Tribün #16 & Parçalı Forma

|

'Canaydınzede' günlerimizden birinde bir Bursaspor maçında açılmış bu pankart.O dönemde Galatasaray parçalı formanın yanına çubuklu forma yapınca taraftar bir hayli kızmıştı.Nasıl bir mantık ki bu parçalı formanın yanına çubuklu yapılıyor? Ajax'a bakın adamlar her maç aynı formayı giyiyor. Ben kendimi bildim bileli hep aynı forma. Tamam değişiklik olmasın mı? olsun ama kendi özdeğerlerimizinde dışına çıkmayalım. Beyaz forma olsun sarı forma olsun, siyah forma olsun, kırmızı forma olsun. Mor olmasın, pembe olmasın, yeşil olmasın, lacivert olmasın.

Şimdilerde mor forma söylentileri var büyük bir kısım karşı mor formaya bizde karşıyız doğal olarak. - mor ne lan?- Bana kalsa her maça parçalıyla çıkardım.

Parçalı formamız Sarı-Kırmızı renklerin birlikte göründüğü en güzel formadır. O forma en çok Metin Oktay'a yakışırdı ve onun izlerini taşımakta. Parçalı 100.yılla birlikte kısa aranın ardından geri döndü. Gerets'in takımında ve önceki sezonlarımızda giydik. 2008-09 sezonundaki parçalı forma ise dizayn olarak eski parçalımıza benziyordu fakat nasıl bir mantıkdır ki 2 sezondur parçalı forma yapıp, altına güzel güzel beyaz şort giyip formanın arkasına berbat bir siyah font kullanıyorsun.100.yıldaki font güzeldi adidas'ın default fontu olsada siyah beyazla irileştirilmişti ve güzel durmuştu.

Mor forma söylentileri varken, formaların tanıtımına az bir süre kala ''Yaşasın Parçalı Forma!'' diyoruz.

Dr. Linderoth

|

"Tobias Linderoth ise çalışmalarını sağlık ekibi ile sürdürdü..."

Bu cümleyi sürekli resmi sitede gören taraftarlar forumlarda ona Dr. Linderoth adını taktılar. Haklılar da... Çünkü sürekli sağlık ekibi ile çalışıyor. Ayrıca Türkiye'nin en iyi ücret alan doktoru kendisi. Onu transfer etmek için FC Kopenhagen kulübünün sağlık ekibine 3 milyon $ bonservis bedeli verdik. Maksat bizim doktorlar boş kalmasın.

Neyse konuya girelim. Kaç gündür Tobi hakkında yazı yazmak istiyordum. Bizde kaldığı sürece yaşadığı 32165468465819849 sakatlıktan dolayı bu sene için umudum yok. Kendisi oynasa ülkedeki en iyi ön liberodur. Bize de çok yararlı olur. Ama bir türlü üst üste 2 maç oynayamıyor. Ama olaya tersden bakarsak Mehmet Topal gibi bir genç oyuncu kazandık. Barış Özbek de cabası.. Bu sene ona güvenip orta sahaya adam almazsa yönetim bence hata yapar. Çünkü ona güvenmek için hiçbir nedenimiz yok. Öyleyse Linderoth bir an önce gönderilmeli. Ama bakın kendisi ne diyor;

’’Yeniden oynayacağım günleri sabırsızlıkla bekliyorum. Umarım hızlı ve iyi bir şekilde geri dönerim. Sakatlık, bir oyuncu için çok yıkıcı bir duygu. Kulübüme ve taraftarımıza karşı yükümlülüklerimi yerine getirme zamanı geldi’’

Bir kaynaktan aldığım habere göre Cuma gününe kadar Marco Aurelio veya Biglia bizle sözleşme imzalayacak. Bunda Ülker ile 5 yıllık 27 milyon Euro karşılığında yapılan anlaşmanın rolü büyük. Sıcak para var yani. Olası orta saha transferinde Linderoth ile yollar ayrılacaktır. En doğrusunu da yapacaktır yönetim. Linderoth her ne kadar zamanı geldi dese de ona sabredemeyiz. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar sabır gösterilmez. Ayını şeyleri Türk oyuncu yapsa ne kadar sabredilirdi acaba? Ama tekrar söylüyorum oynarsa bu ülkenin en iyi ön liberosudur Linderoth.. Ama her sene "Bu yıl Tobi'nin yılı olacak" demekten bıktık. Bir de Linderoth bize gelmeden MR bile çektirmemiş safsatası vardı. Bu ise külliyen yalan. Everton'da sakatlıktan sebep gönderildiğini kendisi söylemişti bir röpörtajında. Aynı şekilde İngilizce'niz varsa girin Everton forumlarına, arkasından neler söylenmiş bir görün. Hepsi "iyi oyuncu ama....." diyorlar. Aynı konu ile ilgili Osman Tanburacı'nın da bir yazısı var ;

"İsveç’te uzun yıllar çalışmış ve oradan emekli olmuş aynı zamanda İsveç’te hakemlik yapmış Kudret diye bir arkadaşla Eski Foça’da tanıştım. Bakın neler dedi;‘Linderoth’un Galatasaray’a geldiğini duyunca şaşırdım! Olamaz dedim...Linderoth o yıl neredeyse futbolu bırakıyordu. İsveç’e geldi 3. lig takımında veteran gibi oynayacaktı ki Galatasaray’a gittiğini duydum. Linderoth daha o zaman müzmin sakattı... İnanmayan varsa her yerde yüzleşirim’ diyor..."

Bunlar çok korkunç iddialar. Asılsız olması dileğimiz ama bence Linderoth'un bileti çoktan kesildi. En azından öyle umuyorum. Ama Haldun Üstünel de bu hafta sonuna kadar bir orta saha bir forvet ile anlaşacaklarını söylemişti. Neyse zaman ne olacağını gösterecek. Bize de bekleyip görmek düşecek.

Başınız Sağ Olsun Tatangalar

|
Ferizli yakınlarında geçirdiği trafik kazası sonucu vefat eden Ersin Yıldız dün Hacımercan da öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanlığında toprağa verildi. Yüksek Divan Kurulu Başkanlığı, Yıldız’ın ölümü sonrası yaptığı açıklamada merhum Ersin Yıldız’a Allah’tan rahmet kederli ailesine başsağlığı diledi.

Başınız sağolsun Tatangalar, Ruhun Şad olsun Ersin Yıldız...

Acınız Acımızdır..

Cassio Lincoln #4

|

Lincoln Galatasaray'ın yeni teknik direktörü Rijkaard'la çalışmak için istekli olduğunu söyledi.

''Ben çalışıyorum.Bende Galatasaray'dan ayrılmak istemiyorum.Çalışmaya devam edeceğim hâlâ Türkiye'de yapmam gereken işler var.Bir sonraki sezon inanıyorum çok farklı olacak.''

Lincoln Official


Bir seri başlatmış gibi olduk Lincoln 1-2-3 ve 4. Bu adam o kadar rahat ki; kimseyi sallamıyor.
Hep aynı lafları söylüyoruz ''Kimse kulübün önüne geçemez'' al adam bal gibi geçiyor.Hatta kulübün önüne geçmekle yetinmiyor dalga bile geçiyor. Adam tatilini yapıyor uzun uzun arkadaşlarıda idmanlarda bir taraflarını yırtıyor.Taraftarlar nefret ettiğini söylüyor.Sonra geliyor 1-2 maçta tribüne oynuyor yine aynı Lincooln Lincooln sesleri. 'Bir futbolcu nasıl iyiyken kötü olur'un göstergesidir Lincoln'ün hikâyesi.

Nolur Lincoln Yeni Açığınıda al git..

Cassio Lincoln #3
Cassio Lincoln #2
Cassio Lincoln #1

Leo Franco Galatasaray'da...

|
Her ne kadar uzun süredir kesin olarak anlaştığımız bilinse de resmi açıklama yapılmamıştı. Dün GSTV'ye konuşan Adnan Sezgin bu transferin resmi olarak bittiğini açıkladı. Aynı haberi resmi site de geçince bu yazıyı bir hoşgeldin mesajı olarak yazayım dedim.

Bazıları Frank Rijkaard'ın gelişinden sonra transferin askıya alınabileceğini savunuyordu.Ama transferin açıklanmamasının sebebi Leo Franco'nun takımıyla 30 Haziran 2009'a kadar sözleşmesi bulunmasıydı. Yani 1 Temmuz'da resmi olarak sözleşme imzalanacak ve Leo kampa katılacak. Leo derken Messi değil canım Leo Franco...

Kimileri iyi kaleci olduğunu kimileri kötü olduğunu söylüyor. Bazıları ise 2000'de Mallorca'da bizle yaptığı maçı hatılatıyor. Benim görüşüm kaleciden ziyade defansın önemli olduğu. Leo Franco zaman zaman çok iyi kurtarışlar yapan, zaman zaman ise hata yapabilen bir kaleci. Tecrübeli olması ve bonservisinin bedavaya alınması olumlu taraflar. Şimdiye kadar açıklanan Mustafa Sarp, Gökhan Zan ve Leo Franco'nun bedavaya alınması önemli bir yönetim becerisi. Elini öpmek lazım Haldun Üstünel ve ekibinin. Dediğim gibi defansımız sağlam olursa sözleşmesinin sonuna kadar bizde kalır ve ülkesinde futbolu bırakır. De Sanctis'den ne eksiği var ne fazlası. Biraz şansa ihtiyacı var. Ama mevcut yerli kalecilerimizden hem kalite hem tecrübe olarak çok ileride olduğu kesin. Kaleciler konusunda kendi vatandaşlarını tercih eden İspanya gibi bir ülkede bu kadar uzun süre kalması kelimeleri anlamsız kılıyor zaten. Hoşgeldin Leo Franco...

SF Günün Sonucu

|

Superleague Formula serisinin ikinci yarışında birincilik AC Milan'ın oldu. 2. liği Olympiacos SF, 3. lüğü FC Basel alırken, Galatasaray 11. sırada yer aldı ve 16 puan daha kazandı. Böylece Superleague Formula'nın Fransa'da yapılan ilk yarışının sonucunda Galatasaray toplamda 48 puan kazanarak genel klasmanda 10. sırada yer aldı.

İlk yarışta, yarışa 12. sırada yarışa başlayan Galatasaray SK pilotu Duncan Tappy, iyi bir start aldıktan sonra önündeki rakiplerine yaklaşmayı başarmış ve Galatasaray SK, Superleague Formula’daki ilk yarışından beşincilikle ayrılmıştı.Galatasaray Superleague takımı Fransa’nın Magny Cours pistinde koşulan ikinci yarışı tamamladı. 28 Haziran Pazar günü sıcak ve kavurucu bir havada yapılan ikinci yarışa Galatasaray pilotu Duncan Toppy 14.sıradan start aldı. Superleague Formula yarış serisininde bir hafta sonunda iki yarış koşuluyor ve ikinci yarışta, ilk yarışın klasmanı tersten dizilerek start alıyor. Bu yarış formatı ile izleyenler keyifli bir mücadeleye tanık oluyor. Saat 14:00’da başlayan ikinci yarışta, ilk turlarda arkalardan gelen hızlı pilotların üst sıralara çıkma mücadelesi damgasını vurdu.

Yarışın başında Rangers takımı, Olympiacos takımını geride bırakarak uzun süre liderliğini sürdürdü. Milan takımının tecrübeli pilotu Pantano ise yarışa iyi start alan isimlerden biri oldu. Pantano Magny Cours’a gelen motorsporu ve futbol severlere pit stoplar başlamadan önce lider giden Rangers otomobilinin arkasına gelerek heyecanlı bir mücadele izlettirdi. Rangers’dan iki tur sonra pite giren Milan, attığı hızlı turlarla pit yolunda rakibini geçmiş oldu ve liderliğini yarış sonuna kadar sürdürdü. Son turların izlenmeye değer heyecanı ise Milan ile Olympiacos arasında yaşandı. Aşınan lastikleri ile zor anlar yaşayan Milan pilotu Pantano, tecrübesi ile öndeki yerini korudu.

Yarışa 14.sıradan başlayan GS pilotu Duncan Toppy, yarışın ilk bölümünde lastik sorunu yaşayarak zaman kaybettiğini farkedince takımdan gelen uyarı ile otomobilini fazla zorlamadı. Yaptığı pit stopta lastikleri değiştirilen Toppy, yarışın ikinci yarısında daha hızlı bir performans sergiledi. Ancak bu çabası üst sıralara çıkmasına yetmedi ve yarışı 11.sırada tamamladı.

“Superleague Formula by Sonangol” serisinin bir sonraki yarışı 17/18 Temmuz tarihlerinde Belçika’da koşulacak.

SF 1. Yarış

|

Superleague Formula yarış serisi Fransa Magny-Cours’da sezona merhaba dedi. 27 Haziran Cumartesi koşulan sıralama turlarında Brazilyalı Corinthians takımı finalde Liverpool’u yenerek ilk pole pozisyonun sahibi olmuştu.
Sezonun ilk yarışında Liverpool FC pilotu A. Vallés yarışı önde tamamladı. Anderlecht aracı 2. olurken, Tottenham aracı 3. oldu.

Galatasaray aracının pilotu Duncan Tappy, 12. sırada başladığı yarışta büyük başarı göstererek yarışı 5. tamamladı.

Galatasaray bu yarış sonucunda 32 puan kazandı.

2. yarış öğleden sonra yapılacak ve 14:50'den itibaren Galatasaray TV'den naklen yaınlanacak.Galatasaray aracı, 2. yarışa 13. sıradan başlayacak.

A.C.A.B

|
All Cops Are Bastards

Sıcak başımıza vurdu böyle manyak manyak şeylerle uğraşıyoruz :)

Lincoln de dönmüyormuş biz veda postunu çoktan yazmıştık..

Güle Güle Cassio


Jupp Derwall // Kalbimizdesin...

|

Türk Futbolunun ve Galatasaray’ın kaderini değiştiren adam...
Vefatının 2. yılında Saygıyla Anıyoruz...
Galatasarayın adının olduğu her yerde umut vardır...
Jupp Derwall

1927 - 2007

Forza Vuvuzela vs Ban The Vuvuzela

|


Daha önce blog'da Ban The Vuvuzela ile ilgili bir post yazıp destek vermiştik.
Blogun yazarlarından Burak bugün Vuvuzela ile ilgili bir blog açmaya karar vermiş.
Blog'unda Vuvuzela'nın neden desteklenmesi gerektiğini açıklıyor.Ben Vuvuzela'ya karşı bir futbolsever olarak ona bazı konularda yardımcı oldum.Herkesin kendine göre bir doğrusu var.Bir yandan kulağımızı s..yor diğer yandan endüstriyel futbola karşı olan duruşu gösteriyor.Olaya farklı bir boyuttan bakıyor bu blog.Sizde endüstriyel futbola karşıysanız ve Vuvuzela'yı destekliyorsanız bir göz atmanızı öneririm.

http://forzavuvuzela.blogspot.com/

Engelsiz Aslanlar Namağlup Şampiyon!

|


''Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, son maçında Beşiktaş'ı 80-66 yenerek Tekerlekli Sandalye Basketbol Deplasmanlı Süper Lig'inde 3. kez ardarda namağlup şampiyonluğunu ilan etti.

Deplasmanlı Süper Lig'de oynadığı 18 karşılaşmanın tamamını kazanan ve namağlup şampiyon olan Galatasaray, Avrupa Şampiyonlar Ligi nedeniyle ertelenen Beşiktaş karşılaşmasını 80-66 kazanarak 3. Şampiyonluğunu, tribünlerdeki taraftarlarla paylaştı.''


Bu gururu bizlere yaşatan Aslan yüreklilere teşekkür ediyoruz.

GALATASARAY - Bjk | Şampiyonluk Maçı!

|
Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımımız, Deplasmanlı Süper Lig'de şampiyonluğunu ilan edeceği son karşılaşmasına 24 Haziran 2009 Çarşamba günü çıkacak. Galatasaray'ın şampiyonluk maçındaki rakibi ise Beşiktaş.

Deplasmanlı Süper Lig'de oynadığı 17 karşılaşmanın tamamını kazanan ve namağlup lider durumda bulunan Galatasaray, Avrupa Şampiyonlar Ligi nedeniyle ertelenen Beşiktaş karşılaşmasına 24 Haziran'da çıkıyor. En yakın rakibi Beşiktaş'a 4 puanlık fark atarak şampiyonluğu garantileyen Galatasaray, rakibini son karşılaşmada da yenerse namağlup şampiyon olacak.
Galatasaray ve Beşiktaş arasındaki karşılaşma 24 Haziran 2009 Çarşamba günü(Bugün), saat 19:00'da Ahmet Cömert Spor Salonu'nda.

ENGELSİZ ASLANLARIMIZIN YANINDA OLACAĞIZ!
UNUTMAYALIM. GALATASARAY BİR SPOR KULÜBÜDÜR!!!

Sezona Başlarken...

|
(fotoğraf zoban'ın arşivinden)

Yüreğimizdeki sevdanın acıyan duygularımızın tek sebebi olan Sarı-Kırmızı,kısa bir ayrılığın ardından tekrar seninle her zamanki yerimizde buluşmanın heyecanı içerisindeyiz.
Zorluklarla geçen ve hüzünle sonlandırdığımız bir sezonu geride bıraktık. Umutlarımızdan uzaklaştığımız sezonun ardından sana hasretinle sarıldık.Yeni bir sezona yeni hazırlıklarla yeni umutlarla merhaba diyoruz.Yeşil zemin üzerinde mücadele eden Parçalı Forma ! Tribünde senin için omuz omuza olduğumuz Galatasaray Askerleri’nin haykırışına artık çok az kaldı.Karşımızda duran sokak lambaları bizlere şahit olarak gözlerimizdeki pırıltı karşımızda duran o Galatasaray bayrağına belki de sana olan sevgimiz gece yarılarında yıldızların parlaklıyla ulaşmıştır.Sabahları bu yaz sıcağında akşam serinliğine kadar o bayrağın karşısında seni bekledik hepsi sadece sana biraz daha yürekten yakınlaşmak için.
Gençliğimizi zamanlarımızı sana harcıyoruz hiçbir karşılık beklemeden sana sarılıyoruz ve hepimizin kafasındaki şu cümleyi haykırıyoruz Şereftir Seni Sevmek!

Yazılar Mailine Gelsin!

|

Mail adresi




Blogdaki yazıların mail adresinize gelmesini istiyorsanız yukarıdaki kutucuğa mail adresinizi yazıp 'yallah!' butonuna basınız.

Gökhan Zan Transferi

|
Dün öğlen saatlere kadar uyuyup üstüne film izlemiştim. Bu arada transfer var mı diye merak ederken spor sitelerinde buldum kendimi. Gökhan Zan ile ilgili derlenmiş bir çok haber vardı. İnanmadan atladım geçtim. Kendi kendime dedim ona verilecek para ile Eren Güngör'ü alırız. Hem tüpçü Demirören satmaz bize. Eren vardı hayalimde. Çünkü onu 2 sene oynatsak tutamayız elimizde. Servet 8'e gidiyorsa onu en az 10'a satarız bu yaşta. Sonra ultrAslan forumunda dolaşırken Gökhan Galatasaray'da başlığını gördüm. Açan kişi haber sitelerinden Copy-Paste yapmıştır diye düşünüp konuya girdim. O da ne... GSTV altyazı geçti bilgisini vermiş kullanıcı. Hemen üst kata daldım açtım GsTv'yi. Harbiden de GSTV altyazı geçmiş. Sonra GSMobile üyelerine aktarıldı ve resmi site. Resmi site kitlendi. O kadar büyük ses getirmese de ilginç bir transfer olması yoğunluğu artırdı. Forum kitlendi. Spor siteleri çöktü. Neyse olay böyle gerçekleşti ve Gökhan dün imzayı attı. 5 numaralı Meira'nın formasını giyecek Gökhan. Biz sportif yönüne dönelim. Servet'i 8 milyona satıp yerine Milli Takımın diğer stoperini bedavaya alarak iyi iş çıkardı Galatasaray yönetimi. Ayrıca son şampiyonun oyuncusu ve kaptanı. Zaman zaman yaptığı hatalar ile taraftarlara saç baş yoldurtsa da ülkemiz içinde iyi bir stoper. Ücretsiz alındığı için formsuz olursa yedekte onu sıkıştıran 3 tane çok iyi oyuncu olacak. Savaşmak zorunda yani. Bir yabancı transferi de olunca savunma oldukça sağlam olacaktır. Servet Çetin transferinde tükürdüğünü yalamıştı herkes. Bunun için olumsuz yorum yapmaktan kaçınıyorum. Florya'nın havası başkadır. Sadece bekleyelim ve görelim. Ne çok sevindim ne de çok üzüldüm. 8 milyon cepte ya, o bana iyi geldi. Hadi beyler bütün çaylar benden. Ne de olsa cepte 8 milyon var. Euro değil canım eski TL. Öğrenci adamız biz ne Euro'su?

UEFA Europa League Draw: FC Tobol

|



''UEFA Avrupa Ligi birinci ve ikinci tur kuraları bugün İsviçre’nin Nyon kentinde çekildi. UEFA Avrupa Ligi’ne ikinci turdan katılan Galatasaray’ın rakibi Kazakistan temsilcisi Tobol oldu.

Galatasaray ilk maçta rakibiyle 16 Temmuz'da deplasmanda karşılaşırken, ikinci maç ise 23 Temmuz'da Ali Sami Yen Stadı'nda oynanacak.''

Resmi Site

Geçen sezonun son dakikasında Trabzon'dan gelen son dakika golünün haberi ile Uefa Kupasında 2. turdan başlayacağız. İlk maçın 16 Temmuz'da oynanacak olması sebebi ile sezonu erken açtık ve çalışmalara bugün start verdik. Aynı zamanda saat 14.30 da İsviçre'nin Nyon kentinde kura çekimi vardı. Olası rakiplerimiz bize göre oldukça zayıftı. Yapılan kura çekimi sonucunda rakibimiz Kazakistan'ın Tobol takımı oldu. Galatasaray ilk maçı 16 Temmuz'da deplasmanda, rövanşı ise 23 Temmuz'da İstanbul'da oynayacak. Rakibimiz FC Tobol, Kazakistan Süper Ligi'nde hiç şampiyonluk yaşamamış. Ama Avrupa kupalarında kendini aşabiliyor. En büyük başarısı Kazakistan Kupasını kazanması. Ayrıca geçen sezonu averajla 2. sırada bitirmişler. 2003'de İnter Toto kupası finalinde eski futbolcumuz Tolunay Kafkas'ın da forma giydiği Pasching takımına elenen Tobol, 2007'de İnter Toto'dan UEFA Kupası'na gitmeye hak kazanmış. 14 takımlı ligde 12 maçın 5'ini kazanabilen Tobol 4. sırada bulunuyor. Rakibimiz ligde oynadığı son 3 maçı da kazanmış. En önemli oyuncuları ise Vladimir Bayramov. Bayramov Türkmenistan Milli Takımıda da forma giyiyor.Kazakistan'ın bir kuzey şehri olan Kostanay şehrini temsil eden rakibimiz maçlarını 8 bin kapasiteli Kostanay Stadın'da oynuyor. Kostanay şehrinin nüfusu ise 200.000 'in biraz üstünde. Tobol geçen sene Uefa Kupası'nda 1. turda Avusturya Wien'e elenmiş. Çok kolay bir rakip olarak gözükse de temkinli olmalıyız. Maç disiplininden kopmadan oynarsak her iki maçı da taraftarları mutlu edecek farklı bir skorla kazanabiliriz. Yanlız böyle zayıf rakiplere karşı her iki maçı da kazanarak puan toplamalıyız. Burada kazanacağımız bir maç ile finalde kazanacağımız bir maçın verdiği puan aynı oluyor. Sadece Kazak kardeşlerimize saygı göstererek oynayalım. Zeminin çok kötü olduğunu duydum. Umarım Uefa buna bir önlem alır.Ligleri Nisan ayında başlayıp Kasım’da bitiyormuş.Yani karşımızda hazır bir rakip olacak.Tobol bugüne kadar Avrupa kupalarında Inter Toto ve UEFA Kupası maçları olmak üzere 18 karşılaşmaya çıkmış. Bu maçlarda 9 galibiyet, 7 mağlubiyet ve 2 beraberlik alan, Kazakistan temsilcisi rakip fileleri 18 kez havalandırırken, kendi kalesinde ise 16 gol görmüş. Bu turu geçersek üçüncü tur maçları, 30 Temmuz - 6 Ağustos tarihlerinde oynanacak. Hayırlısı olsun diyelim..

Gala's

Genç Oyuncular | Yapılan Hatalar ; Yapılmaması Gerekenler

|


Bu yazımda genç oyunculara değineceğim. Galatasaray Türkiye'nin en iyi alt yapısına sahip bir takım olarak biliniyor. Bu konuda hiç kimsenin şüphesi yok. Gerek geçmişte gerekse günümüzde bu açıkça belli oluyor. Öncelikle üst tarafa bir bakalım kimler var. En soldaki Ferhat Öztorun. Bu takımda çok genç yaşta yer buldu ama Hakan Balta ile takasta gönderildi. Manisada iyi bir çıkış yakaladı ve Trabzonspor'un yolunu tuttu. Volkan Yaman'ın yerine kadroda düşünülebilirdi ama Trabzon'da Cale'nin arkasında sıkılıp küçük bir takımın yolunu tutacaktır. Şans bulursa değerlendireceğinden eminim ama şans bulur mu o soru işareti. Arkasındaki isim Aydın Yılmaz 18 yaşında şampiyonluğa giderken attığı gol ile adından söz ettirmişti. Daha sonra çeşitli takımlara kiralandı, şanssız sakatlıklar yaşadı. Abdullah Avcı onun için Arda'dan daha yetenekli yorumunu yapıyor. Altyapıda da bunun böyle olduğu kabul görüyor. Ama bir türlü gereken çıkışı yapamadı. Bu sene Skibbe ile ondan çok umutluydum. Hatta Harry Kewell transferine bile karşı çıkmıştım onun oynaması için. Bu sezon az da olsa şans buldu. Top ayağında iken hala iyi işler yapabiliyor ama defans yönü çok zayıf. Bu sene son şansı olacaktır. Olası bir sağ kanat transferinde gitmesi gündeme gelebilir ama Hasan Şaş'da gönderildiği için rotasyonda olması her iki taraf için de yararlı olacaktır. .Özgürcan Özcan.. O da büyük beklentilerin olduğu bir oyuncu. Aslında 87-88 jenerasyonundan çok şeyler bekliyorduk hepimiz. Özgürcan asla bu takımda olamaz diye düşünülürken bu sene Sakaryaspor'da çok iyi iş çıkardı. Takımda mutlaka olacaktır. Şans bulduğu zamanlarda da işini iyi yapacaktır. Onu canlı izleyen kişilerden aldığım bilgi fiziksel olarak çok iyi olduğu yönünde.Resimde Arda Turan'dan söz etemeye gerek yok. Mehmet Güven..O yeterli şansı buldu. Bir türlü de değerlendiremedi. Taraftar da ona bir türlü ısınamadı. Mutlaka takas v.b. yollarla gönderilecektir. Mustafa Sarp transferi onu bitirdi diyebiliriz. Aslında o jenerasyonda sayabileceğimiz bir çok isim var ama hepsi Beylerbirliği projesi ile çöpe atıldı. Dün itibari ile İrfan Başaran,Serdar Keşçi,M.Ali Atam,Volkan Bekçi ve Erkan Ferin'in sözleşmeleri feshedildi. Hepsi de büyük beklentilerin olduğu isimlerdi ama tutmadı işte. İrfan Orduspor ile anlaşmış. Umarım kendisini bir süper lig takımına atar. Yaşı daha çok genç çünkü.Sercan, Gür Ege, Mehmet ne oldular bilen yok. Hata onları kiralık olarak yollayıp takip etmemekten geçiyor. Mehmet Düz örneğin. Paf takımın kaptanıydı ama hüsran.. Oğuz Sabankay,Cihan Can,Mülayim,Fırat? Onlara ne demeli?Bu oyuncular oynayabileceği kulüplere ince eleyip sık dokuyarak gönderilse şimdi çok farklı olabilirdi.Arda Turan,Uğur Uçar örneklerinde olduğu gibi. Geçen senenin paf takımı olduğu gibi gönderildi ve hiçbirisi geri dönemeyecek. Bir jenerasyon kaynadı yani. Geçmişte bu hatalar yapılırken şimdi ise Gökhan Öztürk takımdan gitti. Bir türlü sözleşme yapmamıştı. Gelişen olayları hepimiz biliyoruz. İş inada bindi ve Gökhan şimdi Antep'te. Tabata'nın yanında şans bulamayacağı keisn. Halbuki bizden şans bulmak için gideceğini söylemişti. Gitti ve kaybedenin kendisi olduğunu düşünüyorum. Ama geçmişteki örneklere bakıldığında çok da haksız değil Gökhan. Şimdi paf takımda yeni bir jenerasyon var. Cem Sultan, Emre Çolak, Caner Öztel, Emrah Yollu, Serdar Eylik ve Emirhan Ergün A takım kampına dahil edilmiş. Aynen yukarıdaki isimler gibi Paf takımın göz bebeği bu oyuncular. Bu oyuncular teker teker görüşülüp ilk 11 de şans bulacağı bir takıma gönderilmeli. Gerekirse maaşını biz ödemeliyiz. Rijkaard bu oyunculardan yararlanmak isterse de takımda tutulmalı. Semih Kaya iyi bir yer edindi bence takımda. Bu yüzden takımda kalmalı mutlaka. Murat Akça ise aynen dediğim gibi en az 30 maç oynayacağı bir kulübe gitmeli. Gerekirse bu sözleşmeye koyulmalı. Sakatlık ve ceza istisna olabilir elbette. Bakın aynı duruma kurban gitmiş isimler geliyor hala aklıma...Cafercan, UĞur Erdoğan, Ugur Demirok, Anıl Karaer, Zafer Şakar, Cihan Can, Efecan ve Cihan ikizleri... Mesela Ferdi transfer edileceğine onun yerine kadroda bu oyunculardan birisi dursa fena mı olurdu? Veya Sabri sağ bek oynayıp hedef adam haline geleceğine Erkan Ferin oynatılsa taraftar sabretmez miydi? Özellikle Emre,Cem ve Serdar için korkuyorum. Bu oyuncular ya takımda tutulsun ya da tekrar tekrar söylüyorum oynayacağı bir yere gitsin. Ayrıca geçen sene Diyarbakırspor'da fena olmayan Erhan da kampa katılacakmış. Olası gönderilme durumunda Diyarbakır'a tekrar gitse ve şans bulursa geri dönüşü muhteşem olabilir.
Sonuç olarak geçmişte yapılan hata, oyuncuları oynayıp oynamayacağını sorgulamadan göndermekti. Artık bu yapılmamalıdır. Mutlaka takip edilmeli, sağlam sözleşme yapılmalı, her oyuncudan haftalık rapor alınmalıdır. Veya önce Bojan gibi oynatılıp kendisini ispatladıktan sonra kiralanıp oynatılması sağlanmalıdır. Kısacası geçmişte yapılan hatalardan ders alınıp artık bu hatalar yapılmamalıdır.

Güle Güle Servet Çetin

|
Kendisi hakkında yazacak pek bir şey yok zaten herkes biliyor herkes yazıyor aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorum. Kimiler için üzücü oldu ama ben pek üzülemiyorum. Güle Güle Servet yolun açık olsun...

''Kadıköy'de verilen sayısız istiklâl mücadelelerinden birisinde onu onure edip orada tribüne çağıran Şanlı Galatasaray taraftarına bir taraflarını döndüğü gün gitmişti sanırsam.

Geç kalınmış bir imza.''


abbio

Hoşçakal Cüneyt Kaptan...

|

Önceki basketbol yazılarımızda Cüneyt Erden'in ayrılmasının gündemde olduğunu ve net bir açıklama olursa yazı yazacağımı söylemiştim. Henüz resmi siteden açıklama olmasa da Cüneyt Kaptan artık takımdan ayrıldı. Geçen sene takımda bulunan yabancı basketbolculardan tamamı ile de yollarımız ayrıldı. Cüneyt dışındaki tüm Türk oyuncularımız seneye bizle devam edecek. Takımda futbolun dışında basketbolda da değişim sürüyor malesef. Geçmişte çok şey yaşadığımız Cüneyt Kaptan da değişim sonucunda gidiyor. Ona geçmişte yaşadığımız her şey için taraftar olarak bir teşekkürü borç biliyorum. Özellikle de Asvel'e attığın o basket için. Mesafe tanımayan 3'lüklerini unutmak mümkün olmayacak. Can Akın önümüzdeki sene Cüneyt'in yerini alacak. Koç olacak zekaya sahip olduğunu düşünüyorum. İleride yollarımızın oyunculuk dışında kesişeceğinden şüphem yok. Özellikle hepimizin gönlünü sadece 2 yıl içinde fethetmen nasıl bir oyuncu olduğunu kanıtlar nitelikte. Gençleştirme operasyonundan söz etmiştik. Ama Hüseyin'e teklif yapılmışsa nasıl bir gençleştirmedir anlamadım. Elbette Hüseyin gitmemeli ama Cüneyt arada kaynıyor. Sanırım bu bir gençleştirme değil küçülme operasyonu. Cüneyt'in maliyeti çoktu ve yerine alınan Can daha düşük maliyete geldi. Konu bundan ibaret olmalı. Asvel maçından söz ettik ama Beşiktaş'a Uleb çeyrek finalinde attığın son saiye 3'lüğü de unutulmazlar arasında yerini aldı. O 3'lüğü http://www.youtube.com/watch?v=EJAGsieeGU8 adresinden izleyebilirsiniz. Ayrıca Antalya'ya orta sahadan attığı http://www.youtube.com/watch?v=jNNnZ5_EOk4 bu 3'lük de tam anlamı ile efsane. Ligin ilk yarısında kazandığımız Fenerbahçe maçından sonra yaptığı açıklamalar ne kadar Galaatsaray'lı olduğunu gösteriyor. Bu açıklamaları ise http://www.youtube.com/watch?v=QJmjSve5pH8 adresinden izleyebilirsiniz. Tofaş ve Beşiktaş ciddi ciddi ilgileniyormuş. Beşiktaş'a gitmesini istemiyoruz taraftarlar olarak. Ama kendi bileceği iş. Yolun açık olsun Cüneyt Kaptan. Her şey için tekrar tekrar Teşekkürler...

Ban The Vuvuzela!

|
'Futbolun sesi'ymiş hadi ordan!



İzlemiyorum ulan maçınızı iki paralık zevkimizin içine ettiniz..


http://banthevuvuzela.blogspot.com/


Chao'dan gördüm.

Can Akın Galatasaray'da...

|

Galatasarayımız, son iki sezondur Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde forma giyen Can Akın ile 1 yılı opsiyonlu 2 yıllık anlaşmaya vardı. Takımımızın başına, Galatasaray Bayan Basketbol Takımı Antrenörü Okan Çevik’i getiren Galatasarayımız, Evren Büker’in ardından ikinci transferini de gerçekleştirdi.Evren transferine daha önce değinmiştik.Kariyerinde Efes Pilsen, Banvit ve Türk Telekom formaları giyen 26 yaşındaki Can Akın, geçtiğimiz sezon Antalya Büyükşehir Belediyesi formasıyla çıktığı 27 Beko Basketbol Ligi maçında 10.8 sayı, 3.2 ribaund, 2.5 asist ve 0.9 top çalma istatistikleriyle mücadele etti.Daha önce söylediğim gibi, bu iki takviyeyle transfer sezonuna hızlı bir giriş yapan Galatasarayımız'ın Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bir diğer oyuncusu Ersin Görkem’le de ilgilendiği ve görüşmelerde imza aşamasına gelindiği yayılmaya başladı.Son iki sezonda Antalya ekibinde başarılı maçlar çıkaran Ersin Görkem, geçtiğimiz eylül ayında koç Bogdan Tanjevic tarafından A Milli Takım kadrosuna davet edilmişti. Ersin geride kalan sezonu 12.8 sayı, 4.8 ribaund, 1.7 asist ve 0.8 top çalma ortalamalarıyla tamamladı. Ersinden başka Mutlu ile de ilgileniyoruz diye duydum.Böylece yerli kadrosunda genişletme sürüyor. Ligin en iyi Türk Guardlarından birisini transfer ettik diyebilirim. Ligde bize çok şey vereceğinden eminim ama Avrupa konusunda sıkıntılar olabilir.İnşallah uzun süre takımda kalır böyle bir oyuncuya da ihtiyacımız vardı doğrusu ama geçiçi olarak değil, geleceğe yatırım için iyi oldu. İyi bir yabancının ardında bench den gelerek takıma çok şey verebilir.Sevindim bu transfere ama bu transferdeki amaç; umarım; geleceğe yatırım olarak uzun vadeli transferler yapılır,bu şekilde düşünüldüğü takdirde bu transferler anlam kazanır. Taraftarlar ikiye bölünmüş durumda. Onu beğenenler de var beğenmeyenlerde. Kişisel görüşüm iyi bir oyuncu olduğu yönünde. Ama bu transferle görüyoruz ki küçülmeye devam ediyoruz. Ayrıca Cüneyt Erden ile de yolların ayrıldığını duyuyorum. Netlik kazanırsa bir veda yazısı yazarız ona. Neyse hayırlı olsun diyelim...


Hoşgeldin Can Akın...

Cevat Güler de Gitti...

|

"Kamuoyuna Duyuru: Cevat Güler
Galatasaray Futbol AŞ ile sözleşmesi sona eren Profesyonel Futbol A Takımı antrenörü Sayın Cevat Güler’e Galatasaray’a yapmış olduğu hizmetler için teşekkür eder, kendisine futbol yaşamında başarılar dileriz.
Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur,
Galatasaray Futbol AŞ"
Bu açıklama ile Cevat Güler'in gönderildiği haberi resmiyet kazandı. 50 yaşındaki Cevat Hoca, daha önce Küçükköy Kültürspor, Gaziosmanpaşaspor, Beşiktaş VE Yıldırım Bosnaspor'da çalışmıştı. 2007-2008 Sezonunun bitmesine altı hafta kala istifa eden Karl Heinz Feldkamp 'ın yerine geçici olarak altı haftalığına Galatasaray 'ın başına geçmiş 6/6 yaparak Galatasaray'ı şampiyon yapmış ve tarihe geçmişti. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde Egzersiz Fizyolojisi dalında master diplomasını alan Cevat Güler’in, futbolda performans artırımını konu alan akademik çalışmaları ve öğretim görevlisi olarak ders vermeyi sürdürdüğü İstanbul Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda öğrencisi olmuş sayısız ünlü spor adamı bulunuyor. Özellikle kondisyoner olarak büyük katkıları bulunan Cevat Hoca'ya teşekkür ediyoruz. Yaşattığı şampiyonluğu asla unutmayacağız. Onun yerine Rijkaard Barcelona'da ekibinde yer alan Kondisyonerini getirecekmiş. Umarım hayırlısı olur. Bu arada Cevat Hoca'nın resmi sitesi de varmış. Sitesine http://www.cevatguler.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Yeni kondisyoner ile ilgili araştırma yaptım.Adı Albert Roca Pujol. 6 sene Barcelona’ da çalışmış. Bir Blog'u var ve o blogunda kendi antrenman tekniğini paylaşmış. İçeriği İspanyolca ama resimlerle kendi antreman tekniğini anlatmış.Yaklaşık 70 sayfalık bir döküman. Tesisleri gezerken de bol bol not alıp eksikleri bildirmiş. Sitesi bu : http://www.albertroca.com Ayrıca Selçuk Manav konuya şöyle değinmiş ;
Galatasaray, teknik direktörlüğe Rijkaard’ı getirdi, ama perde arkasındaki gerçek kahramanı Türkiye’de pek fazla tanıyan yok. Herkes Rijkaard ve Hollandalı yardımcısı Neeskens’i tanıyor. Ama FOTOMAÇ işte gerçek USTA’yı tanıtıyor. Barcelona doğumlu, Katalan KONDİSYONER Alberto Roca. Barcelona’da Rijkaard’la birlikte 5 yıl çalışan ve başarılarda büyük payı olan Roca, Rijkaard ve Neeskens’le birlikte aynı başarılı sistemi GALATASARAY’da da oturtmaya çalışacak. Ayağının tozuyla İstanbul’a gelmeden önce Barcelona’dan telefonla görüştüğümüz Alberto Roca, Galatasaraylı futbolculara gözdağı vermekten kaçınmadı: "Franck, geçen sezonki Galatasaray’ın ciddi bir çalışma eksikliğinden hedeflerine ulaşamadığını düşünüyor. Barcelona’ya geldiğinde de İspanyol kulübü adeta bir şantiye halindeydi. Bu yüzden sezon başı ne kadar uygun yükleme yaparsak o kadar başarısını görürüz. Şu son 4 gün içinde Galatasaraylı futbolcular için düşündüğüm çalışma planını çıkardım. Bochum kampında gerekli yüklemeleri yapacağız, o yüklemelerden başarıyla çıkacak oyuncularla da yola devam edilecektir. Çünkü 16 Temmuz’da ilk Avrupa maçı başlıyor. O maça dipdiri çıkmalıyız ve bütün sezon Bochum kampının kondisyon deposu ile mücadele edeceğiz."



Seni unutmamız mümkün olmayacaktır!

Yolun Açık Olsun Aykut Erçetin

|

Haldun Üstünel'in Hasan Şaş ve Ümit Karan'dan sonra gideceğini açıkladığı 3. isim Aykut Erçetin. Bu sene bu tür yazılarımıza çok yer veriyoruz. Zaten farkına varmışsınızdır. Kulüp, futbol takımında büyük bir yapılanma sürecinde ve bu yapılanmanın sonucunda artık takıma faydası olmayacak oyuncular bir bir gönderiliyor. Yaşanan onca şeyi ise unutmadığımızı bu tip yazılar ile gösteriyoruz. Aykut aslında kalmak istese 2. kaleci olarak bize çok yararlı olabilirdi. Ama Mondragon'un gidişinden sonra 1. kaleci olması gerektiğini düşünüyor. Bu şans ona 2 sene önce verildi ve kullanamadı tam olarak. Ayrıca Avrupa maçlarında da kendine güveninin olmayışı büyük zarar verdi takıma. Şimdi bir Anadolu kulübünde 1. kaleci olmak istiyor. Başarılı olacağından eminim. Bunca yıl sabretmen Galatasaray'a sevgindendir diye düşünüyorum. Daha yaşın çok ileride değil. Ama geçen bunca sürede kendini biraz geliştirseydin bu forma çokdan senindi. Ama malesef Stuttgart'dan geldiğin zaman ile şimdi arasında büyük farklar yok. Belki De Sanctis senden yetenekli değil ama kendine güveni var, tecrübesi var. Sen özellikle çizgide durmayı tercih ettin. Bu bizim 2 yıldır Avrupa'da turları geçmemizi engelledi.Yetenekli bir kaleci olduğu kanısındayım ama olmadı, aşı tutmadı, birşeyler eksikti ve Aykut bu takımın kalecisiyim mesajını veremedi. Bana kalırsa geçen sezon gayet iyiydi ama büyük takım kalesini korumak kolay değil, dediğim gibi eksik olan birşeyler var maalesef. Aykut için de en hayırlısı sürekli oynayabileceği bir takıma gitmesiydi. Şimdi nereye gideceği belli değil ama yeterli süreyi alacaktır yeni takımında. Umarım maç sırasında kameralardan dahi belli olan heyecanını atarsın bir an önce. Keşke gitmeyi daha erken kafana koysaydın. Kiralık gider geri dönerdin belki bu takıma. Hatta bonservisinle gider Orkun gibi bile dönebilirdin. Ama olmadı. Son olarak geçen sene formda olduğun dönemde Milli Takım'ı hak ettiğini düşünüyorum. Yolun açık olsun Aykut Erçetin...

Arda Kaptan Oluyor?

|

Fanatik Gazetesinin haberine göre;

Başkan Polat, Galatasaray´da yeni kaptanı seçti. Genç yıldızla yapılan 5 dakikalık bir görüşme sonrası, Arda Aslan´ın 1. kaptanı oldu.

Sezon içerisinde birçok kez tartışma konusu olan, pazubandın Lincoln’e verilmesiyle iyice tartışılır hale gelen kaptanlık sorunu çözüme kavuştu. Başkan Adnan Polat, Arda Turan’la yaptığı 5 dakikalık görüşmede, genç yıldıza, “Kaptanlığa hazır mısın?” diye sordu. Sarı-Kırmızılı oyuncunun verdiği, “Kulübüm için her türlü fedakârlığa ve sorumluluğa hazırım başkanım” cevabının ardından Polat, “Tamam o zaman, artık kaptanımız sensin. Hayırlı olsun” diyerek kararını açıkladı.


Artık ne kadar inanır ne kadar güvenirsiniz bilmiyorum ancak eğer olursa taraftarın büyük bölümünün istediği kişi kaptan olacak.

Arda'nın 2. kaptanlığı kabul etmeyeceğini açıkladığını biliyoruz.Olası muhtemel olaylardan biri Arda'nın kaptan olması ancak Ayhan'ın durumunun ne olacağınıda merak ediyorum açıkçası..
Habere göre Kewell'ın da takımda 2. kaptan olacağı yazıyor.Ben yönetimin Ayhan'ın bu kadar geri planda kalmasına izin vereceğini düşünmeyenlerdenim. Galatasarayımız için hayırlısı olsun diyelim.

Evren Büker Galatasaray'da

|
"Evren Büker Galatasaray'da!!!

Galatasaray, Oyak Renault'nun şutör guardı Evren Büker’le anlaşmaya vardı. Yeni sezonda Galatasaray formasıyla mücadele edecek olan Evren Büker'e başarılar dileriz."

Kulüp resmi sitesinde yukarıdaki açıklamaya yer verilmiş. Ayrıca GSTV de bu transferi doğruladı. Yerli olarak bütçeye uygun olması bakımından en iyi oyunculardan birisini aldık diyebilirim. İlk olarak futbol oynasa da daha sonra basketbolu tercih etmiş Evren. Sırasıyla, Makospor,Yeşimspor,Oyak Renault takımlarında forma giymiş. Çıkışta olan bir oyuncu yani. Geçtiğimiz sezonu 13.1 Sayı, 4.4 Ribaund, 4.0 Asist ortalamaları ile bitirmiş. Özellikle savunmada fiziğini çok iyi kullanıyor. Kendi bölgesi için fiziği çok iyi. Asist olarak ortalamsını sürekli yükseltmiş ve geçen sezon zirveye çıkmış. Çok fazla sayı ortalaması ile oynamıyor. Daha çok oynatmayı seviyor. Şutları çok iyi değil ve top kaybı zaman zaman çok yapabiliyor. Bunları geliştirmesi gerekir. Sözleşme detaylarına ulaşamadım ama uzun süreli olması her iki taraf için de iyi olacaktır. Takıma uyumu ve kendini geliştirmesi sebebi ile uzun vadede daha başarılı olur. Ayrıca sağlam bir Galatasaray'lı olduğunu da, güvendiğim bir ağızdan aldım. Evren sol elini kullanıyor ve bazen çok iyi smaçlar yaparak takımı ve seyirciyi ateşleyebiliyor. Yaptığı penetreler rakip savunmayı delmek için bir araç olabilir. Takımda küçülteme olacağını daha önceki yazılarımızda yazmıştık. Böyle küçülmeye sonuna kadar destek veriyoruz. Genç ve gelecek vaad eden oyuncuların alınması çok iyi olur. Mert Uygun GSTV'de önümüzdeki hafta 2 yerli oyuncuyu daha açıklayabiliriz dedi. Bu isimlerin Can Akın ve Ersin Görkem olduğu konuşuluyor kulislerde. Yönetim küçülme derken gençleştirme demek istemiş sanırım. Eğer böyle olursa çok daha az maliyetle 2-3 yıl içinde çok iyi yerli kadrosuna sahip olabiliriz. Son olarak Evren'den Galatasaray taraftarına mesaj var :

"Galatasaray formasını taşıyacak olmak benim için büyük bir onur. Bir gün bu forma altında Milli Takım'a seçilebilme ve kupa kazanabilme gururlarını da yaşayacağım inşallah! İlginiz için hepinize çok teşekkürler. "

Yılın Koreografisi Oylaması.

|

Tribün Dergi yeni bir oylama başlatmış. Bu oylamada yılın koreografisini seçiyorlar. Türkiye sınırları içinde, geçtiğimiz sezon yapılan koreografiler yarışıyor. Galatasaray ve Fenerbahçe 2 şer, Mersin İdman Yurdu, Bursaspor ve Antalyaspor 1 er koreografi ile katılıyorlar. Eskişehirspor 3 koreografi ile katılacaktı ama anlamsız bir şekilde oylamadan ihraç edilmişler. Kazanması en muhtemel koreografiler onlarındı. Şu anda en önde olan koreografi, oyların % 24'ünü alan Olympiakos maçında ultrAslan'ın Alapslan Dikmen tribününde yaptığı koreografi. Hamburg maçında yapılan ise % 6 oy alabilmiş. Galatasaray'lı renkdaşlarımızdan bu oylamaya katılmasını ve üstteki koreografiye oy vermesini rica ediyorum. Bu koreografi tema olarak farklı olacaktı ama polisin çıkarttığı zorlukları hepimiz biliyoruz. Aynı şekilde Hamburg maçında da yağmur önümüze set çekmişti adeta. Sanırım oylamaya katılmak için üye olmak gerekiyor. Daha sonra tribün bölümünden ulaşabilirsiniz. Siteye http://www.tribundergi.com/ adresinden ulaşmak mümkün. Bir kaç dakikanızı ayırarak dünyanın en iyi taraftar oluşumu ultrAslan'ı destekleyebilirsiniz. Kolay gelsin.

Teşekkürler; Ümit Karan

|

Haldun Üstünel dün yollarımızı ayırdığımızı resmen açıkladı. Son vuruşların Tanju Çolak'tan sonraki 1 numaralı üstadı.Klas ve kritik gollerin adamı. Üstteki golü hatırlıyorsunuzdur. Van Basten misin Ümit? Yaşı gelmişti ve bu sezon kötü oynamıştı ama geçmişi asla unutmaz bu taraftar. Bize yaşattığın gol sevinçleri için sana minnettarız. Her ayrılık ağır geliyor ama yapacak birşey yok. Ümit yeteneklerine rağmen Galatasaray’da bir türlü istikrarlı olamadı. 2 sezon üstüste iyi olduğunu hatırlayan yoktur. Ama bir söz söyledi ki ona tapmaya yeter... "fenere gol atinca, orgazm oluyorum"... Rakiplere az Karan'lık günler yaşatmadın... Biz seni tüm kalbimizle sevdik Ümit ! Barca'ya attığı golün linki burada. Buyrun ;
YOLUN AÇIK OLSUN ÜMİT KARAN!

İlk Transfer // Mustafa Sarp

|

Mustafa Sarp az önce resmi sözleşmeye imza attı ve resmen Galatasaraylı oldu. Bursaspor'dan transfer edilen oyuncuya bonservis bedeli ödemedik. 3 yıllık imza atan Mustafa Sarp Orta Saha'da defansif olarak oynuyor. Barış Özbek,Ayhan Akman ve Mehmet Topal ile kıyasıya rekabete girecek Mustafa toplantıda buna hazır olduğunu söyledi. Ayrıca bildiğimiz gibi yönetim bu bölgeye yabancı transferi de yapmayı planlıyor. Ama takımın dinlendirilmesi gereken maçlarda, sakatlık, ceza gibi durumlarda uzun maratonda işimize çok yarayacaktır. Galatasaray'lı olduğunu da biliyoruz zaten. Yerli transferinde iyi bir adım atıldı diyebilirim. Toplantıda eski futbolcumuz Bülent Eken'de hazır bulundu. Yönetim bundan sonraki imza törenlerinde eski futbolcularımızı yeniden hatırlamak, saygı ve vefa göstermek için bu kararı almış. Bundan sonra her imza töreninde başka bir eski futbolcumuzu göreceğiz. Yönetimin yaptığı çok isabetli bir iş. En yakın zamanda yakın zamanın futbolcularına da vefa bekliyoruz. Bülent Eker kendini tanıtırken kariyerini anlattı ve çok ilginç şeyler söyledi. Galatasaray değerleri ne demek bir kez daha öğrendim. En ilgincime giden ise 11 mevkide birden oynadığını söylemesiydi. İmza töreninde Haldun Üstünel ve Murat Yalçındağ da vardı. Basının transfer ile ilgili sorularına ısrarla cevap vermedi. Anlaşılan bizimkiler yine saman altından su yürütüyor. Basın Haldun Üstünel’i Almanya’ya yolladı, bir kısmı Hollanda dedi, diğer kısmı İngiltere dedi. Belçika diyenler bile vardı. Kendisini klonlamadıysa veya bir ikizi yoksa, Mustafa Sarp’ın imza töreninde Florya Metin Oktay tesislerindeydi.Hayırlısı diyelim..

Mustafa Sarp Kimdir?

5 Kasım 1980 İstanbul, doğumlu olan Mustafa Sarp, profesyonel futbola Gaziosmanpaşa’da başladı. 1999-2002 yılları arasında üç sezon Gaziosmanpaşa forması giyen Mustafa Sarp, 2002 yılında Mersin İdman Yurdu’na transfer oldu. İki sezon Mersin İdman Yurdu formasıyla ikinci ligde mücadele eden Sarp, ilk Süper Lig tecrübesini ise 2004-05 sezonunda Ankaraspor forması altında yaşadı. Ankaraspor’da 24 lig maçında forma giyen Mustafa Sarp, aynı sezonun sonunda Kayseri Erciyesspor’a transfer oldu. Kayseri’de 2006-2007 sezonunda 26 Süper Lig ve 10 Türkiye Kupası maçında forma giydi. 2007-2008 sezonu başında Bursaspor’a transfer olan oyuncu, geçtiğimiz sezon 28 maça çıktı, 4 gole imza attı ve 4 de sarı kart gördü. Mustafa Sarp, orta sahada savunmaya yönelik futboluyla dikkat çekiyor. 2006 yılında Çek Cumhuriyeti ile oynanan özel maçta ilk kez milli takımın formasını giyen Mustafa Sarp, 2 kere A Mili ve bir kere A2 Milli Takımın formasını taşıdı.

Tribün #15

|
Birçoğumuz görmüştür bu fotoğrafı efsane olmuştur. Zamanın Tribündergi'sinde de görenler vardır. 3-2'lik Real Madrid maçında Galatasaray taraftarının 'İçimizdeki Real Madrid'liler' temalı performası...

Fotoğraf zoban'ın arşivinden

Efsane Olacak...

|

Fenerbahçe altyapısında çok başarılı bir dönem geçiren ve PAF takıma yükselmesine karar verilen Yusuf, bu geçiş sırasında yapılan bir ankette sorulan “Hangi takımlısınız?” sorusuna, “Galatasaray” cevabını veriyor. Bu anketin ardından Yusuf’un Süper Genç takıma dönmesine karar veriliyor ve hocaları tarafından olumsuz tavırlarla karşılanıyor. Kısa süre sonra da Yusuf’la konuşan hocası Şenol Çorlu, “Madem Galatasaraylısın, git Galatasaray’da oyna” ifadesini kullanıyor. Bu sözlerden sonra eşyalarını toplayan genç yetenek, Florya’nın kapısından girip, her zaman hayalini kurduğu kulübün formasını giymeye başlıyor. Bir de not: Gelecekte çok şey beklenen Yusuf Akyel’in, Fatih Akyel’le hiçbir yakınlığı yok.
Yazın bir yerlere... Eğer çok ünlü olursa hatırlatırsınız...

Kürekte de Şampiyonuz!!!

|
Kürekte 2009 Sezonu Şampiyonu Galatasaray!

Sapanca'da yapılan Büyükler Türkiye Şampiyonası'nda 2009 yılı şampiyonu Galatasaray oldu.
Üç gündür Sapanca'da devam eden yarışlar sonucunca Büyük A Erkekler, Hafif Kilo A Erkekler ve Hafif Kilo B Erkekler Kategorlerinde Galatasaray, Şampiyon oldu.
Büyüklerde altı yarıştan dördünde ilk sırayı alan ekiplerimiz bir yıl aradan sonra Türkiye Şampiyonluğunu tekrar Kulübümüze kazandırdılar.


Günün ilk yarışında Tek Çifte'de Barboros Gözütok ve Bayram Sönmez,


İki Çifte'de Levent Atıl ve Bahadır Kaykaç,


Dört Tek'de Ahmet Yumrukaya, Cem Yılmaz, Hakan Özcan, İsmail Özgür,


Dört Çifte'de Levent Atıl, Barboros Gözütok, Bahadır Kaykaç ve Bayram Sönmez
Fenerbahçeli rakiplerinin önünde parkuru tamamlayarak Büyükler Kategorisinde Türkiye Şampiyonluğunu Kulübümüze getirdiler.



Boşuna Demiyoruz Galatasaray Spor Kulübü Diye...

Şampiyon Galatasaray

|

Şampiyon Galatasaray!

"Galatasaray Sutopu Takımı, 2008-2009 sezonu Sutopu Deplasmanlı 1. Ligi'nde namağlup şampiyon oldu. Galatasaray, play-off final serisi üçüncü karşılaşmasında da rakibi Heybeliada Su Sporları Takımını 15-8 mağlup ederek seriyi 3-0'la bitirdi.
Galatasaray Olimpik Havuzunda oynanan play-off final serisi üçüncü karşılaşmasında Galatasaray, Heybeliada'yı 15-8 mağlup etti. Karşılaşmanın başından sonuna kadar üstün bir oyun sergileyen Galatasaray Sutopu Takımı, karşılaşmanın tamamında rakibinin skorolarak yanına yaklaşmasına da izin vermedi.
Yaklaşık 50 kişilik bir taraftar topluluğunun takımımızı desteklediği karşılaşmayı ayrıca Galatasaray Yönetim Kurulu Üyesi Nejat Uygur'da izledi. Karşılaşmanın son dakikalarına tezahüratlarla giren Galatasaray Sutopu Takımı, son düdükle beraber de takım halinde havuza atladı. Havuz içerisinde teknik kadromuz ve oyuncularımız hep beraber şampiyonluğu kutladı.
2008-2009 sezonunda namağlup olarak şampiyon olan takımımız toplamda 29. kez, Türkiye Deplasmanlı Sutopu Ligi'nde ise 15. kez şampiyonluğa ulaştı."
"Galatasaray'ın Bir Spor Kulübü Olduğunu Hatırlatarak Tüm Şube Çalışanlarını ve Yönetim Kurulunu Tebrik Ediyoruz.."
İlk 11'in Değil, Armanın Peşindeyiz!!!

özledim seni bugün yine...

|

" sen yaşarsın bu kalpte artık geriye dönmesende
dün yanımda bugün nerde adına dünya denen kahpe
çekti yüzüne perde iste burasi böyle sahte
bir gün güldürürse elbet ağlatır bir günde yüzün hüzünlü son resimde.... "

'biz bıkmamayı senden öğrendik
bağlanmayı senden öğrendik'


teker teker geleceğiz yanına...



Okan Çevik Galatasaray Cafe Crown'da.

|
"Geçtiğimiz sezon Galatasaray Bayan Basketbol Takımı’nın başında FIBA Eurocup şampiyonluğu yaşayan ve bu alanda ilk Avrupa kupasını ülkemize kazandıran Okan Çevik, yeni sezonda erkek basketbol takımımız Galatasaray Cafe Crown’ın baş antrenörlük görevine getirilmiştir.Koray Mincinozlu’ya geçen sezon takımımıza verdiği hizmetler için teşekkür eder, Okan Çevik’e yeni görevinde başarılar dileriz."

Evet bu haberi dün resmi site aktardı. Frank Rijkaard gazı ile bugüne kaldı yazımız. Geçen sene ortasında Bayan takımına getirilen Okan Çevik şimdi Erkek takımına getirildi. Bu habere açıkçası çok şaşırdım. Bayanlara kim gelecek, erkeklerde hedef ne olacak kuşkularım artmaya başladı. Koray Hoca başarısızdı. Ayrılması gerekiyordu ama ben daha büyük bir isim bekliyordum. Yiğit Şardan’ın belirttiği küçültme olayını yürürlüğe koydu sanırım yönetim. Artık basketbol takımı için büyük bütçe ayrılmayacak büyük ihtimalle. Cafe Crown'ın da düşük bütçe ayırdığı duyumunu almıştım. Hedefimiz seneye 4.lükten ötesi olamaz. Özellikle zamanlama müthiş. Biz Rijkaard'ın sarhoşluğunu yaşarken buna ses çıkartmazlar mantığı ile alınmış bir karar. Ayrıca Müge Erdem ve Mihriban Oğuz'un bire bir ağzından alınan duyuma göre onların da resmi sitedeki yazıyla haberi olmuş. Hocanın geçmişini az çok özetliyelim. Erkek takımlarında orta sınıf ve altında çalıştı. Galatasaray Lisesi'nden çıkmış, gerçek bir Galatasaray'lı. Umarım bu yazılanları bize yutturur ama görünen köy kılavuz istemez. Basket şubesinde köklü bir değişim şart. Neyse biz yeni görevinde başarılar dileyelim.

Bu arada bayan şubesi için de Zafer Kalaycıoğlu'nun adı geçiyor. Yakında açıklanır büyük ihtimalle.

Rijkaard'ın Getirdikleri..

|

Yenilsende Yensende programında Galatasaraylı arkadaşların gelecek sezon için umutlarını sormuşlardı sanırsam.Rijkaard Galatasaray'a gelerek aslında en büyük umutlardan biri oldu ama yanında gelirken bazı artılarla geldi.

-Kulüpte yenilikçi bir teknik direktör ile olumlu bir hava hakim oldu.
-Yenilsende Yensende de istenildiği gibi hem itibar gören hem tecrübeli hem genç hemde kaliteli bir TD geldi
-Yıllardır özlediğimiz 'ofansif Galatasaray' dönebilir.
-Futbolcular'da kendilerini Rijkaard'a kanıtlama amacı oluştu.(Öbür türlü aynı tas aynı hamam)
-Transfer'de yıldız oyuncuların gelmesi daha kolaylaşabilir.
-Florya'da disiplin.
-Öyle TV'den atıp tutmak kolay olmaz Rijkaard'a.
-Gelecek sezon için taraftar çok umutlu...
HOŞ GELDİN RIJKAARD!

Tutmuşken Getiriver...

|


İstediğimizden değil canım. Eğlenelim biraz da..Şu transfer sezonunun açıldığı sıcak günlerde iyi gider. Bu arada 150. yazımız bu okuduğunuz... Hayırlı olsun...

Frank Rijkaard Galatasaray'da

|

Galatasaray'ımız yeni teknik direktörünü İspanya'da buldu.Son olarak ispanyol devi Barcelona'yı çalıştıran Frank Rijkaard ile anlaşma sağlayan yönetimimiz çok büyük bir işe imza attı. Adnan Polat ve Haldun Üstünel, Frank Rijkaard'la birlikte saat 17.30'da İspanya'dan İstanbul'a gelecek, Rijkaard'ın da saat 20.00'de Polat Renaissance Otel'de 2 yıllık sözleşme imzalayacak. Frank Rijkaard'ın yardımcılığını ise Barcelona'daki yardımcısı Johan Neeskens yapacak. Bildğimiz gibi Rijkaard, geçtiğimiz sezon takım çalıştırmamıştı. Henüz yıllık ücret konusunda açıklama yok ama 4 milyon Euro civarında olduğu söyleniyor. Yönetim böylece tüm Dünya basınını ters köşeye yatırdı. Sağ gösterip sol vurmak bu olsa gerek. Haberi Uefa resmi sitesi manşetlere taşıdı... Hoşgeldin Rijkaard...
Rijkaard'ın Teknik Adamlık Kariyeri ;
Hollandalı teknik adam futbolu bıraktıktan sonra Guus Hiddink'in yardımcısı olarak antrenörlüğe başladı.
1998 yılında ise Hollanda Milli Futbol takımının başına birinci adam olarak geçti. Hollanda ve Belçika'nın ortaklaşa düzenlediği EURO 2000 finallerinde Hollanda'nın başında yer aldı. Yarı finale kadar oynadığı futbolla herkesin favorisi olan Frank Rijkaard'ın Hollanda'sı sürpriz bir şekilde İtalya'ya elendi.
Bu şampiyonadan sonra Frank Rijkaard, 2001–2002 sezonunda Hollanda ligi takımlarından Sparta Rotterdam'ın başına geçti. Bir yıllık Sparta Rotterdam tecrübesinin ardından Rijkaard, 2003-2004 sezonunun başında Barcelona'nın teknik direktörlüğüne getirildi.
Beş sezon Barcelona'nın çalıştırıcılığını yapan Frank Rijkaard, takımıyla 2004-2005 ve 2005-2006 sezonlarında La Liga şampiyonluğu, 2005-2006 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu'na ulaştı. 2005 yılında Barcelona ile İspanya Süper Kupası'nı da kazanan Rijkaard, 2008 yılında ise görevinden ayrıldı.

Futbol Şubesi

|

"Galatasaray hayal kırıklığı yaratsa da dünyanın en iyi futbol takımları sıralamasında 48. sıradaki yerini korudu. 1 Haziran 2008 ile 31 Mayıs 2009 tarihleri arasındaki maçlar baz alarak yapılan aylık değerlendirmede Galatasaray 155.5 puan topladı. Fenerbahçe 151.5 puanla 52. sırada yer alırken Beşiktaş 18 basamak çıkarak, 143 puanla 60. sıraya yerleşti."
Görüldüğü üzere listedeki en iyi Türk takımı Galatasaray olarak gözüküyor. Bu listede 2000 Kasım ayında 1. sırada olmamız biiz böyle küçük şeylerle avunmamamız gerektiğini söylüyor. Değinmek istediğim konu bu değil. En iyi takımımızın 48. sırada olması oturup düşünmemiz gereken bir durum. Harcadıkları para, taraftar potansiyeli ve futbol kültürüne bakılırsa bu takımlarımızın 3 ü de ilk 20 de olmalı. Peki sorun nerde? Elbette yönetimlerde bitiyor. Artık yöneticiler şu futboldan elini çekse ve sadece kaynak yaratsalar ne biliyim futbol şubesini Hagi'ye, Van Hooıjdonk'a bıraksalar çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Konuyu şuraya bağlayacağım. Yiğit Şardan Pazartesi günü yaptığı basın toplantısında Futbol Şubesi'nin çok başlı olduğunu ve bunun düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Adnan Sezgin artık o görevden alınacak sanırım. Fıfa kurallarını federasyon işlerini adı gibi bilen Sezgin idari işlere yönlendirilirse çok daha yararlı olacaktır. Çünkü futbol şubesinde işlerin doğru olmadığı ortada. Florya'nın Hagi gibi bir dünya yıldızına bırakılması kendi fantezim olarak kalacaktır. Böyle bir girişimin olmadığı çok açık. Olaya şuradan bakın. Van Nıstelrooy ile görüşme yaparken Hagi mi daha çok itibar görür yoksa Adnan Sezgin mi?

Yanındayız Büyük Kaptan!

|
Bir kış günü geldin yuvana takım kötü durumdaydı, dağılmıştı önceki gün.Zamansız geldin belkide.Senin elinde sihirli değnek varmışçasına getirdiler takımın başına belki daha erken dedin kendi kendine ama Galatasaray sevginin önüne geçemedin. Bordeaux maçında müthiş bir zaferle merhaba dedin yuvandaki bekçilerine.. Sonra ne olduysa oldu takım kötü duruma geldi. Takımda oynamayan veya oynamak istemeyen futbolcuların hiç suçu yoktu sanki suçlu hep sendin kimilerinin gözünde.
Kendilerine 'yönetici' diyenlerden hiç bahsetmiyorum bile.Ama biz o kimilerinden değiliz. Kaptanım senin Galatasaray adını yukarılara taşımak adına elinden geleni yaptığını biliyoruz.
Sen kaybettiğimizde gerçekten üzülen bir teknik direktördün.Kimse senin sevginden şüphe edemez seni suçlayamaz.Biraz buruk ayrıldığın Galatasarayına er ya da geç döneceksin ve o zaman herşey daha güzel olacak.
Unutma ki; Bu taraftar seni hep sevdi ve sevmeyede devam edecek!


''Bülent Korkmaz, "Büyük Kaptan" adını kendi kendine takmamıştır. Bu ad, taraftar tarafından kendisine uygun görülmüştür.

Başına geçtiği takım kötü bir sezon geçirdi diye "Büyük Kaptan" sıfatını sorgulamak, en basit anlamıyla aymazlıktır.'' ekşisözlük alexander goygoyevic

Kaptan Dümeni Bıraktı

|
Daha önce yönetime imzasını veren ama işleme koymak için süreyi yönetime bırakan Bülent Korkmaz'ın istifası bugün kabul edildi ve Büyük Kaptan ile yollar ayrıldı. Biz onu, bu kısa ve başarısız geçen antrenörlük kariyerinden çok futbolculuğuyla hatırlamak isterdik. Ama o zor zamanda geldi ve büyüklerini kırmayarak kendinin harcanmasına göz yumdu. Galatasaray için. O dönemde çok büyük isim gelmeyeceğine göre en akıllıca isim taraftarın bir şey diyemeyeceği Bülent Korkmaz'dı. Aynı Fatih Terim istifa ettiğinde Hagi'nin gelişi gibi. Özellikle bazı maçlarda İstifa diye bağıranlara yazıklar olsun. O zaten gereğini yerine getirecek ve bırakacaktı. Ama bunu yapan terbiyesizler şimdi kınayı yaksınlar. Kırgın ayrıldığını sanmıyorum ama bu terbiyesizler onun kalbinde burukluk oluştumuştur mutlaka. Tek hatası arkadaşlarını oynatmasıydı. Bunun dışında teknik konulara girmeyeceğim. Gözü aydın basının da, Bülent Korkmaz istifa diye bağıranların da..

Ti Amiamo* De Sanctis // *Seni Seviyoruz

|
Bu hafta son günlerini yaşadın. Seni çok sevdik. Eminiz ki sen de bizi çok sevdin. elinden geldiğince tüm iyi niyetinle canla başla bu forma için çalıştın, bu arma için savaştın. Bu taraftar arma için savaşanları asla unutmaz. O forma terliyse bize kutsal gelir. Bir gün olsun olumsuzluk çıkartmadın. İmkansızları çıkardın, yerdi geldi hataların oldu ama hiç bir zaman senin iyi niyetine güvensizliğimiz olmadı. Gönül isterdi ki daha iyi bir defans 4'lüsünün arkasında oynamanı, ama olmadı işte buda senin talihsizliğin. Kariyerinde inşallah daha üst seviyelere gelirsin. Yaşın geçse de tek dileğimiz bu. İstediğin herşey gönlünce olsun.Bizi unutma, çünkü biz sevdiklerimizi unutmayız. Maç kurtaran bir kaleci malesef değildin,ama gelmesi muhtemel Leo Franco’dan da iyi bir kaleciydin.Bence takım uyumuna yakışan bir adamsın.Hele ki 3-1 kazandığımız Gençler maçında Kemal Akbaba’ya attığın Osmanlı tokadını ve derbide genç! Semih'i kedi enceği gibi savurmanı hiç unutamayız.Süperdin be Morgan.Gerçekten hoş hatıralar bırakıp gidiyorsun. Özellikle de saçlarını ve kirli sakalını aklımızdan çıkarmayacağız. İlk geldiğin gün sözleşme imzalamak için giydigin takım elbise ile işini ciddiye alan bir profesyonel olduğunu gösterdin. Olay adamdın İtalyan, resmen sahada şortsuz gezdin. Evet bizi unutma diyoruz ama Kewell önümde oynadı diye uzun uzun anlatıcaksındır İtalya'da. Burası Türkiye demişsindir o gün buna eminim. Saha içinde sicilya mafyası gibi herkese uyarı ve direktif veriyordun ya en çok bunu özleyeceğiz. Hatırladık da seyircisiz oynadığımız maçı Nonda’ya 50 metreden bile bağırabiliyordun. ( şabani şabani ) Kaleciliğine ben laf etmesem de edenler vardı. Ama karakterine edecek adamın aklından şüphe ederdim. Dergideki röpörtajında da ne kadar entellektüel bir insan olduğun cevaplarından belli oluyor. Son olarak aşşağıdaki resmi paylaşayım dedim. Kısaca Biz Seni Unutmayacağız, Sen de Bizi Unutma Don Corleone...

http://img269.imageshack.us/img269/7902/2cqy9z7.gif

Alpaslan Dikmen Kombinesi İstiyoruz

|

Vefa'nın sadece bir semt adı olmadığını göstermenin vakti geldi. Yeni sezonda kombine kartlarımızda Alpaslan Dikmen Tribünü ibaresini görmek istiyoruz. Eğer Aslantepe beklenirse çok geç olabilir. Kendi aramızda zaten Eski Açık Tribünü'nü Alpaslan Dikmen Tribünü olarak değiştirmiştik. Konu ile ilgili taraftarlarımız site de yapmışlar. Siteye ulaşmak için http://www.adanmishayatlar.net/ adresine tıklayınız. Konu ile ilgili taraftar forumlarında çokdan harekete geçildi. Yönetimin bizi kırmayarak olur demesini bekliyoruz. Üstteki resimde bir örneği mevcut. Hepsi ve daha fazla tasarım verdiğim linkde var. Abimizin ruhunu ölümsüzleştirmek için böyle bir hareket başlatıyoruz. Aldığımız kombineye koreografi resmi koyabilen yönetim bunu çok daha kolay ve gönülden yapar. Onun için ne yapsak az gelir.Konu ile ilgili Facebook'da grupta oluşturulmuş. Gruba ulaşmak için Buraya tıklamanız yeterli.
.
Alpaslan Abi ;
Üzülme sen dostların var özleyip içten seven,
İsminin telaffuzunda kâh gülüp hüzünlenen...
Sen yaşarsın bu kalpte artık geriye dönmesende...
.
Son sene belkide son istek.
Alpaslan Dikmen sarı diyecek...
.
UzunLafınKısasıAlpaslanDikmenKombinesiİstiyoruz...
Çok mu Şey İstiyoruz?

Mustafa Denizli Galatasaray'ı Şampiyon Yaptı mı?

|


Medyada bu günlerde Mustafa Denizli'nin 3 takımı birden şampiyon yaparak tarihe geçtiği yazılıp çiziliyor. Bir önceki sezon yardımcı olan Denizli 87-88 sezonunda Teknik Direktör olmuştu. Ama takımın başında Jupp Derwall vardı. O dönemde Derwall, "Denizli bana karşı sorumlu,bende yönetime karşı sorumluyum" demişti. Yani taktik,kurgu,transferde en son sözü her zaman Derwall söylüyordu. Ertesi sene Derwall gidince de bizi ancak 3. yapabilmişti. Hem de liderin 24 puan gerisinde. Derwall o dönemde Kalli'nin şimdiki görevindeydi ama yetkileri çok daha genişdi. Takıma da direk karışıyordu. Resmi olarak Denizli şampiyon yaptı gözüküyor. Ama kendisi de aslında hocanın Derwall olduğunu söylüyor. Bu sene takımı kuran Ertuğrul Sağlam'a ise hiç teşekkür etmemesi ayrı bir görgüsüzlük. Aynı şekilde FB'ye gittiğinde de benim için bitmişti. Önümüzdeki sene başarılı olamayacağını da burada iddia ediyorum. Mustafa Denizli döneminde 3 sefer Fenerd'den 5 yediğimizi, 3-0 dan 4-3 maç kaybettiğimizi söylüyor büyüklerimiz. Daha stajerlik döneminde olan Denizli sadece sahada görevliydi ama Derwall o takımın tek başına mimarıydı. Basınımız bu gerçeği ihmal etmesin.

DEPO