi gibi geliyor: “Burada olmaktan memnunum, kimin oynayacağına hocam karar verir.”
Sizinki diyor ki: “Takım halinde kazanıyorduk, şimdi de takım halinde kaybettik.” Tercümesi ise şöyle yapılıyor: “Bireysel hatalardan kaybettik.”
Tam tersi olmalıydı. O derse ki “bireysel hatalar”, tercüman demeliydi ki “takım halinde.” Oyuncusunu şikâyet etmeyen bir hocayı oyuncusunu şikâyet eden bir hoca durumuna düşürdü. Rijkaard şunu vurgulamak istiyor: “Biz raporlarla gönderdik, ama ‘gönderdik’ Gökhan’ı, milli doktorunu da aradık ve bilgilendirdik, ama oynatıldı ve bir aydır yok.”

Burada yönetim devreye girip, onun söylemek istemediğini de söylemeliydi. İyi araştırmacılarınız olsaydı zaten bunu zamanında dile getirirdiniz: “Bizim gönderdiğimiz ve sakatladığınız adamı, gönderilmeyip takımına dönen ve Bosna maçı günü 2 saat çift kalede oynayan, 48 saat sonra da lig maçının tamamını oynayabilen “sakat Kazım” ile kıyaslayın. Milli maçta oynamayan ama lig maçının en ‘canavar’ oyuncusu olan Emre Belözoğlu ile kıyaslayın. Ey Federasyon, n’ooluyor?”
O sıralarda kazanıyordunuz ve hep böyle gidecek sandınız. Oysa o sıralarda, sizin Ali Güneş‘in uçarak çıkardığı penaltınız verilmiyordu, rakibinizin ise hep önü açılıyordu. Sizin iç sahanıza Cüneyt Çakır‘ı veriyorlar ama rakibinize veremiyorlardı. Şimdi göstermelik olarak ve “garanti” bir maça verecekler. Sizi yine susturacaklar. Sizin hocanızı birkaç kişi anlıyor, onlar da yanlış anlaması gerekenlerdir.

ARDA’NIN DAYANILMAZ KAPTANLIĞI

Saha içindeki “önder kibarlığı ve aşırı centilmenliği” Galatasaray’a en yakışan tavırdır. Ancak bugün sahada “kavga” vermeden maç alamazsınız. Kaptanın zarafetini takımın korkaklığı zannetmeye çok münasip bir spor güruhu vardır Türkiye’de. Bu güruh sözcüğü sadece tribünleri değil, sporun yazılı ve görsel basınını, yönetimler taifesini ve en başta Mahmut Özgener ile Oğuz Sarvan‘ın kurullarını içermektedir.
Mütevazı olursunuz, inanırlar...

Ankaragücü karşısında 59. dakikada karnına tekme yiyen Aydın neredeyse tekmeye karnı ile vurduğu için iki de cetvel yiyecekti eline. Elli dokuz buçukuncu saniyede ise temassız kendini yere bırakan Ceyhun nedeniyle Mustafa Sarp sarı gördü itirazdan.
Kaptan ise arkadaşlarından korudu hakemi. Oysa, Koray Gençerler‘in çapı da belli, niyeti de... Kaptan arkadaşlarını korumalıydı hakemden... Çünkü bunun benzeri pozisyonlarda rakibinin kaptanı hakeme omuz atıyordu, diğer kaptanı da eline vuruyordu.

Tamam, doğrusu senin yaptığın... Camiana yakışan senin yaptığın...
Ancak, bu ülkede “doğruya” ancak “ikinciliği” veriyorlar koçum...
Birincilik ise “şirretin ve şiddetin” oldu çoktan...
Ayrıca görüyorsun değil mi, “İstinye park” tefrikalarını. Senin medeniyetin nasıl da ekmek sürdü senin takımının “iç dinamiklerini dinamitlemek isteyen” güruhun ekmeğine...

TARAFTARIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

Fenerbahçe seyircisi ülkenin “tek” seyircisidir. Öyle “desibelle” filan da işi yoktur. Hep maçın içindedir. Kendi Luganosunu 25’te atmayan hakemi görmez, rakibin stoperini 75’te atmayan hakemi ıslıkla döver. Üstelik öndedir ve maçı garantiye almaya çalışmaktadır. Yani maçın içindedir. Rakip kaleci 5. dakikada dayak yer, kale vuruşunu biraz geciktirirse...Seninki ise lay lay lom...Beşiktaş’ınki ise mutlaka kavga edecek birini arar, yense de yenilse de...Eskişehir maçının 80. dakikasından sonra kaleci İvesa‘yı ıslıklamak ne işe yarar ki? Adam 80 dakikayı götürmüş oyundan...

Sizin işiniz değil, ama bu konuda baskı yapmalısınız yönetiminize.
Başarı, maç oynanırken sahanızı korumanız ile değil, maçın dışında da sahanızı korumanız ile ilgilidir. Maçın lay lay lom ile değil, hakemi kurcalamak, rakibi kurcalamak ve kendi takımını arkadan itmekle kazanılacağını hâlâ daha bilmiyorsunuz. Bir seyircinin bin tane şarkısı olmaz, her hafta bir beste peşine düşmez. Bir tanesi ile sürekli döver rakibini. Bakınız: Liverpool...

Sayın yönetim, diyelim ki Eskişehirspor ile Eskişehir’de 1-1 berabere kaldınız. Maç bitti. Sabri çıktı, 800 Galatasaraylı seyirciye üçlü çektiriyor. Mümkün mü?..
Tahrikten size ceza vermezler mi?
Kadıköy’de sıkıysa bir rakip oyuncu taraftarına üçlü çektirsin bakalım.
Mümkün mü?..Bu ancak Ali Sami Yen’de olabiliyor...Sizin yaptığınız “doğru ve güzeldir” ama en fazla “ikinci” olabilmeye yeter...

ÖZETLE...

Sahanı oynarken değil, oyundan önce ve sonra da koruyacaksın...
Sana biçilen değeri reddedip, verilecek olan hakkını değil, alabileceğin hakkını kovalayacaksın...Bakınız... Fark 5 puan... Averaj da bitmiş...
Türkiye ne kadar huzurlu değil mi?Tersi olsaydı şimdi.Tekmeyi basıp yırtan Lugano yerine Servet olsaydı, penaltısı verilmeyen Nonda değil Güiza olsaydı, seyreyleyin gümbürtüyü...Kadıköy’de küfrü duymayan sistem, Türkiye’nin huzurlu olmasına şükretmektedir.Demek ki, sizin “başarınız” Türkiye’nin huzurunu bozmaktan geçmektedir.Ya Türkiye huzursuz olacak, ya da siz...Tercih sizindir...Şimdi ligin tepesini “uygun” hale getirdiler ve Türkiye huzurlu. Sizin “başarılı” olmanız Türkiye’nin huzurunun bozulmasına bağlı demek ki...İşte bu nedenle, bunu yapamayacağınız için, bunu yapmak size yakışmayacağı için “hazır” değilsiniz başarıya... "

Ümit Aktan


Ayrıca Ersin Düzen ve Güntekin Onay'dan muhteşem 2 tespit var. Bunları da paylaşmak istedim.


Ersin Düzen'in yazısı
Güntekin Onay'ın yazısı

Işıl Alben ile Canlı Röportaj

|

FCN Blog 'Parkedeki Biz' olarak adlandırdığımız Bayan Basketbol takımımızın kaptanı Işıl Alben ile 8 Ekim Perşembe günü 17.00'de 'canlı' bir röportaj yapacak.Işıl Alben'e sorularınızı fcnblog@yahoo.com.tr adresine gönderebilir röportajı FCN Blog'dan takip edebilirsiniz. Detaylı bilgi; http://fossacimbom.blogspot.com

Sarı - Kırmızı Tribünler #3

|
Sarı - Kırmızı Tribünler Serisinde sıradaki tribün ;
Lecce Ultras

DEPO