Elano Blumer Wallpaper

|

Büyük hali için Tıklayınız 1024x768

Galatasaray formasıyla daha iyileri yapılır :)

Buda Bonus olsun...

Fotomaç Ne mi ?

|

Dün Kewell'ın çıkarken rakip oyuncuya kafa sallamasını ve onu hakeme şikayet etmesini Frank Rijkaard'a karşı tepki zanneden ve bunu haber yapan Fotomaç ' a selamlar olsun. Çubuklu medyadan yusuf yusuf sesleri gelmeye başladı Elano transferi ile. Yazık lan size..

Fotomaç Ne mi?
Ne Olacak Tuvalet Kağıdı Markası...

" Ağustos

|
" 2008 -2009 sezonunun sona erdiğinde, Klüp ve taraftar bazında ortaya büyük bir hezimet çıkmıştı.Yine bir Ağsutos'ta Kewell,Meira,Baros transferleriyle ve göze hoş gelen futboluyla hepimize umut veren Galatasaray , sezonun belli döneminde ligin en iyi topunu oynamış, avrupa kupalarında oynadığı üst düzey futbolla tavan yapmış ama Skibbe'nin Leverkursen macerasındaki gibi yine son haftalara doğru takım performansı düşmüş,hedeflerden Türkiye kupasına veda edilmiş,ligde kaybedilmeyecek puanlar kaybedilmiş,takım içerisinde ayrıcalıklı futbolcular olmuş ve sonunda Skibbe ile yollar ayrılarak, efsane isim Bülent Korkmaz takımımın başına getirilmişti..

Çıktığı ilk Bordeaux maçında, boynuna bağladığı sarı-kırmızı atkısıyla çıktı kaptan, hele o ilk sahaya çıktığı anda tüylerimin diken diken olmasını anlatamam.Yıllar boyu unutulmayacak zaferin ardından herşey yolunda gidiyordu. Ta ki, Hamburg maçının 50.dakikasına kadar.. Lincoln'ün alda at dercesine verdiği pası ah be Nonda nidaları arasında kaçıran Nonda belkide çöküşün başlangıcını oluyordu.Pozisyondan 8 dakika kenara alınan Lincoln, Bülent Korkmaz'a küfür ediyor.Tabi Büyük Kaptan'a gider yapılmayacağını bilmeyen Lincoln bu hareketinden sonra rövanş maçındada kızağa çekiliyor ve geldi denilen tur mucize şekilde almanlara hediye ediliyordu.İlerleyen haftalarda hassas insan Cassio Lincoln o maçtaki olayın etkisini hala üzerinden atamıyor ve orta sahada pas trafiğini yapan en önemli isminden mahrum kalan Galatasaray, veda edilen Uefa hedefinden sonrada yavaş yavaş şampiyonluk hedefindende kopuyordu. Harcanan isim Bülent Korkmaz oluyor. İkinci defa Galatasaray Spor Klüp'ünden sessiz sedasız gönderiliyordu..

Filmin sonraki kısmında ise boşluklar yavaş yavaş dolduruluyor..

Büyük Kaptan'dan boşalan yere, vizyon açısından getirilebilecek en iyisi isimlerden biri getiriliyor.Frank Rijkaard.. Çoğumuzun Türkiye'ye anca tatile gelebileceğini düşündüğü bu büyük isim yanına Neeskens ve tayfasını da toplayıp Florya'ya geliyor. O güzel rüyaya bir kez daha dalıyoruz. Bu sefer uyanmayı hiç istemiyoruz. Takımdaki isimler büyük ama hocada büyük vesselam.Sahadaki biz Arda Turan'a Metin Oktay'ın forması emanet ediliyor üstüne üstlük kaptanlıkla onurlandırılıyor.Hele yapılan trasnferler. Kaleye, aslında iyi kaleci olan fakat Avrupa maçları haricinde bi numarasını göremediğimiz aslında çok kızamadığımız , deli kalecilerden biri olan Morgan De Sanctis'e yol verilip , Arjantin milli takımındada forma bulabilen , takımının as kalecisi olan Leo Franco ile kesişiyor yollarımız.İyi bi transferdi , bonservisi elindeydi. Ardından transfer edilen rotasyonda her zaman kullanılabilecek ligimizin kalbur üstü oyuncularından ; Gökhan Zan ve Mustafa Sarp bonservis ücreti olmadan Galatasaray'ımıza kazandırılıyor. Takıma geri dönecek olan ; Uğur Uçar, Serkan Çalık, Tobias Linderoth gibi isimler form tutmaları halinde her zaman faydalı olabilecek isimler olarak göze çarpıyor. Bu transferlerden sonra suyun öteki tarafında yükselen paranız bitti, daha zor transfer yaparsınız sesleri eşliğinde "Bir gece ansızın gelebiliriz" tadındaki Abdulkader Keita ve Elano Blumer transferleri gönlümüzü saraya çeviriyor.Allahım korkunç bir şey bu , kupa Türkiye'de seslerini yine duymak bu sene olmasa bile önümüzdeki senelerde çok uzak bi ihtimal değil gibi gelmeye başlyor artık. Geçen sene denilen Galatasaray tarihinin en iyi kadrosu kuruldu söylemleri hatırlandığında , bu seneki transferler akıllara düşüyor, yüzlerimiz gülüyor, kalbimiz daha hızlı atıyor.Tabi bunda parmağı olan isimlerden en büyüğü Haldun Üstünel.Haldun Üstünel eğer yöneticiyse, Türkiye'de yönetici sıfatıyla dolaşan insanlar ne acaba ? Metin Oktay, Bülent Korkmaz, Hakan Şükür, Hasan Şaş nasıl kalbimize yazdığımız efsane futbolculardansa; Haldun Üstünel'de bu kategoriye giren benim gönlümde Abdürrahim Albayrak'la birlikte yer alan iki yöneticiden biridir.Kolay mı iki senede getirdiği yabancılar; Harry Kewell,Fernando Meira,Milan Baros,Frank Rijkaard,Leo Franco,Abdulkader Keita,Elano Blumer..
Christian,Lukunku,Bratu,Petre,Almaguer lerden atladığımız şu sınıf büyüyen vizyonumuz maziye dair büyük ışıklar saçıyor.
Taraftara yani bizen düşen ; DESTEK ve SABIR..Güzel günler yakındır.
Lig maratonunda start yapacağımız 9 Ağustos 'u nefesleri tutmuş beklemekteyiz."

Yine bir Ağustos , yine umut dolu gönüllerimiz..
Vira Bismilllah ..
Haydi bastır Galatasaray!!

Jasaitis & Ebru & Krsmanovic

|
Dün Galatasaray futbol takımı Elano ile anlaşınca herkesin aklı oraya kaydı. Ama amatör şubelerde çok önemli gelişmeler yaşandı. Basketbolda da Elano çapında bir isim erkek takımına kazandırıldı. Yabancı oyuncu transferinde daha önce Darius Washington ve Radoslav Rancik ile anlaşan Galatasaray, Litvanyalı forvet Simas Jasaitis'i de renklerine bağladı. 26 Mart 1982 doğumlu Jasaitis, geçen sezon DKV Joventut formasıyla Euroleague'de 10 maçın 7'sine ilk beş başlarken 9.3 sayı - 2.8 ribaund ortalaması yakaladı. Litvanya Milli Takımı'nın da formasını giyen Jasaitis, 2005'te Lietuvos Rytas ile ULEB Cup şampiyonluğu yaşadı. Kariyeri boyunca BC Sakalai,Lietuvos Rytas,Maccabi Tel Aviv, Tau Ceramica, DKV Joventot formaları giyen yıldız oyuncu 2.02 boyunda ve kısa forvet mevkisinde oynuyor. 26 Mart 1982 doğumlu Jasaitis Avrupa'nın Cenk Akyol'u olarak gösteriliyor. Kendisine daha önceki yazımızda değinmiştik. Transfer bitince çok sevindiğimi söyleyebilirim. Bu sene çok büyük paralar harcamayan şube en önemli transferini yapmış oldu. İyi bir sistemle daha önceki senelerdeki yerimizde oluruz. Ama bu sefer daha az para harcayarak. Hayırlı Olsun. Umarız uzun yıllar forma giyer.

2. transfer haberi ise voleybol şubesinden. Galatasaray Bayan Voleybol Takımı, Ebru Elhan ile anlaştı. Önümüzdeki sezon Galatasaray forması giyecek olan Ebru Elhan, smaçör mevkiinde görev yapıyor ve Türk Telekom'dan transfer edildi. 1982 doğumlu olan Ebru Elhan, 1.85 boyunda ve 70 kez milli oldu. Bu yaşta bu kadar milli formayı giymiş ligimizin üst düzey oyuncularından birisini aldık. Ülkedeki en yetenekli oyunculardan olan Ebru'yu alarak daha önceki transferlerdeki gibi vizyonumuzu göstermiş olduk. Umarız uyum sorunu yaşanmaz ve takım bu yatırımların karşılığını alır. Aynı zamanda Galatasaray Bayan Voleybol Takımı, Natasa Krsmanovic ile sözleşme yeniledi. Geçtiğimiz sezon da takımımızın formasını giyen Natasa Krsmanovic, 1985 doğumlu ve orta oyuncu olarak görev yapıyor. Sırbistan Milli Takımı'nın da formasını giyen Krsmanovic, milli takımı ile beraber 2006 Dünya Şampiyonası'nda bronz ve 2007 Dünya Şampiyonası'nda gümüş madalya kazanmıştı.

Şimdilik şubelerden haberler bunlar. Futbolun gölgesinde kalsada bu sene amatör şubelerde gözle görülür gelişme var. Umarız taraftarlar olarak salonları doldurur yatırımlara destek oluruz..

Elano Blumer Fotoğraf Galerisi

|
Elano geldi geleli deli gibi resim arıyor millet. Buyrun seçin seçin arşivleyin. Genelde mavi renk olsa da parçalı çok yakışacaktır..

Elano Fotoğrafları

M.Netanya 1-4 Galatasaray

|
Elano transferi beni acayip şekilde gaza getirdi.Aldığım haz ve gaz anlatılamazdı :)
Ardından bir sürpriz daha geldi.Tam cafeye gitmek üzere evden çıkıyordum ki Burak'ın uyarısı geldi.
D-Zımbırtı'nın eski üyelerine yaptığı kıyaktan maçtan 30 dakika önce haberim oldu.Burak'ın uyarısıyla maçı evde izledim.Tekrar tekrar teşekkürler.

Maça biraz tutuk başladık.Pek şok olmasada artık alıştığımız kişisel hatalardan gelen bir gol yedik. Gol'den sonra oyuna tamamen hâkim olduk.Bomboş kalan Hakan Balta Arda'nın ortasında topu ağlara gönderdi.
2. yarı ise mükemmel oynadık. Takım biraz daha zorlasaydı tarihi bir fark bile olabilirdi.Kewell'ın iyi oyununu golle süslemesi ve Sabri'nin müthiş şutu Netanya'yı şaşkına çevirdi.Baros ise her zamanki gibi gollerine devam ediyor.

Fakat ben başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.Kaptan Arda olağanüstü oynuyor gerçek bir 10 numara gibi topu alışı klas pasları arkadaşlarına yarattığı pozisyonlar ile 2 maçtır bizleri büyülüyor.Duran toplarda etkili bir takım hâline geldik.Arda 3 maçta 5 asist yaptı bugün 4 gol'ün 3'ünde asisti o yaptı ve bizi büyülemeye devam edicek gibi Kaptan!

Takım olarak iyi oynadık Rijkaard'ın sistemine yavaş yavaş uyum sağlıyor takım.
Ali Sami Yen'deki maç formalite maçı oldu artık.Zaten en iyiside bu uzun zamandır rahat maç izlemek istiyorduk teşekkürler Galatasaray!..

Netanya - Galatasaray

|
Boomfield Stadium
19:40

Galat'lar ve Mor Formanın Hikayesi

|

Galatasaray'ın forma tanıtımı yapıldığı andan beri tartışmalar var. Herkez parçalı formanın aslı olmadığını görmezden gelip üretilen mor forma ile ilgileniyor. Kimine göre hatalı karar kimine göre doğru karar. Kulübe göre en çok satılan forma mor forma olmuş. Rakip takımlar dalgalarını geçedursun biz formanın hikayesini anlatalım. Hazırladığımız video, resim ve toplanılan yazılar ile yardımcı olalım.

Videoyu her Galatasaray'lı izlemeli, izletmelidir. Videoda anlatılan ana tema şudur ;

Mor rengi Galat'ların rengiydi.. Turkuaz renginin Türk Milletinin geçmişteki rengi olduğu gibi.. Galatların kurduğu saraylara hitaben kurulmuş Galatasaray için aslında Mor rengi çok şeyi ifade ediyor.. Mor ayrıca cesaret ve asilliğin rengi. Bu sebeple bu sene mor seçildi. 2288 in açılımı da bu. Galat'lar 2288 sene önce bu topraklara geldi ve bu efsane tarihin ilk adımı oldu..



Ayrıca mitoloji ile ilginenler bilir. Bu safsatalara pek inanmasam da Mor rengi güç, otorite anlamına gelir. Otorite sahibi olan, güçlü olan kişiler ile özdeşleşmiştir. Adnan Polat ise konu ile ilgili şu yorumu yaptı ;

Biz bu sene formaları seçerken, klasik parçalı, beyaz forma ihtiyacı her zaman var ve bir de aykırı forma yapmak istedik, mor renk formayı seçtik. Geçen sene turuncu yapmıştık. Gelecek sene de 5-6 renk tespit edip, bu forma rengini taraftarımızın seçimine sunacağız. Bu formaların Galatasaray taraftarı tarafından satın alınmasını ve çok başarılı olduğumuz şu dönemde de forma satışında da şampiyon olmak istiyoruz."

Konu ile ilgili kulüp bir site yapmış ve anlatım mevcut. Siteye buradan ulaşabilirsiniz. Birçoğumuz mor formaya anlam veremiyorduk. Turuncuya daha yeni alışmıştık. Böylece formanın çıkma sebebi belli oldu. Kimse kulüp için kötü birşey düşünmemiş yani. Hata da yapılmamış. Böyle bir konu var ve bunu ön plana çıkarmak için böyle birşey yapmışlar. İsteyen yeterli görür isteyen yetersiz görür. Diğer rakip taraftarlar ise bizim umrumuzda bile olmamalı. Sonuçta formayı storeden onlar değil biz alacağız. Umarım bu yazımızdan sonra mor formaya daha başka bakarsınız. Bir kişi bile doğruyu bizden öğrense bizim için çok değerlidir.

Elano Blumer Galatasaray'da!..

|

Normalde her gece telefonumu kapatır uyurum. Bu gece radyo telefonda açık kalmış. Boynuma dolanmış. Saat 4 civarı. Gece 4. Birden uyandım. Bi baktım telefon açık kalmış. Ulan Burak dedim. Sonra baktım mesaj gelmiş. Hatun artık atmadığına göre. O zaman Haldun abi iş başında arkadaş. İlk aklıma Elano geldi. Mesajı bi açtım bildiğimiz metin. GSMobile göndermiş mesajı. İlk önce sabah antrenmanı olan kardeşimi uyandırdım. Yazık o da korktu. Sonra sabaha kadar yatakta uykusuz düşündüm. Hala inanamadım. Rüya sanıyordum. Sabah GSTV açtım. Haberler doğruydu. Babayı da uyandırdık. Elano'yu almuşız dedim. O da esprili bi şekilde " çakarım eline ayağına " dedi. Hala da uyuyamıyorum. Öğrenir öğrenmez tüm rehbere çektim mesajı. Gelenler cevaplananlar felan. "Bu saate sokağa çıkıp bağırarak koşsam kaç yıl yerim ?" diye düşünenelr varsa çıın bağırın. Haldun Üstünel sizi gelir nezaretten çıkarır. Veya çocuğunuz akülü araba mı istiyor? Haldun Üstünel'e bir mektup yazın yeter. Biliyorum sıkıldınız. Kendi fantezilerimi geçip transfere göz atalım. Ama bu transfer gece açıklanması sebebi ile Milan Baros'u hatırlattı bana. Umarız form bakımından da benzer.

Elano Blumer. Daha dün kuzenim sorduğunda ülkeye gelmesi zor demiştim. Ama Haldun Üstünel'in olduğu yerde zor diye birşey yoktur. Aynen sponsorumuzun dediği gibi "İmpossible is nothing" Galatasaray Elano'yu alarak çok büyük iş yaptı. Baros-Kewell- Keita'nın arkasında Arda ile çok büyük iş yapacaktır. Barca'dan örnek vermek moda olmuşken bizde verelim. Xavi'sini buldu Galatasaray. Arkalarında ise Mehemt Topal oynar. Tabi iyi olursa. Şimdi bir stoper kaldı. Onu da alırsak gel keyfim gel... City taraftarları ise forumlarda satılmasna çıldırıyorlar. Bir kaç abimiz ilgileniyor onlarla. Tore, Adebayor, Tevez alırken iyi satınca mı kötü?

Elano hakkında bilgi verelim. Altyapılarda başka takımlarda oynasa da profesyonel olarak Santos'da oynadı. 7.600.000 euroya Avrupa'nın yolunu tuttu. Schaktar Donetsk'in. Lucescu ile parlayıp kendisini Premier Lige, Manchester City'e attı. Bu transfer için 11.000.000 euro ödendi. Çok iyi oynuyordu. Aynı zamanda Brezilya milli takımında da forma giyiyordu. 40 kez formayı giyen Elano 6 da gol atmıştı. Hem de mevkisinde Kaka,Ronaldinho,Juninho, Diego gibi isimler varken. Robinho, Diego ve Alex gibi isimlerle birlikte uzun zaman Santos forması giyen yetenekli futbolcu toplamda 4 yıl bu kulüpte forma giyerken bu süre içerisinde 131 maçta 33 gol kaydetti. Elano Shakhtar forması altında ise 49 maça çıkarken 14 gol kaydetti. City' de ise 62 maçta forma giyen futbolcu 14 gole imza attı. Özellikle frikiklerden attığı goller ve orta sahadaki rolü ile dikkat çeken oyuncu, Galatasaray'da ortalama bir performans göstermesi halinde işimzie çok yarayacaktır. Her iki ayağını da çok iyi kullanması avantajdır. Her iki ayağını da yürürken değil, futbol oynarken kullanmaktadır kendisi :). Ayrıca diğer Brezilyalılardan farklı olarak disiplini ile tanınmaktadır. Uzaktan atacağı şutlar ve frikikler bu sene hafızalara kazınacak. Buna eminim. Kariyerinde Shaktar ve Santos ile şampiyonluklar, yerel ülkesel kupalar, milli takım ile Copa Amerika ve Konfederasyon kupası bulunan oyuncu Iracemápolis ,Brezilya doğumlu.

Henüz 28 yaşında ve tarihinin en ucuz transferini yaptı. Elano formsuz değil, yaşlı değil. O halde bu kadar ucuza gelmesinin tek sebebi Haldun Üstünel'dir. Buradan kendisine binlerce kez teşekkür ediyoruz. 7 milyon Euroya böyle bir oyuncu almak kolay değildir. Markt değeri 12.500.000 Euro olarak gözüküyor. Oyuncunun kendisine ise Lincoln kadar, yani 3 milyon Euro verilecek. 2013 e kadar yapıldı sözleşme. Yani 4 yıllık. Brezilya'nın dışında İtalya vatandaşlığı da bulunuyor. Ayrıca boyu da 174 cm.Bu sene transfer sezonunun en büyük transferini yaptı Galatasaray. Bu tüm ülke için büyük gurur kaynağı. Hem ucuz hem kaliteli transfer yapmak gerçekten büyük iş. Umarız takıma uyum sağlayıp çok yararlı olacaktır kendisi. Elano Cuma günü İstanbul'a gelecek. Ayrıntılar resmi siteden duyurulacak. Ne olur havaalanında karşılama yapmayalım.. ( ultrAslan Karşılama Organizasyonu Duyurusu Yapmış )

Hayırlı Olsun..

http://cekidaut.com/?p=78 Tıklayın biraz yüzünüz gülsün :)

Not: Dün Rastladım Malum Takımın Angut Forumunda ;

"Bunlar Elanoyu alsın Taksim meydanında soyunacağım.Ne alaka..."

Bu Hayat Burada Biter | Hüseyin Beşok!

|

Takımda belkide yenilgiye isyan eden tek adam. Gerçek bir Galatasaray'lı. Takımın ruhu. En büyük yapı parçası.. Artık Hüseyin Beşok bizimle değil. Nereye sallasam diye düşünüyorum. Ama hiçbirisi onu geri getirmeyecek. En iyisi bundan sonrası için önlem almak.. Neredesiniz Ahmet DedeHAYIR.. Şimdi Jasaitsis gelse ne olacak
?

Nerede?

|


İsrail'e giden kafilemizde 20 futbolcumuz bulunuyor:

Leo Franco,
Orkun Usak,Aykut Erçetin,
Sabri Sarıoğlu,Uğur Uçar,Gökhan Zan,Emre Güngör,Servet Çetin,Alpaslan Erdem,Hakan Balta,
Barış Özbek,Ayhan Akman,Mustafa Sarp

Abdul Kader Keita,Yaser Yıldız,Harry Kewell,Arda Turan,Milan Baros,Shabani Nonda,Aydın Yılmaz



İsrail'e giden takımda 20 kişilik kafilede sakatlıkları bulunan Mehmet Topal,Volkan Yaman'ın yanısıra travma geçiren Serdar Eylik yer almadı.

Galatasarayımızda fizyoterapistler eşliğinde çalışılan salon'un görevlisi Linderoth ise ''Ben geçen maçta çok oynadım.Başıma birşey gelir.'' diyerek kadroya dahil olmadı.
Linderoth yaptığı açıklamada İsrail'e gitmesinin ''hayati bir risk'' olduğunu söyledi.
İsrail'e gitmemesini savunan Linderoth; ''Salonda önemli işlerim vardı.Ben de ekmek parası kovalıyorum.'' diyerek ortamdan uzaklaştı..

Numara'lının gölgesinde : Cevad Prekazi

|

"İlk maçta çok hatalı bir gol yedik.Bitime yakın olaylar çıktı saha içinde.Maç durdu.Tekrar başladıktan sonra yediğimiz iki golü minik takım yemez.Neuchatel'de, Partizan'dan birtakım arkadaşım oynuyordu.Maçtan sonra konuşurken ben ona anlattım : "Unutma o olaylar olmasaydı iki gol atamazdınız.Siz çok iyi bir takım değilsiniz bu bir.İkincisi geleceksiniz stadı göreceksiniz ve orada öleceksiniz.O cehenneme girdiğiniz gibi titreyeceksiniz.Sen Partizan taraftarını biliyorsun, onlardan bariz 100 misli iyiyiz."

İstanbul'a geldiler,sahaya indiler.Ondan sonra aşağıda gördümki hepsi bembeyaz.Ne oldu diye sorduğumda "Bu ne yaa ? " oldu cevabı..."


* 0-3 lük biten N.Xamax maçının ardından, Ali Sami Yen'de 5-0 alınan efsane maç öncesi..

Galatasaray Dergisi - Mayıs 2004 sayısı

Sarı-Kırmızı Tribünler #2

|
Lens Tribünleri

Bu bölümde dünyadaki sarı-kırmızı tribünlerden görüntüleri yayınlıyoruz. AS Roma'dan sonra sıradaki takım Fransadan Lens.

Forma Aşkı ve Bülent Korkmaz üzerine..

|



" Galatasaray Genç takımındayız Türkiye Gençler Şampiyonasında bir üst gruba çıkmak için Altay ile zorlu bir maça çıkacağız.. Ancak ben maç öncesi 39-40 derece ateşle yatıyordum.. Erkan abi (Masör Erkan Kazancı) beni hastaneye götürdü, iğne oldum bir süre hastanede kaldıktan sonra tekrar otele döndük.. Ayakta duracak halim yoktu.. Hem ateşim vardı hem de üşüme geliyor zaman zaman titriyordum..
Maç saati yaklaşıyordu. Hocamız Bülent Ünder ve rahmetli Salih Bulgurlu bana "Bülent sen otelde kal. Dinlen" dediler. Ama ben ısrarla maçı seyretmek istediğimi söyledim.. Hocalarımızda kulübede seyredeyim diye beni yedek listesine yazmışlar.. Ben de giyindim. Forma ve şortun üzerine iki eşofman giydim. Onun üzerine de mont giydim.
Yedek kulübesinde zaman zaman gelen titreme yüzünden bir de battaniyeye sarıldım.. Yedek arkadaşlar arasında "Adalı Bülent" diye bir arkadaşımız daha vardı. Adımız karşımasın diye ona "Adalı Bülent" diyorduk.. Takımımız 2-0 mağlup durumdaydı.. Bülent Hoca ve Salih Hocalar "Bülent soyun oğlum" dediler. Kendimde olmadan bir de baktım soyunmuşum, üzerimde ne battaniye kalmış, ne eşofmanlar bir de baktım ayakkabılarımı bağlıyorum.. Kafamı kaldırdığımda Bülent Hoca ile Salih Hoca'nın yüzleri ile karşılaştım.. İkisinin de gözleri buğulanmıştı.. O zaman bende jeton düştü.. Onların "Bülent soyun" diye "Adalı Bülent" arkadaşımızı kastettiklerini anladım.. Öyle göz göze bir kaç saniye kaldıktan sonra, Bülent Hoca "Hadi Koçum" dedi sırtıma vurdu ve sahaya çıktım.. Skoru 2-0 dan 3-2 lehimize çevirdik.. Ancak son dakikalarda bir gol daha yedik 3-3 oldu.
Penaltılarla Altay'ı eledik ve bir üst tura çıktık..."

Bülent KORKMAZ



Yeni sezon formalarını incelerken aklıma geldin Kaptanım.
Parçalı forma içinde hayal ettim seni.
Özledim be kaptanım..İsyanını özledim...

Sami Yen'de son maçta giy parçalıyı tak pazubandını çık sahaya..
Mabed'in son maçında sen olmalısın sahada..
Son üçlüyü sen çektirmelisin taraftara..

Son gideri sen yapmalısın rakibe, son itirazı sen etmelisin hakeme..


2 sene önce Eski Açık'ta açılan pankart gibi..

Unut Dediler Unutamadık !!
Bülent Korkmaz .. Bizde HALA öyle..

09-10 Sezonu Formaları

|
Formaları ilk gördüğünüz anda ufak çaplı bir şok geçiriyorsunuz. Bu mu lan o kadar zamandır formada forma dediler bu mı çıktı ortaya?! diyerek beklentilerinizi karşılamadığını düşünüyorsunuz.Ki geçen sezonun formaları daha başarılıydı kanımca.Gözler formaya biraz aşina olunca çokta kötü olmadığını düşünüyorsunuz. Tek tek değerlendirelim.

PARÇALI;
Kutsal parçalı her zaman klasikleşmesini istediğimiz her sene yapılmasını istediğimiz efsane formamız.
Formadaki hataları hepimiz biliyoruz aynı yakalar gibi kollarında zıt olması gerekiyordu.
Şu parçalı her sene giyilsin belli bir şekilde ama her sene aynı şekilde olsun diğer 2 formaya ne yaparsanız yapın diyenlerdenim Formadaki Türk Telekom reklamında kullanılan font formanın gerçek kalitesini oldukça düşürüyor.

Ama ben Ali Sami Yen'deki son senemizde özellikle Parçalı formamızda daha özenli daha özel birşeyler bekliyordum.Logo olabilirdi Kulüp logosunun altına yazıya bile razıydım. Ama şu bir gerçek ki geçen seneki formalarımız daha iyiydi.

Ligdeki 17 maçta ve Avrupadaki maçlarda Parçalı formamız giyilsin başka bir isteğim yok benim.Abartılacak kadar güzel olmasada Parçalı her zaman güzeldir.


Buna benzer birşey formanın dışına yapılabilseydi daha iyi olurdu.



BEYAZ FORMA;
Her sene klasikleşen beyaz formamız çok ama çok sade bir forma özellikle bu kadar sade yapılan bir formada göğüs kısmı bayraksız olarak çok boş kalmış.Türk Telekom'un dandik fontu bu formayıda kötü gösteriyor ilk bakışta.

Kollardaki dizaynı sevdim fakat omuz kısmından gelen parçalar formaya antrenman forması havası katmış.Çok sade çok özensiz antrenman forması gibi.

MOR FORMA;

Beklediğimden çok ama çok daha iyi bir forma.Herkes mor formanın çıkacak olmasına tepki gösteriyordu haklı olarak bende karşıydım fakat çokta kötü görünmedi gözüme.Almamda giymemde orası ayrı.Ama şu mor formayı yapıpta SARI'ya üvey evlat muamelesi yapılmamalıydı diye düşünüyorum.Mor bizim rengimiz değil.Ama Sarı bizim rengimiz neden bunca yıldır Sarı forma yapılmaz?

Arda'nın dediği gibi "Mor güzel ama umuyorum dışarıda giyeriz, biz içeride parçalıdan yanayız."

Ocak'ta kırmızı forma çıkacakmış onuda görmek lazım.

Genel olarak formalara ''Eh işte'' diyebiliyorum.Çok iyi değiller ama kötüde değiller.Özensiz ve sade olmalarına rağmen farklı bir reklamla yapılmış olsalardı daha iyi olurdu. Kulüp amblemi yine dikiş değil.Dikiş olması gerekirdi.



Bu arada o ne olduğu belli olmayan Fransız sitesinin formamızı bilmesi çok ilginç.
Bu da kulübün bir açığıdır.

http://www.footcenter.fr/fr/football/e-galatasaray-maillot-galatasaray-home-09-10-313000.html (Site şuanda açılmıyor.)


Formalarda çok merak ettiğim bir konu ise Font konusu beyaz olduğu söyleniyor.Eğer parçalıdaki font beyaz ise kenarları ince siyah çizgilerle irileştirilmelidir 2 sezondur kullandığımız berbat ötesi dandik fonttan kurtulmuşuz inşallah daha dandiğini yapmamışlardır.

Son olarak formalarda Ali Sami Yen'de son senemize özel logo veya yazı bulunmalıydı.Parçalıda Ali Sami Yen Bey'den bir kalıntı olsada formaların dışındada benzer birşey olmasını beklerdim.Murat Vurucu'nun güzelim ASY logosu gibi..

Gelecek sezonlarda Klasik Parçalı görmek dileğiyle yazıyı bitirelim.



Ali Sami Bey'i Saygıyla Anıyoruz

|

''Amacımız Türk olmayan takımları yenmek.''

Sen rahat uyu büyük başkan.

Ruhun şaad olsun.. 1886-1951

Aslantepe & Basketbol

|
Dün Galatasaray için önemli bir gündü. 2 önemli konu vardı. Birisi forma tanıtımı, diğeri ise Aslantepe Projesi İhalesi.. Forma tanıtımını Özgür yazıyor. Ben Aslantepe hakkında bir kaç şey söyleyip, kulüpten haber vereceğim.. Forma ile alakalı illaki birşey söyle derseniz şunu söylerim.. Eh İşte..

Neyse biz konumuza dönelim. Dün Galatasaray Tarihinin en önemli projesi olan Aslantepe'nin ihalesi yapıldı. Evet dejavu gibi oluyor. Aynı yazıyı daha öncede görmüştünüz. Ama o projeyi alan Eren Talu işi bitiremedi ve Toki yeni ihale açtı. Projeye teklif veren tek firma Siyahkalem İnşaat oldu. Siyahkalem İnşaat'ın teklifi 64,8 milyon TL!.. Ayrıca ek gelirden % 2 kar payı var. TOKİ yetkililerine ulaşan diğer dosyadan ise Aşçıoğlu İnşaat'tan teşekkür mektubu çıktı.

Bir çok ayrıntı var ama kafanızı şişirmeyeceğim. Ahanda buraya yazıyorum. Toki bu stadı kendisi yapar. 365 gün sonra da bitirir. Karı da cebine koyar. Fazla uzatmaya gerek yok. Eğer içine bir girersem sokulan çomaklar felan derken iş çıkılmaz bir hal alır. Bu konu burada kapanır..

Bayan basketbol takımımız daha önceki yazımızda yazdığımız gibi Jia Perkins ile anlaştı. Şutör guard olarak görev yapan 27 yaşındaki Perkins, 1.73 metre boyunda. Oyuncu hakkında bilgiler Resmi sitede de mevcut.

Erkek takımımız ise yine daha önce açıkladığımız gibi Caner Topaloğlu ile anlaştı. Haber resmi siteden de verildi. Link burada.

Hayırlısı Olsun Diyelim..

Yeni Formalara Doğru...

|


Yeni formalar hakkında Fossa Cimbom'un verdiği bilgiler;

''Parçalı forma; Galatasaray ruhunun ortaya çıktığı ve bir Galatasaray klasiği olan parçalı formamız. İçinizdeki Aslan Ruhu ortaya çıkaracaksınız.

Beyaz forma; Tarihimizin ve asaletimizin izlerini taşıyan, bizlere geçmişi andıran beyaz formamız. Her giydiğinizde tarihimizden izleri hatırlayacaksınız.

Lila forma; Alternatif olarak üretilen, bayan taraftarlarımız başta olmak üzere herkesin seveceği, hoş ve sempatik bir renk.

Ufaktan bilgiler;

# Formalarda bu seneye özel logolar bulunuyor.
# Ocak ayında Kırmızı forma tanıtımı yapılacak ve satışa sunulacak.
# Türk Telekom yazısı bütün formalarda formaya uygun renkte, sabit bir kalıpta değil.
# Parçalı formanın arkasındaki yazı rengi beyaz olacak.
# Formaların arkasında yazacak olan font değişmiş.
# Oyuncuların giyeceği formaların sırt kısmında ÜLKER yazacak, fakat taraftara satışa sunulan formalarda ÜLKER reklamı olmayabilir.
# Birde süpriz var. Onuda 20:30'da GSTV'den canlı yayınla görebilirsiniz.''

Anlaşılan taraftara kulak verilmiş, tanıtılsın hele ayrıntılı bir yazı yazarız..

Teşekkürler Fossa Cimbom Blog

Kanının son damlasına kadar..

|

“Galatasaray – Fenerbahçe maçındayız. Maçın başlarında Ergün oyundan atılınca, Galatasaray sahada 10 kişi kalmıştı. Bu arada kafaya çıktığı bir ikili mücadelede Mustafa’nın kaşı gözü yarılıyor; burnundan kan gelmekte. Saha kenarına geliyor ve ‘ahlar, oflar’ içinde yere yığılıyor: O dönemde oyuncu değişimi diye bir şey yok. Gündüz yanına geliyor: “Nasılsın evladım?”

Mustafa: “Galiba oynayamayacağım, bitkinim, çok kan kaybettim” diyor. Gündüz, “Vücudunda biraz daha kan var mı?” diye soruyor. Mustafa, “Evet” deyince, Gündüz, “Öyleyse çık sahaya, onu da akıt öyle gel” diyor.

Bu laf Mustafa’da doping etkisi gösteriyor; dönüyor sahaya ve o gün maç bitene kadar da hayatının oyununu oynuyor! Sonuca gelince; 10 kişilik G. Saray, Metin’in 4 gol attığı maçta Fener’i adeta sahadan silerek 5-0 galip geliyor.”

Mehmet Emin Kunt
“Galatasaray ve Türk Futbolundan Geçen Bir Dev Baba Gündüz”


Galatasaray taraftarı için en önemli şeydir; arması için kanını , canını ortaya koyacak futbolculara sahip olmak.. Şu son yaşanılan 2 şampiyonluk, takımda arma aşkıyla oynayan futbolcu sayısının fazla olması sayesinde gelmiştir.Daha hafızalarda taze olan unutulmaz 2005-2006 sezonu şampiyonluğu, aylardır parasını alamayan,elle kolla atılmış gollere,haksızlıklara, isyan eden, endüstriyel futbola kafa tutan,sahaya 11 tane Metin olarak çıkan takımı hangi Galatasaray ' lı unutabilir.. Yine, 6 hafta teknik direktörsüz, yabancısız oynanan süreçte, Galatasaray Ruhu olarak nitelendirilien 1-0 lık gençlerbirliği maçından sonraki o çamurlu sahadaki görüntüleri hangi Galatasaray'lı hafızasından silebilir ?..

Galatasaray taraftarının görmek istediği bu mücadeledir.Bu Arma Aşkı'dır. Sahada; "sahadaki biz" olarak niteleyeceğimiz oyuncuları görmektir.Ancak bu futbolcuların sayısı gün geçtikçe azalmakta.. Hakan Şükür , Hasan Şaş gibi Galatasaray'ın simgesi, sahadaki biz payesine erişmiş futbolcular sahada yok artık.Şu anda bi Sabri, ki ne kadar fanatik bi Galatasaray'lı olursa olsun benim gözümde bu isimlerin yanından geçemez ama Galatasaray için vur de vurur öl de ölür.Diğeride bu efsaneleşmiş isimlerin mertebesine çıkması büyük olasılık olan, şimdiden Metin Oktay 'la özdeşleşmeye başlamış yeni kaptanımız Arda Turan'dır.Gerek duruşu,gerek Galatasaray'lılığı Arda Turan'ı özel kılmakta sahadaki biz haline getirmektedir.Galatasaray için kanının son damlasına kadar mücadele edeceğinden hiç bir şüphemiz yoktur.

forması Parçalı,ruhu Metin,kalbinde aşkı tek futbolcular..
Kanının son damlasına kadar Galatasaray !..


*takım için kanını akıtmak demişken yakın geçmiştende bir örnek verelim :
'Galatasaray'a kanımı vermeye geldim'
Cassio Lincoln
26.06.2007

Aşkımız Parçalı'ya..

|

Gündemde Transfer var, Aslantepe var, Baros'un giydiği krampon var, Arda'nın eldivenleri var, Arda'nın dizindeki delik var, gençlerimizin kısa saç modeli var...
Hiçbiri umrumuzda değil. Bizim aşkımız Parçalı formaya. Saydığım herşey sürekli değişecek ama fotoğraftaki gibi parçalımız sabit kalacak. En azından öyle istiyoruz. Bu akşam forma tanıtımı var. Lila değil mor forma bile çıkartsanız, Parçalı adam gibi olsun başka isteğimiz yok..
Parçalıyla Parçala !!!

Kelimelerin Kifayetsiz Kaldığı An..

|

ultrAslan Çanakkale üyelerinden ve Gelibolu eski temsilcisi sevgili Cem Sarpdağ elim bir trafik kazası sonucu hayata veda etti.Yerel bir gazetede muhabir olarak görev yapan Sarpdağ bir haber dönüşünde geçirdiği trafik kazasında aramızdan ayrılmış bulunuyor. 29 yaşındaki Sarpdağ’a Allah’tan rağmet, sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Ayrıca Sarpdağ’ın cenazesine Gelibolu Belediye Başkanı Mustafa Özacar, eski Belediye Başkanı Cihat Bingöl, siyasi parti temsilcileri, oda ve dernek başkanlarının yanı sıra ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Galatasaray Taraftarları..

Bakın Cem Sarpdağ Alpaslan Dikmen'in ölümünden sonra ne demiş ;

"Alpaslan abinin kaza yapmadan 1 gün öncesine dönüp burdan büyük harflarle abi yola çıkma yada illa çıkacaksan EMNİYET KEMERİNİ tak diye yazmak isterdim"


Haberin Linki Burada

Yürüyedur Frank..

|

Teknik Direktör Frank Rijkaard, yanına kaptanı Arda’yı da alarak hastaneye kaldırılan Serdar Eylik’i ziyaret etmiş. Adamsın!

Meşale..

|
Meşale

Asıl adı Ali Sami Yen Sokak olan ancak eski "Meşale" Restaurantın adıyla özdeşleşmiş bu sokak; Galatasaray taraftarının maç öncesi en önemli toplanma yeridir denilebilir.Sokağın başında bulunan Adem Usta'nın Orjin Köftesi'de sokakla özdeşleşmiş unsurlardan bir tanesidir.Yine Sokağın orta kısmında yer alan Ataköy Kuruyemiş Tekel bayisi taraftarın alkol ihtiyacını karşılayan mekanların başında gelmektedir.

Maç saatinden 3-4 saat önce Sokağa gelinir.Herkesin takıldığı yer az çok bellidir. Tribün dostlarıyla başlayan maç ve tribün analizleri, usulca alınan alkolün etkisiyle yerini maç saatine doğru yapılan tezahuratlara bırakır. Bazen sokağın başındaki bir grubun başlattığı 'hani o hastaneye taşındığınız günler' bestesine sokağın sonundaki grubuna kadar herkesin eşlik etmesiyle 'küçük Kapalı' atmosferi yaşandığıda olur ..

Sokağın maç günü Tribüncü kitle haricinde tanıdık simaları;boş bira şişelerini toplayanlar ve sayısı her sezon gittikçe artan; abi bi milyon varmı'cı ufaklıklardır.Bunlara bir sefer para vermeniz durumunda ertesi maç yine yanınızda biteceklerdir.Aman dikkat :)

Kafası güzel abilerin bulunduğu bu sokakta gireceğiniz besteye eşlik edecek birileri her zaman bulunur.Gerek ortamı gerekse yaşanılan güzel anılar göz önüne getirildiğinde Mabed'e veda hazırlığı içindeki bizler Meşale'yede büyük bir hüzünle veda eceğiz bu sene sonunda..

Bu arada sokağa nasıl gelinir diye soracak olanlara; Mecidiyeköy'den Balmumcu'ya doğru Stat'ı ve Tekel Fabrikası'ını geçerek, BurgerKing'in bulunduğu sokaktan girilir .. Kalabalığı göreceksiniz !


12 Nisan 2009
Galatasaray'ımızın suyun öte tarafından gelenlerle yapacağı maç öncesi:
Meşale'de meşale şov..

Metin Oktay ve 10 Numaranın Öyküsü..

|

Galatasaray, Arda’ya ‘10’ numaralı formayı verdi... Hagi’den beri hakkıyla taşınamayan forma için, “Bu Metin Oktay’ın 10 numaralı forması” denildi.
***
Evet, Metin Oktay, Galatasaray’ın eşsiz 10 numarasıydı gerçekten... Peki, o ‘10’ numara Metin Oktay için eşsiz miydi? Yani, Metin’in hayalini kurduğu forma numarası ‘10’ muydu?
***
Bir hafta bekledim.
Kimse yazmadı...
İzmirli Metin’i ve ‘hayalini kurduğu forma numarası’nı ben yazayım bari.
***
Uzun öyküdür ama, ‘alt tarafı numara’ deyip, geçilemez... O ruhu, o heyecanı, o anlamı, uzun uzun bilmek gerekir... Hadi bismillah.
***
Sene, 1923... İzmir.
Cumhuriyet ilan edilmiş, işgal ve savaş dolayısıyla ara verilen spor faaliyetleri yeniden canlanmaya başlamıştı. Karşıyaka’da Karşıyaka, Alsancak’ta Altay önceden kurulmuştu... Basmane-Tilkilik-Namazgah’ın gençleri de ‘Cumhuriyet’le yaşıt’ bir kulüp kurmak istedi.
***Toplandılar, Süleyman Ferit Bey’e gittiler... Süleyman Ferit Bey kim? İzmir’in ilk Türk eczacısı, İzmir’in simgelerinden, Kemeraltı’daki tarihi Şifa Eczanesi’nin sahibi, bugünkü Eczacıbaşı Holding’in dedesi, Süleyman Ferit Bey...
***
(Buraya bir parantez açalım... O Şifa Eczanesi, şu anda Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin içinde birebir haliyle yeniden inşa edildi. Dolapları, kullanılan malzemeler, orijinal... ‘Müze Eczane’, bizzat torun Bülent Eczacıbaşı’nın katıldığı törenle hizmete sokuldu. İzmirliler olarak teşekkür borçluyuz. Parantezi kapatıp, devam edelim.)
***
Süleyman Ferit Bey, arkadaşları Hacı Hasanzade Ethem ve Doktor Cevdet Fuat Bey’le oturur, “Bu kulübü kuralım” derler... Düşman denize dökülmüş, milli mücadele kazanılmış, bu muhteşem tabloya yakışır bir isim bulmak lazım... Düşünürler, taşınırlar, Zafer, Hilal, Kurtuluş isimleri üzerinde durulur... O anda der ki Süleyman Ferit Bey, “Arkadaşlar, milletimizin ordusuyla büyük bir Türk Cumhuriyeti kurduk, kulübümüzün adı da, büyük bir Türk imparatorluğu olan Altınordu olsun!”
***
Altınordu böyle kurulur... Süleyman Ferit Bey, hem isim babası, hem kurucu başkanı olur.
***
Altınordu’nun en büyük sportif başarısı, 1966-67 sezonunda kurulan Türkiye Basketbol Ligi’nin ilk şampiyonu olmasıdır... Ama futbolun yeri, hep ayrıdır... Birinci Lig’de de mücadele eden Altınordu, efsane futbolcular yetiştirmiştir. Bunlardan biri, Sait Altınordu...
***İstanbul’da doğmuştu Sait, 1910 yılında... Sonra İzmir’e taşındı ailesi... Futbola da İzmir’de başladı... Büyük yetenekti, hemen keşfedildi... Altay peşindeydi, Altınordu kaptı... 1926’da Altınordu formasını giydi, aralıksız, tam 27 sene çıkarmadı, sembolü oldu... 4 kez de A milli oldu... 1934’te Soyadı Kanunu çıktı... Hiç düşünmedi Sait... Hayatının en büyük anlamı olan Altınordu’yu aldı, soyadı yaptı kendine.
***
Makarayı biraz ileri saralım...
Sene 1953.
Gene İzmir.
Metin henüz 16 yaşında.
9-10 yaşından beri maç seyretmeye gidiyor, Altay’ı seyrediyor, Karşıyaka’yı seyrediyor, Altınordu’yu seyrediyor, onlardan sonra kurulan Göztepe’yi seyrediyor, ama bir kişiden gözünü alamıyordu... Sait Altınordu’dan... Kahramanıydı o... Sait’i taklit ediyor, topa Sait gibi vurmaya çalışıyordu. Sait gibi olacaktı... Bu niyetle futbola başladı... İzmir’in amatör kulübü Damlacık’ta... O zamanlar futbol bugünkü kadar genç değildi... Futbolcular 30’lu yaşlarda ancak forma bulabiliyordu. Ama Metin farklıydı... Büyük yetenekti... 16 yaşında forma verdiler ona, “Çık, ilk 11’de oyna” dediler... Ve, kadere bakın ki, hayali gerçek olmuş, Sait Altınordu’nun futbola başladığı yaşta, 16 yaşında forma giymişti.
***
İlk ne yaptı?
O her zamanki mahçup tavrıyla, “8 numaralı formayı giyebilir miyim?” dedi...
“Niye?” dediler? Cevabı şuydu:
“Sait ağabey, 8 numaralı formayı giyiyor, ben de onun gibi 8 numaralı formayı taşımak istiyorum...”
***
Sait Altınordu, İzmir’de futbolla ilgilenen herkes için olduğu gibi, Damlacık yöneticileri için de efsaneydi... Bu genç yeteneği kırmadılar, ‘aferin’ diyerek, ‘8’ numaralı formayı Metin’e verdiler.
***Çıktı, hakkını verdi.
Hayalini kurduğu ‘8’ numaralı formayla, gol kralı oldu...
***
Bir sene sonra, Yün Mensucat’a transfer oldu... Gene ‘8’i taşıdı... Gene kral oldu.
***
Bir sene sonra, İzmirspor’a transfer oldu... O zamanlar İzmirspor, sadece İzmir’de değil, bütün Türkiye’de tanınıyor... Daha profesyonelce yönetilen bir takım... Ve, o dönemde futbolcular mevkilerine göre forma numarası taşıyor... Dediler ki Metin’e, “Sen golcü adamsın, golcüler 9 numara taşır...” İtiraz etmek istedi ama, ‘olmaz’ dedi ağabeyleri... “9 numaralı formayı giyeceksin...” Metin de çaresiz boynunu büktü, ‘peki’ dedi. Gene gol kralı oldu.
***
Sonrasını herkes biliyor...
Bir başka milli mücadele kahramanı Kılıç Ali Bey’in oğlu, Gündüz Kılıç, Metin’i Galatasaray’a transfer etti, “10 numarayı giyeceksin” dedi, itiraz etmek ne mümkün, 10 numarayı sırtına geçirdi Metin... Gene gol kralı oldu.
***
Önce 8. Sonra 9. Daha sonra 10.
***Özetle...
Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük ‘10’ numarası Metin’in öyküsü işte bu.
***
‘10’ numarayla efsane oldu ama, onun efsanesi aslında ‘8’di.
***
Bu sene Galatasaray’da ‘8’ numaralı formayı hangi futbolcu taşıyacak bilmiyorum... Galiba Barış.
***
Metin Oktay olma sorumluluğu Arda’nın omuzlarında... ‘8’i kim taşıyacaksa, efsane Metin’in hayali aslında onun omuzlarında!
***
Demem o ki: Metin’in 8’i 9’u 10’u bu.
Ama illa ki, her numaranın bir tarihi, bir öyküsü, bir anlamı vardır... Ve, hangi kulüpte giyiyorsan giy, o numaranın ruhunu incitmemek için, hakkıyla giymelisin kardeşim.


Yılmaz Özdil

DEPO